1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. EROĞLU ANKARA’DA
EROĞLU ANKARA’DA

EROĞLU ANKARA’DA

Eroğlu: En geç 2012’nin ilk üç ayında bir antlaşmaya varmak gerekir

A+A-

EROĞLU ANKARA’DA

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Cenvre’de, 7 Temmuz’da, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon ve Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile yapacağı üçlü görüşme öncesi Ankara’ya gitti.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, özel uçak GAP ile saat 17.45'de vardığı Ankara Esenboğa Havalimanı'nda, Ankara Vali Yardımcısı Mehmet Ali Ulutaş, KKTC'nin Ankara Büyükelçisi Mustafa Lakadamyalı ve diğer yetkililer tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve heyeti, bugün saat 19.00’da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile baş başa bir görüşme gerçekleştirecek, yarın sabah saat 09.00’da Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile çalışma kahvaltısında heyetler arası bir görüşme gerçekleştirecek, saat 10.30’da ise Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile heyetler arası bir görüşme yapacak.

Cumhurbaşkanı, Cenevre’de ise, 6 Temmuz’da saat 11:30’da Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle ile bir telefon görüşmesi, saat 18:30’da ise Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’le 7 Temmuz zirvesi hakkında bir görüşme yapacak. Üçlü zirve ise, Perşembe günü saat 10:00’da başlayacak. Eroğlu’na Özel Temsilcisi Kudret Özersay, Sözcüsü Osman Ertuğ ve Cumhurbaşkanlığı’nda görevli İkinci Sekreter Güneş Onar eşlik ediyor.

Eroğlu’nu Ercan Havalimanından Meclis Başkanı Hasan Bozer, TC Lefkoşa Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Hakan Çakıl, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Mehmet Daysal, Hükümet adına Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun uğurladı.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Ercan Havalimanında yaptığı açıklamada,  Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için sürdürülen müzakerelerde Türk tarafı olarak her zaman samimi olduklarını, görüşlerini her zaman iki toplumu memnun edecek şekilde masaya koyduklarını; dolayısı ile Cenevre’ye giderken bir endişe taşımadığını kaydetti.

“GÖRÜŞMELER SONA GELMELİ”

Cenevre’de tüm başlıklarda detaya girmeden yoğunlaştırılmış müzakerelerin nasıl olacağının tartışılacağını belirten Eroğlu, “Genel Sekreterin bize söyleyecekleri olacak. İlk görüşme 1968’de başlamıştı. 43 yıldan beri devam eden görüşmelerin artık bir sona gelmesi gerekiyor. Görüşmeleri bir çözüm ile noktalarsak her iki taraf da memnun olur, anlaşma olmazsa o zaman bir durum değerlendirmesi yapılır” dedi.

Yaşayabilecek bir çözüm antlaşması için çalıştıklarını, bu çerçevede üçlü görüşme önerisini Ban Ki-Moon’a kendisinin önerdiğini kaydeden Eroğlu, söz konusu üçlü görüşme önerisini pratik planların önerilebileceği ve daha fazla yol kat edilebileceği düşüncesi ile yaptığını dile getirdi. Eroğlu, “Nitekim hem New York hem de Cenevre zirvesinde biz pratik planlarımızı ortaya koyduk ama Rum tarafı herhangi bir pratik plan ortaya koymadığı, görüşmelerin devamı dışında bir düşüncesi olmadığı için bir yere varamadık” dedi.

Cenevre’de bir al-ver sürecinin olasılığının sorulması üzerine Eroğlu, Cenevre’de bir al ver sürecinin yer almayacağını, Cenevre’de strateji ve müzakere programının tartışılacağını, al ver sürecinin adaya döndükten sonra başlıklarda yakınlaşma sağladıktan sonra yapılabileceğini anlattı.

“TÜRK TARAFININ B PLANI VAR MI?”

Türk tarafının bir B planının olup olmadığı sorusuna karşılık Eroğlu,  B planından bahsetmenin zamanı olmadığını, bir antlaşmaya ulaşma umuduyla müzakereleri sürdürdüklerini, BM Genel Sekreterinin müzakereleri Kıbrıs Rum tarafının AB Dönem Başkanlığı öncesinde bir antlaşmayla sonlandırmak istediğini belirtti.

“2012’NİN İLK ÜÇ AYINDA ANLAŞMA”

“En geç 2012’nin ilk üç ayında bir antlaşmaya varmak gerekir” diyen Eroğlu, Hristofyas’ın da 2012’nin ilk yarısında müzakereleri sonlandırmayı temenni ettiğini,  bu çerçevede bir tarih ortaya atılmamış olsa dahi bir zaman limitinin var olduğunu söyledi. Eroğlu, “O zamana kadar BM’nin iyi niyet misyonu ile bu sorun çözülür mü çözülmez mi ? buna BM Genel Sekreteri karar verecek” diye konuştu.

“Türkiye’nin mülkiyet - toprak ilişkilendirilmesini kabul ettiği” yönünde bir Kıbrıs Rum gazetesinin iddiasının hatırlatılması üzerine Eroğlu, Türkiye’nin bu konuda herhangi bir açıklama yapmadığını, ancak tüm konuların ilintili olduğunu, toprak ve mülkiyet ilintili ise toprak ve garantilerin de ilintili olduğunu, yönetim ve güç paylaşımı ile AB ilişkileri de ilintili olduğunu kaydetti.

Toprak konusunun BM Genel Sekreterinin raporunda belirtildiği gibi ele alınacak en son konu olacağını, söz konusu başlıkta kriterlerin de yer aldığını belirten Eroğlu, “Rumların istediği bağlantıyı Rumların istediği şekilde kurma, görüşmeleri dinamitleme olur” dedi.

“7 TEMMUZ SONRASI HAKEMLİK OLABİLİR Mİ?”

7 Temmuz sonrası hakemlik unsurunun görüşmelere dahil edilme ihtimalinin sorulmasına karşılık Eroğlu, BM Genel Sekreterinin müzakerelere hakemlik dahil etmesi yönde görüşü bulunmadığını, liderler olarak Kıbrıs sorununa Kıbrıslı bir çözüm bulmak istediğini, bunun yanında Kıbrıs Rum tarafının hem hakemliğe hem de zaman sınırlamasına karşı olduğunu belirtti.

 

Bu haber toplam 435 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler