1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'ERENKÖY ÖNERİSİ, PARMAĞIM KÖR GÖZÜNE!..'
ERENKÖY ÖNERİSİ, PARMAĞIM KÖR GÖZÜNE!..

'ERENKÖY ÖNERİSİ, PARMAĞIM KÖR GÖZÜNE!..'

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bir TV programında yaptığı açıklamalarda Kıbrıs sorunundaki gelişmelerle iç olayları değerlendirdi.

A+A-

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat bir TV programında yaptığı açıklamalarda Kıbrıs sorunundaki gelişmelerle iç olayları değerlendirdi.

MÜZAKERELER

Gelinen aşamada müzakereleri nasıl değerlendiriyorsunuz şeklindeki bir soru üzerine 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Genel Sekreterin raporunda tarafların müzakerelerle ilgili duruşu konusunda ortaya koyacağı tutumun çok önemli olduğunu söyledi.

Talat, uluslararası bir konferansın içinde bulunduğumuz koşullarda Kıbrıs sorununu çözemeyeceğini söyleyerek, böylesi bir konferansın ya çıkmazı ilan edeceğini, ya da sadece müzakerelerin devam etmesi konusunda bir çağrı yapabileceğini söyledi ve “dolayısıyla sorunu çözemeyecek” dedi.

Uluslararası alanda her iki tarafın da çözüm için hazır olmadığı şeklinde bir hava olduğunu söyleyen Talat,  “izlenim bu olunca Genel Sekreterin raporuna da bu yansıyacak” dedi.

Raporda her iki tarafın da eşit şekilde suçlanması halinde bunun aleyhimize olacağını söyleyen Talat, Rum tarafı ile bu konuda eşitleneceğimizi ve bunun da işimize gelmediğini kaydetti.

NE YAPILMALI?

Olumsuz bir gelişme ile karşılaşılması halinde ne yapılmalı şeklindeki bir soruya 2. Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye’nin de desteğini alarak bugünden, uluslararası bir seferberlik başlatılması gereği üzerinde durdu.

“’End Game’ hususunda söylenenlerin gereği yapılmalıdır” gibi yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini söyleyen Talat,  bundan, çıkmaz ilan edilmesinin arzulandığı izlenimi çıktığını söyledi ve bu tutumdan vaz geçilmesini istedi.

Talat, her şeyin masada konuşulduğunu ve bu çerçevede konuları kapatmaya yönelik öneri grupları, al ver paketleri hazırlayıp masaya getirmenin belki bir çıkış yolu olabileceğini anlattı.

YAVUZ HIRSIZ

Markulli’nin “hep geriye gittik” şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Talat, Rum tarafının hep böyle davrandığına işaret çekerek, buna belki “timsah gözyaşı” denmeyeceğini ama “yavuz hırsızlık” veya “insanları ahmak yerine koymaya çalışmak” denebileceğini söyledi. Talat, Rum tarafının ilerleme olduğu günlerde de ilerleme olmadığını söylediğini hatırlattı.

PAPADOPULOS’A ESİR DÜŞTÜ

Hristofyas’la ilgili bir soruyu yanıtlayan Talat, Hristofyas’ın seçilmesi ile Rum tarafının iyi bir irade ortaya koyduğunu anlatarak, ancak Hristofyas’ın kısa sürede Papadopulos’a esir düştüğünü belirtti.

Hristofyas’ın şimdi ha bire konuştuğunu kaydeden Talat, takvimi ve arabulucuyu reddederek nasıl bir çözüm istediğinin anlaşılmadığını söyledi ve “Talat’la çözemedin, Eroğlu ile çözemedin, kiminle çözeceksin?” diye sordu.

Eğer Annan Planında AKEL “evet” deseydi bugün Kıbrıs sorunu diye bir şey olmayacağını söyleyen Talat, DİSİ’nin evet dediğini de hatırlattı.

ELDE EDİLEN İLERLEME

Kendi dönemindeki ilerlemenin ne olduğu yönündeki bir soruya karşılık Talat, ciddi ilerleme olduğunu ve 4 Ocak 2010 önerileriyle yönetim ve güç paylaşımını kapatmayı hedeflediklerini belirtti. Talat, mülkiyet konusunda ne Kıbrıs sorununu mülkiyetin esiri yapmanın, ne de esas sorun yapmanın doğru olduğunu söyledi ve yönetim ve güç paylaşımının önemini vurguladı.

4 Ocak paketinin müzakere edilmek üzere hazırlandığını da söyleyen 2. Cumhurbaşkanı, paketin 13 maddeden oluştuğunu ve bunlardan sadece birinin çapraz oy olduğunu söyledi. Talat, çapraz oyun paketin dışında ayrı olarak kabul edildiği yolundaki iddiaları reddetti ancak tek başına ele alındığında bile çapraz oyun federasyonu bütünleştirici özelliğine dikkat çekti.

ÇAPRAZ OY

Bir soruya karşılık Talat, çapraz oyun bulunması halinde 63 olaylarının olmayacağı yönündeki görüşünü yineleyerek, küçük olan nüfus oranı ağırlığında her iki toplumdan vatandaşların tümünün devlet başkanlarını seçmesi halinde, o başkanların oy ağırlıkları oranında tüm halkı temsil edeceğini kaydetti ve çapraz oyda bu mantığın olduğunu söyledi. Talat, çapraz oyun  sadece federal devlet başkanlığında uygulanacağını da vurguladı. Talat, bu yöntemin uygulanmış olması halinde örneğin Makarios ve Dr. Küçük’ün her iki halktan da oy alarak seçilmiş olacaklarından dolayı hassasiyetlere daha fazla uyum sağlamak durumunda kalacaklarını anlattı. Talat, düne gelindiğinde ise, çapraz oy uygulaması ile  örneğin Papadopulos’un kesinlikle kazanamayacağını söyledi.

TOPRAK KONUSU

Toprak konusundaki bir soruyu da değerlendiren Talat, bu konuda bugünkü ayrıntıları bilmediğini söyleyerek, Hristofyas’a birincil konunun yönetim ve güç paylaşımı olduğunu söylediğini ve öncelikle o konunun görüşüldüğünü kaydetti. 3-4 ay yönetim ve güç paylaşımını görüştükten sonra mülkiyete geçtiklerini söyleyen Talat, bu konuda Rum tarafının mallar hakkında eski sahiplerinin karar vereceği önerisini getirdiğini anlattı. Talat “onlar karar verecekse biz niye görüşüyoruz” diye sordu. Sonuçta mülk konusunda hiçbir ilerleme sağlanamadığını söyleyen Talat yine de bazı çalışmaların yapıldığını, buna göre malların kategorize edilmesine başlandığını ancak Hristofyas’ın eleştiri alınca bundan da vaz geçtiğini, böylece kendi ısrarlarıyla başlayan mülkiyet görüşmelerinden uzaklaşıldığını anlattı.

KRİTERLER

Talat, şimdiki durumda, Rum tarafının mülk konusunda bir esneklik gösterdiğini basından öğrendiğini kaydetti. Talat bu esnekliğe göre, kriterler belirlenmesinin, malların ne olacağına bu kriterler çerçevesinde bağımsız mülkiyet komisyonunun karar vermesinin önerildiğini öğrendiğini belirtti ve bunun kendilerinin de önerisi olduğunu açıkladı. Talat, bu bilgi doğru ise Türk tarafının bunu tutarak ilerleme kaydetmesi gerektiğine işaret etti.

Talat, olması gerekenin bu olduğunu, mülkiyet konusunun çözülmesi için kriterlerin belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Talat, bunları ilerletmek yerine “End Game”e yapışıldığını ve bu işin bitmesinin istendiği izlenimi yaratıldığını söyledi.

Gali Fikirler Dizisi konusundaki görüşü sorulan Talat, Gali Fikirler Dizisinin Annan Planından daha iyi olduğu yolundaki görüşlerin doğru olmadığını, Annan Planının  Gali Fikirler Dizisine dayanan ve sorunu bütünlüklü olarak çözmeyi hedefleyen bir plan olduğunu söyledi. Talat, hangi planın daha iyi olduğu yönündeki kıyaslamanın yanlış olduğuna dikkat çekti.

RUMLAR İÇİN ÇÖZÜM TAVİZ OLDU

Rum tarafının AB’ye girdikten sonra çözüm ihtiyacının kalmadığını söyleyen Talat, çözümün onlar için anlamlı olmaktan çıktığını hatta çözümün bir taviz halini aldığını söyledi.

Rum tarafının AB’ye girmesi ile Kıbrıs davasını kaybettiğimizi söyleyen Talat, kendi dönemlerinde yapılanın Rum tarafını sürükleye sürükleye bir noktaya getirmek olduğunu  anlattı. Rum tarafının çözüm ihtiyacının bize göre daha az olduğunun bilinci içinde çalışmak gerektiğini söyleyen Talat, “marifet bizdedir” dedi. Talat, Türkiye’nin artan gücünün de kullanılması gerektiğini kaydederek,  tüm olanakların çözüm için seferber edilmesi gerektiğini vurguladı.

1 TEMMUZDAN SONRA

1 Temmuzdan sonraki gelişmeleri nasıl değerlendirdiği ile ilgili bir soruya karşılık 2. Cumhurbaşkanı Talat, BM Genel Sekreterinin raporunun belirleyici olacağını söyledi. Rum tarafının dönem başkanı olması ile de Türkiye’nin AB’nin yüzlerce birimi ile ilişkilerini sürdüreceğini, ancak Dönem Başkanı olarak Rum tarafıyla temastan kaçınacağını kaydetti.

 

MARAŞ HİKAYESİ

Bir soru üzerine Maraş konusunu da değerlendiren Talat, Kenan Evren’in Maraş hakkında “fazla aldık” dediğini hatırlattı. Maraş hikayesinin uzun olduğunu söyleyen Talat süreci anlatarak, Güvenlik Konseyi’nin Maraş’la ilgili kararını dikkate getirdi. Maraş’ın BM’ye devredilerek eski sahiplerinin yerleşimine açılması kararının alındığını hatırlatan Talat, 90’lı yıllarda Maraş’ın Güven Yaratıcı  Önlemler Paketinin içine alındığını ve Maraş’la birlikte Lefkoşa Uluslararası Havaalanının açılmasının  da öngörüldüğünü belirtti. Güven Yaratıcı Önlemlerin düzenlemelerinden örnekler veren Talat, Maraş’ın Annan Planında ise bütünlüklü  çözümün bir parçası haline geldiğini kaydetti.

Papadopulos’un planı reddetmesinden sonra Maraş’ı yeniden bütünlüklü çözüm planının dışına alma girişimi yaptığını ve doğrudan ticaret tüzüğüne karşılık, AB’ye, bu konuda öneri verdiğini söyledi.  Bunun üzerine, AB yetkilileri ile konuyu uzun uzun tartıştıklarını anlatan Talat, kendisinin bir öneri yaptığını, buna göre Maraş’ın Rumlara verilmesine karşılık izolasyonların kaldırılmasını önerdiğini söyledi. Ancak Rum temsilcilerin “Buraya intihar etmeye gelmedik” demeleri üzerine konunun gündemden kalktığını kaydetti.

Talat, Maraş konusunun yeniden alevlendiğini belirterek, bu konuda ne kadar başarılı olunacağından kuşkulu olduğunu söyledi.

İÇ KONULAR

Dolum tesisi konusundaki bir soruyu değerlendiren Talat, uzmanların bu konuda çok konuştuklarını kaydederek, KKTC’de öncelikli sektörlerin belirlendiğini, bunların turizm ve eğitim olduğunu, bu sektörlerle petrol dolum tesisinin bağdaşmadığını söyledi.

Uluslararası siyasi ortam dikkate alındığında da petrol dolum tesisinin mantıklı olmadığını söyleyen Talat, izolasyon altında bir ülke olarak petrol dolum tesisine yatırım yapacak olanın zarar edeceğini söyledi.

Petrolün stratejik bir madde olduğuna da dikkat çeken Talat, bu tesisin uluslararası alanda nasıl çalışacağını sordu.

Tesisin Erenköy’e yapılması konusundaki öneriyi de “parmağım kör gözüne” şeklinde değerlendiren Talat, Erenköy değil de başka bir yere yapılmasının da olacak iş olmadığını kaydetti.

ASAYİŞSİZLİK

Son olarak ülkede ciddi bir kaos olduğunu söyleyen Talat, ‘asayişsizliğin’ had safhaya çıktığını söyledi. Adamın birinin sürekli bıçak taşıdığı yolundaki basın haberlerini hatırlatan 2. Cumhurbaşkanı Talat “Memlekette polis yok mu?” diye sordu.  “Memlekette asayiş yok oldu; bir çocuk döve döve öldürülebiliyor” diyen Talat, asayiş bozukluğunun had safhaya çıktığını belirtti. Kimseye “yüzsuyu” dökmeden hükümetin derhal tedbir almasının şart olduğunu söyleyen Talat, ciddi kontrollerin yapılması gerektiğini kaydetti.

Konu ile ilgili basına da eleştiri getiren Talat, siyasilerin magazin konusu haline geldiğini ve basının da bu gibi sözde haberlere büyük rağbet gösterdiğini belirtti.

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bu kaosun devam etmesi halinde aidiyet sorunu yaşayan, kendi devletine ve yönetimine gittikçe yabancılaşan Kıbrıs Türkünün yavaş yavaş dağılarak kaybolmasından korktuğu yolundaki endişesini dile getirdi.

 

 

 

                                                                                 

 

 

 

 

Bu haber toplam 816 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler