1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. ERHÜRMAN: SİYASİ EŞİTLİK VE HUKUKİ KESİNLİK ŞART
ERHÜRMAN: SİYASİ EŞİTLİK VE HUKUKİ KESİNLİK ŞART

ERHÜRMAN: SİYASİ EŞİTLİK VE HUKUKİ KESİNLİK ŞART

"Siyasi eşitlik sadece Kıbrıslı Türklerin haklarıyla ilgili değildir. Eğer federal devlette Kıbrıslı Türklerin sözünün olmadığı bir düzen yaratırsanız, Kıbrıslı Türkler federal devleti sahiplenmez"

A+A-

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Cenevre’de gelişmeleri değerlendirdi:

‘Siyasi eşitlik için dönüşümlü başkanlık ve kararlara etkin katılımda açılım şart”

“Siyasi eşitlik, Birleşmiş Milletler parametrelerinden biridir, kararlara etkili katılımı içerir.  Al-ver içinde değildir.”

 

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs’ta çözümün en temel unsurlarından birinin “siyasi eşitlik” olduğunu belirtti, “Bunun için de dönüşümlü başkanlık ve kararlara etkin katılım anlamında açılım şarttır” dedi.
Siyasi eşitliğin, dönüşümlü başkanlık ve kararlara etkin katılım anlamını taşıdığını söyleyen Erhürman, bunun aslında çözümün yol haritasını belirleyen Birleşmiş Milletler parametresi olduğunu vurguladı.
CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Cenevre’de canlı yayınlarını sürdüren Genç TV’de, Mustafa Alkan’ın sunduğu Er Meydanı programına katıldı, değerlendirmeler yaptı.

“Siyasi eşitlik mutlak”

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Cenevre Zirvesi’ni yakından izlediklerini, sürekli bilgilendirildiklerini belirtti, Kıbrsılı Rum muhatapları ile sık sık görüşmeler yaptıklarını söyledi.
“Kendi içimizde de istişareler yapıyor, liderlere müzakere sürecinde yardımcı oluyoruz” diyen Erhürman; CTP olarak Astasiadis, Lillikas, Kipiranu ve Avrefo samimi görüşmeler yaptıklarını anlattı.
Erhürman, kendilerini endişelendiren en temel noktanın “siyasi eşitlik” olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Siyasi eşitlik, Birleşmiş Milletler parametrelerinden biridir ve Şubat 2011 metninde de yer alıyordu. Yani bu unsur, bir  al-ver’e konu olmamalı. Siyasi eşitlik, kararlara etkili katılımı içerir. İki kesimlilik, iki toplumluluk gibi en temel parametredir. Kıbrıs Rum tarafı bunu bize veriyormuş gibi bir noktaya getirmemeli. Parametreleri ihlal etmiş olur. Dönüşümlü başkanlık da siyasi eşitliğin bir unsurudur ve bu konuşulmadan toprağa geçilmeyecek. Siyasi eşitlikten en önemli kastım kararlara etkin katılımdır. Federal devlet düzeyinde birçok organ ve bu organların her birinde kara alma mekanizmaları yer alacaktır. İşte buralarda karar alınırken Kıbrıslı Türklerin etkin katılımı gerekir.  Her kararda Kıbrıslı Türklerin de oyu olması gerekir. Bazılarında eşit üyelik bazılarında da en az bir oy olmalı. Rumların da bizi izlediğini biliyorum ve şunu söylemek istiyorum. Siyasi eşitlik sadece Kıbrıslı Türklerin haklarıyla ilgili değildir. Eğer federal devlette Kıbrıslı Türklerin sözünün olmadığı bir düzen yaratırsanız, Kıbrıslı Türkler federal devleti sahiplenmez, devleti olarak görmez. Bu da çatışmaların temelini alevlendirmektir. Siyasi eşitlik bir arada yaşamanın koşuludur. Bu tanınmadan federasyon kurulamaz, kurulsa da yaşayamaz, çatışmalara gebedir. Müzakere sürecinin önünün açılması için siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık konusunda Rum tarafının açılım yapması gerekiyor”
 

“Siyasi eşitlik bir arada yaşamanın koşuludur. Bu tanınmadan federasyon kurulamaz, kurulsa da yaşayamaz, çatışmalara gebedir.”

“Bir çözüm için birinci temel talebimiz siyasi eşitlik, diğeri de öngörülebilir olmasıdır. Buna kimileri birincil hukuk diyor ben hukuki kesinlik diyorum”

 


CTP Genel Başkanı Erhürman, siyasi eşitlik ve diğer başlıkların ardından, masaya haritaların geleceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Haritalar müzakere edilmeyecek. Birleşmiş Milletler kasaya koyacak. Bunun üzerine garantiler konusu görüşülecek, toprağa paralel görüşülmesinden kasıt buydu. Garantilerdeki ilerlemeye göre toprakta gelişmeler olacak.”

İsviçre hükümetinin heyetlere verdiği yemeği de değerlendiren Ehürman, şöyle devam etti:
“Kıbrıslı Rum muhataplarımızla bu yemekte çok yakından görüşerek samimi görüşlerini alma fırsatımız oldu. Bizim başka olmazsa olmazlarımız da var. Bunun altını çizip onlara da anlatıyoruz. Çözümü en çok arzu etmemizin sebebi ülkemizde öngörülüğün olmamasıdır. İddiamız şu, çok uzun süreden beridir bu yapıda, nereye hangi yatırımı yapacağımızı, hangi ürünü destekleyeceğimizi planlamakta bile sorun yaşıyoruz. Çünkü sürekli olarak yarın ne olacak bilmediğimiz bir yapı içindeyiz. Bu yüzden çözüm olsun, önümüzü görelim diyoruz. Dört çeşit tapu olmasın! Normalleşelim diyoruz. Bir çözüm için birinci temel talebimiz siyasi eşitlik, diğeri de öngörülebilir olmasıdır. Buna kimileri birincil hukuk diyor ben hukuki kesinlik diyorum. Buna Kıbrıslı Türklerin talepleri olarak bakmamak gerekiyor. Aklın yolu bir bunu herkes anlıyor bence. Müzakere stratejilerinin dışına çıkıp çözüm odaklı çalışması gerekiyor iki tarafın da.”


“Son istasyon olmaz”

“Cenevre’nin son istasyon olmama ihtimali bana yüksek geliyor” diyen Erhürman, garantörlük meselesi hakkında da görüşlerini açıkladı:
“Bizlere, Ahmet Sözen’in öncülüğünde, adadaki anketle ilgili bir sunum yapıldı. Çok net görünüyor ki, Kıbrıslı Türklerin çoğu Türkiye’nin garantörlüğü olamazsa kendini güvende hissetmediğini söylüyor. Bu bir veridir. BM için de tüm taraflar için de veridir. Konu çok nettir. Sayın Akıncı’nın da dediği gibi garantörlüğün günün koşullarına göre uyarlanması gerekiyor. Eğer haritalar öncesinde verimli bir toplantı yapılır, sonuç alınırsa, uluslar arası konferans da sonuç alıcı olabilir.”

 

Bu haber toplam 2158 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler