1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Eroğlu 'bakla'yı ağzından çıkardı
Eroğlu baklayı ağzından çıkardı

Eroğlu 'bakla'yı ağzından çıkardı

Kıbrıs sorununda işlerin ‘felakete’ doğru sürüklenmekte olduğunu ve bunun altında da Kıbrıs Türk tarafının kalacağını yazdık geçen gün… Ardından gelen bütün bilgiler bu uyarının yüzde 100 doğru olduğunu teyit etti. Özellikle BM Genel S

A+A-

 

 

Kıbrıs sorununda işlerin ‘felakete’ doğru sürüklenmekte olduğunu ve bunun altında da Kıbrıs Türk tarafının kalacağını yazdık geçen gün…

Ardından gelen bütün bilgiler bu uyarının yüzde 100 doğru olduğunu teyit etti.

Özellikle BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs özel Danışmanı Downer’la görüşen siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin kamuoyuna yaptığı açıklamalarla resim daha da netleşti.

Müzakere masasında işlerin iyiye gitmediğini zaten biliyorduk. Ancak bu bilinen gerçek her nedense Kuzey Kıbrıs’ta ve Türkiye’de bir türlü algılanamıyordu.

Bu konuda bir ‘gizli el’ kamuoyundaki algıyı farklı oluşturmak için taammüden çaba sarf ediyor çünkü…

Hatırlayın… Birkaç ay önce UNITED Medya Grubu olarak Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’la uzun bir mülakat yapmış, bunu Kanal SİM’de Türkçe simultane çeviri ile yayınlamış, Yenidüzen’de de mülakatı bütünüyle okuyuculara ulaştırmıştık.

O mülakatta Hristofyas Greentree öncesinde Eroğlu’na ve Türkiye’ye dönük net mesajlar vermişti.

Gelin görün ki o röportaj Kuzey Kıbrıs’ta da, Türkiye’de de bilinçli bir ‘yok farz etme’ operasyonuna tabi tutulmuş, etkisini kırmak için her yol denenmişti.

**

Cuma gün Cenk’le yazdıklarımızdan sonra da Cumhurbaşkanlığı Sarayı ‘susma’ hakkını kullanma eğilimi içinde görülüyor!..

Özel Temsilci Özersay “Spekülasyonlara cevap verme”yiz" gibi bir cümle ile konuşmaktan kaçındı.

Oysa Özersay başta Rum basınında çıkan absürd iddia ve spekülasyonlar olmak üzere, twitter ve facebook dahil birçok internet mecrasında da spekülasyon içerikli mesajlarla chat’leşmesiyle nam salmadı mı?

Dolayısıyla bizim yazdıklarımızı ‘spekülasyon’ diye nitelemesinin tek bir sebebi olabilir: Söyleyecek bir şeyi yok, ondan susuyor!..

Zira bizim yazdıklarımız da, Downer’in daha sonra kamuoyu bilgisine gelen mesajları da “Kıbrıs Türk tarafının süreci detaylarda boğmak” üzere olduğunu ve bunun faturasını Kıbrıs Türk tarafının ödeyeceğini açıkça gösteriyor.

**

Özersay ‘susma hakkı’nı kullanırken, sürecin “1 numaralı” sorumlusu Cumhurbaşkanı Eroğlu ne yapıyor?

O da kendi medyasına ‘karartma’ uyguluyor.

Amma ve lakin Türkiye medyası önünde ‘bülbül’ kesiliyor!..

Pazar günkü (dün) Türkiye basınından öğreniyoruz ki, Eroğlu bir grup gazeteciyle Saray’da yemek yemiş ve Türkiye kamuoyuna bazı mesajlar vermiş.

Ajanspress’in medya takibi raporlarına göre Eroğlu Milliyet, Zaman, Yeni Şafak, Radikal ve Taraf dahil birçok gazeteden basın mensubunu ağırlamış.

Ve yemek sırasında kimi mesajlar vermiş.

**

Eroğlu’nun Türkiye’ye verdiği mesajların satırbaşları şöyle:

·        1 Temmuz’a kadar çözüm olmazsa müzakereler en az birkaç yıl durur. Türkiye-AB müzakereleri de donar.

·        Rumlar çözüme yanaşmıyor. Petrol bulduktan ve Arap baharından sonra daha da uzlaşmaz oldular.

·        Anlaşma olmazsa 100 sene görüşecek değiliz. Zaten bağımsız devletimiz var.

·        1 Temmuzdan sonra halkıma dönüp ‘kendi devletimize sahip çıkalım’ diyeceğim ve kuzeyin güçlenmesi için politikalar belirleyeceğiz.Haklı davamızı dünyaya anlatacağız.

·        Artık iki ayrı devlet kalıcı olacak.

**

Eroğlu satır arasında TC Başbakanı Erdoğan ile son ameliyatının ardından ‘geçmiş olsun’ ziyareti sırasında konuştuklarından da bahsediyor.

Türkiye gazetelerinin aktardığına göre Eroğlu “1 Temmuzdan sonra kendi devletimize sahip çıkacağız” deyince Erdoğan’ın tepkisi “Biz görüşmelerin devamından yanayız” olmuş!..

Bu cümle Eroğlu ile Erdoğan arasında bir uyumsuzluğun göstergesi midir, yoksa “Ankara hala çözüm istiyor” mesajının uluslararası piyasada hala iş yaptığını mı anlamak lazım, emin olamadım.

Bu detay çok önemli, ama aslolan şu ki Eroğlu “Talat’ın bıraktığı yer”den Kıbrıs sorununu tam bir açmaza sürüklüyor ve bunu kendi kamuoyundan gizlerken, Türkiye kamuoyunu da “Yaşasın KKTC” senaryolarına hazırlamaya çalışıyor.

Oysa 1983’ten 2002’e kadar bu film defalarca vizyona girmiş, bazen kapalı gişe oynamış, ama sonunda filmin ‘mutlu son’a ulaşmadığı, ulaşamadığı anlaşılmıştı.

Şimdi gene aynı film. Bu sefer rejide Derviş Eroğlu var sadece!..

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1235 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler