1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. EROĞLU BEDEL ÖDÜYOR…
EROĞLU BEDEL ÖDÜYOR…

EROĞLU BEDEL ÖDÜYOR…

UBP’nin kurultayı aslında UBP’lileri ilgilendirir ama tartışmalar o kadar sokağa döküldü ki, herkesin ağzında sakız… Kurultayın ne UBP’de ne de ülkede bir değişiklik yaratacağı yok. Çok çok, fes gidip şapka gelecek, taş devrinden

A+A-

 

 

UBP’nin kurultayı aslında UBP’lileri ilgilendirir ama tartışmalar o kadar sokağa döküldü ki, herkesin ağzında sakız…

Kurultayın ne UBP’de ne de ülkede bir değişiklik yaratacağı yok. Çok çok, fes gidip şapka gelecek, taş devrinden cilalı taş devrine geçilecek…

İrsen Küçük’ün, can havliyle her yola başvurarak yaptığı ve yaptırdığı kampanya çalışmalarına bakılırsa, durumunun zorda olduğu anlaşılıyor. Buna ‘risk almak istemediği için, etik olsun olmasın her şeyi yapıp, sonunda kazanacağından emin olmak istiyor’ da denilebilir. Ancak kesin olan görüntü, durumun Küçük ve Kaşif arasında en azından pat olduğudur.

Bu gerilimli yarış içinde, yarattığı tartışmalar nedeniyle Cumhurbaşkanı Eroğlu herhalde İrsen Küçük’ün sinirlerini iyice bozmaktadır… Eroğlu’nun, cumhurbaşkanı olarak, kurultay yarışı üzerinde ve adaylara yönelik olarak yorum yapması doğru değildir, ancak UBP’ye uzun zaman başkanlık yapmış, birçok UBP’li hükümetlere başbakanlık yapmış 34 yıllık bir partili olarak da doğaldır. Sadece kendisinin bilmesi gerekiyor ki, bugün yaptığı yakınma ve eleştirilerde hiç de haklı değildir…

Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesinde önemli bir pay da, birçok UBP’linin “seçilsin gitsin de kurtulalım, başka türlü kurtulamayacağız” düşüncesiyle seçim kampanyalarında yoğun çalışmasına aittir. Geçmişte, Parti başkanlığından ayrıldıktan sonra ve geri dönene kadar olan süreci birçok UBP’li içine sindirememişti; geri dönüşünü ise kabullenmekte zorlanmıştı. Dolayısıyla, Cumhurbaşkanı seçilmesi, onlara göre, Eroğlu’nu parti başkanlığından kalıcı şekilde uzaklaştırmak için en emin çare idi. Bunu Eroğlu da biliyordu ama risk aldı, “ben yapacağımı bilirim, ailemden birini Parti içine monte edip egemenliğimi sürdürürüm, Olympus’ta oturan Zeus olurum” hesabını yaptı…

Hesap tutmadı. Geçen kurultayda, aday olan Ahmet Kaşif’e olan kişisel husumeti nedeniyle İrsen Küçük’ü destekledi. Partiye egemen olmak için, çıkarcı UBP kitlelerinin taleplerine cevap verecek her türlü aracı eline geçiren Küçük, egemenliğinin Ertoğlu’nun altında kalmasına razı olmayınca, ipler gerildi ve nihayet koptu. Şimdi bu kurultayda Eroğlu’nun saf değiştirerek, Küçük’e karşı Kaşif’i desteklemesini UBP’lilerin de midesi kaldırmıyor. Eroğlu’na yakın bazı UBP’liler bile, “Denktaş gibi bu da Partiyi oyuncağı sanıyor, Parti başkanını belirlemek istiyor” demeye başladı.

Milletvekilleri ve belediye başkanları, yeniden seçilmek için vizeyi Küçük’ten alacak. İlçe Başkanları başkanlığı sürdürmek ve gelecek seçimlerde listenin üst sırasında olabilmek için vizeyi Küçük’ten alacak… Ve UBP’de bu yapıyı yaratan da Eroğlu’nun kendisidir, Küçük onun mirasını kullanmaktadır. Dolayısıyla, Eroğlu ektiğini biçmektedir.

Bunu içine sindiremediği için olacak herhalde, Zeus Eroğlu, Olympus Dağı’ndan mesaj göndererek, kurultayın parti içi yarış olduğunu, her iki adayın da UBP’li olduğunun unutulmamasını ve Derviş’çi – İrsen’ci ayrışımının olmamasını buyurdu… Şimdi böyle, ya eskiden?!. Enver Emin, Hasipoğlu, Etruğruloğlu ve hatta Denktaş UBP’li değil miydi, Derviş’çileri partide gönendirip diğerlerini partiden göndermek mübah mıydı?

Eroğlu, yaptığı açıklamada, UBP’lilerin kendisini, kendisinin de UBP’lileri iyi tanıdığını söyleyerek, kinayeli bir şekilde “uzun yıllar oraya buraya sapmadan, oraya buraya gidip gelmeden aynı yolda birlikte yürüdük” dedi… Geçen kurultay desteklediği Küçük, bu kurultay desteklediği Kaşif  bir yana, Partiye başkan yaptığı Özgürgün de ‘oraya buraya gidip gelenler’ değil mi?!. Bu kadar pişkinlik de fazla artık…

Eroğlu Cumhurbaşkanı seçilmek için bir strateji çizdi, önüne ardına bakmadan, seçimi kazanmaya odaklandı. Şimdi bedel ödüyor. Ödesin!. UBP de bedel ödüyor. O da ödesin!. Esas sorun, Kıbrıslı Türklerin de bedel ödüyor olmasıdır… Onların kişisel politik iktidar hırsları yüzünden ne barış görüşmeleri süreci kaldı ne ekonomi, ne huzur kaldı ne de refah…

 


(Not: Tüm İslam dünyasının ramazan bayramı kutlu olsun; uluslar arası emperyalizmin birbirine kırdırdığı Müslüman halklara ‘bayramlar’ yakın olsun…)

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 905 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler