1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Eroğlu kimi tehdit ediyor?
Eroğlu kimi tehdit ediyor?

Eroğlu kimi tehdit ediyor?

Zaman 1 Temmuz’a doğru hızla ilerlerken, Kıbrıs sorununda ciddi bir tıkanıklık olacağını artık kimse sakla(ya)mıyor. Kamuoyunu ‘müzakereler iyi gidiyor’ diye maniple etme gayreti, gerçeklerin yazılıp çizilmesiyle sonuca ulaşamadı. Görüş

A+A-

 

 

Zaman 1 Temmuz’a doğru hızla ilerlerken, Kıbrıs sorununda ciddi bir tıkanıklık olacağını artık kimse sakla(ya)mıyor.

Kamuoyunu ‘müzakereler iyi gidiyor’ diye maniple etme gayreti, gerçeklerin yazılıp çizilmesiyle sonuca ulaşamadı. Görüşmelerden ‘sürpriz’ bekleyenler gerçekleri anladı.

Kriz geldi, geliyor.

BM Genel Sekreteri’nin açıklayacağı rapor sonrasında karşılıklı suçlamaların ve gerginliğin artması çok yüksek ihtimal…

İşlerin ‘iyi’ye doğru gideceğine dair en küçük bir ipucu dahi yok.

Maalesef…

**

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, müzakerelerle ilgili gerçekler ortaya çıktıktan sonra daha keskin bir dil kullanmaya başladı.

Son dönemde verdiği beyanatlarda ‘tehdit’ içerikli ifadeler var.

Ne diyor?

“Çözüm olmazsa bizim de yapacaklarımız var.”

İskele’de bir sağlık merkezinin açılışında böyle söyledi Eroğlu…

“Bunları halkımızla ve parlamentoyla paylaşacağız” diye de ekledi.

**

Nedir Eroğlu’nun ‘yapacakları’?

Halkla ve parlamentoyla paylaşacağını söylediği ne olabilir?

Neden bunları şimdi açıklamıyor, paylaşmıyor?

Müphemiyet ambalajına sarıp sarmaladığı mesajlarla neyi hedefliyor?

“Çözüm olmazsa bizim de yapacaklarımız var” şartlı cümlesinde, vurguya dikkat edin lütfen…

Eroğlu ‘çözüm olmazsa’nın değil, ‘bizim yapacaklarımız’ın üstüne basıyor.

Cümlenin analizini yapınca, gerçek niyet ortaya çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Eroğlu çözümsüzlüğün devamını istiyor.

Hatta bunun için yanıp tutuşuyor.

Aksini, yani çözümü hiç ama hiç istemiyor.

Müzakerelere ‘görev icabı’ gidiyor, asla inanmadığı halde ‘federasyon’ istermiş gibi yapıyor.

Aklının arkasında ise ‘milli dava’ diye bildiği ‘taksim’ var.

Bunu bugün açıkça söyle(ye)miyor.

İma ediyor.

**

Eroğlu’nun hafta sonu ima ettiği budur.

“Çözüm olmazsa bizim de yapacaklarımız var” ifadesinde anlatılan budur.

“Çözüm olmayacak ve biz de ya ayrı bir devlet olarak devam edeceğiz ya da anavatana bağlanacağız” demek istiyor, diyemiyor.

Sadece ima ediyor.

Bunu test etmek çok basit: Eroğlu bugüne kadar “Türkiye’yle entegrasyona karşıyım” dedi mi?

Peki, “Federal çözüm için sonuna kadar çaba sarfedeceğiz” gibi bir cümle kurdu mu?

Yok!..

Kurmadı, kurmaz da…

**

Bunlar yerine Eroğlu “Çözüm olmazsa bizim de yapacaklarımız var” gibi tehditler savurmayı tercih ediyor.

İyi de tehdit kime?

Farz edelim ki o moment geldi ve Eroğlu ‘yapacakları’ neyse, onları yaptı.

Ne olacak?

·        Kıbrıslı Türkler ürettiklerini satabilecek mi?

·        Melis Redif kendi ülkesinin bayrağıyla uluslararası atletizm yarışmalarına katılabilecek mi?

·        Lig şampiyonu futbol takımımız, Apoel gibi Şampiyonlar Ligi’nde oynayabilecek, gün gele Real Madrid’le Atatürk Stadı’nda maç yapabilecek mi?

·        Müzik sanatçılarımız Eurovision’a katılabilecek mi?

·        Airfrance, British Airways, Delta, Katar Airways ve diğerleri Ercan Havaalanı’na inecek mi?

·        Maliye Bakanımız ve hükümetimiz, her ay sonu maaş ödemek için TC Yardım Heyeti’nin ‘telkinleri’ çerçevesinde tepeden inme kararlar almaktan, yasalar çıkarmaktan kurtulabilecek mi?

Eğer bunlarsa ‘yapacakları’, Eroğlu’nun yanındayım ben!..

 

 

(NOT: Bir dış seyahat nedeniyle yazılarıma birkaç gün ara veriyorum. Görüşmek üzere…)

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1314 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler