1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. ERCAN RAPORU ÇÜRÜMEYİ BELGELEDİ!
ERCAN RAPORU ÇÜRÜMEYİ  BELGELEDİ!

ERCAN RAPORU ÇÜRÜMEYİ BELGELEDİ!

Meclis Araştırma Komitesi, Ercan Havaalanı’nın işletme haklarının devredilmesi ile ilgili şartname, sözleşme ve sözleşmenin uygulanması aşamalarındaki işlemleri inceledi, raporunu yayınladı

A+A-

Meltem SONAY

Meclis Araştırma Komitesi, Ercan Havaalanı’nın işletme haklarının devredilmesi ile ilgili şartname, sözleşme ve sözleşmenin uygulanması aşamalarındaki işlemleri inceledi, raporunu yayınladı

 Milletvekillerine ve basına dağıtılan Rapor’un önümüzdeki Pazartesi günkü Meclis Birleşimi’nde ele alınması bekleniyor… Dönemin Bakanları’nın İLGİNÇ İTİRAFLARI’nı da içeren Rapor, sürecin ‘Ön Proje’ aşamasından itibaren hukuka aykırı yapıldığına ilişkin tespitlerin yanı sıra,  ondan sonra yapılan işlemlerin de aynı şekilde sürdürüldüğüne ilişkin tespitleri içeriyor…

 

RAPOR’DAN:

- Ersan SANER: “Yeterli süre olmadığından ihaleye çıkmadık”

- Tahsin ERTUĞRULOĞLU: “Ombudsman Komitesi’nde de söyledim, çok açıktan bir ihale yapmadık, doğrudur, yazışarak ihale de yapmadım, şifahen sordum…”

 

- Komite, yaptığı araştırmalarda, sözleşmenin dört yıl süre ile uzatılmasının hangi gerekçelere dayandığı, ilgili Şirketin zararının olup olmadığının araştırılıp araştırılmadığının ve zarar varsa zararın ne kadar sürede telafi edilebileceğine ilişkin çalışmanın yapılıp yapılmadığı gibi gerekçelerinin ne olduğuna ilişkin bulguya rastlamadığını da açıkça raporladı…

 

RAPOR’DAN:

 - İhaleye çıkılan sözleşmeye kısa süre sonra ek sözleşme yapıldı,

 -İlk milletvekilliği genel seçimlerinde bazı siyasilerin Hükümete gelmesi halinde, esas sözleşmeyi fesih edeceklerine ilişkin söylemlerin de, ek sözleşme imzalanmasında etken oldu,

 -Avan proje ile ilgili olarak ihaleye çıkılmadı.

 -Kamulaştırma konusunda tam olarak çözüm üretilmedi.

 -T&T Havalimanı İşletmeciliği İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi Limited’in şartname ve sözleşmede öngörülen yatırımlara ilişkin belirlenen takvimlere uymadı.

 -T&T Havalimanı İşletmeciliği İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi Limited’in sorunlu bölgelerin dışında kalan alanları sözleşme gereği teslim almasına rağmen ve sözleşme gereği vermiş olduğu iş planı takvimine uymadı.

 -Devletin dışında farklı bir firmaya denetim yaptırılması ihtiyacının hasıl olmasının düşünülmesi halinde, eşitlik ve şeffaflık ilkesine uygun olması amacıyla ihale yoluyla yapılması gerekiyordu.

 -Sözleşmenin dört yıl süreyle uzatılmasının ihaleye katılan firmalar açısından eşitsizlik yarattı ve neden yapıldığına ilişkin gerekçeli ve yeterli bir açıklama yapılmadı.


Ercan Havaalanının İşletme Haklarının Devredilmesi ile İlgili Şartname, Sözleşme ve Sözleşmenin Uygulanması Aşamalarındaki İşlemlerin Hukuka ve Kamu Yararına Uygunluğunun Araştırılması Hakkında Meclis Araştırma Komitesi çalışmalarını tamamladı, raporunu sundu.

Milletvekillerine ve basına dağıtılan Rapor’un önümüzdeki Pazartesi günkü Meclis Birleşimi’nde ele alınması bekleniyor.

Rapor, sürecin ‘Ön Proje’ aşamasından itibaren hukuka aykırı yapıldığına ilişkin tespitlerin yanı sıra,  ondan sonra yapılan işlemlerin de aynı şekilde sürdürüldüğüne ilişkin tespitleri içeriyor…

Konuyla ilgili tüm kesimleri dinleyen, birçok daireden bilgi alan komite, onlarca toplantı sonrası tespit ve bulgularını 16 sayfada raporladı.

Komite, Ercan Havaalanı ihale sürecinde yaşananları 5 bölümde inceleyerek değerlendirdi.

 

İhaleye çıkmadan, deneyim sahibi mimarlarla çalışmaya başlandı…

Komite, dönemin hükümetinin, Avan Proje, yani Ön Proje için Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün yönlendirmesiyle İHALEYE ÇIKILMADAN havaalanı yapımı konusunda deneyim sahibi olan mimarla çalışmalara başladığı tespitini raporladı.

Komite raporunda “Bu işlemin mevzuatımıza göre ihaleye çıkılarak veya yarışma düzenlenerek yapılması gerektiği görüşü de tartışılan noktalardan biri olmuştur” ifadelerine de yer verildi.

 

Saner: “Yeterli süre olmadığı için ihaleye çıkılmadı”

Komite toplantısına katılan dönemin Ulaştırma Bakanı Sayın Hamza Ersan Saner’in, yeterli sürenin olmadığı gerekçesiyle ihaleye çıkılmadığını aktardığı da komite raporuna girdi.

Saner, örnek olarak alınan havaalanı projesinin ise, uluslararası alanda “Yeşil Havalimanı Ödül”ü almış Dalaman Havaalanı olduğu bilgisini verdi.

 

İhalesiz, yarışmasız avan proje HUKUKA AYKIRI!

Oyçokluğu ile geçen Komite Raporu’na ayrışık görüşlerini ekleyen Araştırma Komitesi Üyesi CTP Milletvekilleri Tufan Erhürman ve Fazilet Özdenefe, Avan Proje’nin hazırlanması aşamasında ihaleye çıkılmadığını ve havaalanı yapımı konusunda deneyim sahibi olduğu düşünülen bir şirketle çalışmalara başlandığına işaret etti.

Mevzuata göre bu işlemin ihaleye çıkılarak veya yarışma düzenlenerek yapılması gerekli olduğuna işaret eden Milletvekilleri’nin şerhinde, Komite toplantısına katılan dönemin Ulaştırma Bakanı Hamza Ersan Saner, yeterli sürenin bulunmaması sebebiyle ihaleye çıkılmadığını söylediği yer aldı, “ İdarenin ihaleye çıkılmaksızın ve herhangi bir yarışma düzenlemeksizin bir şirkete avan proje hazırlatmış olması her şeyden önce hukuka aykırıdır” dendi.

Sonuç itibarıyla bir şirketin doğrudan doğruya idarenin hukuka aykırı tercihi sonucunda gelir elde ettiğine ve idarenin, bir an önce ihaleyi gerçekleştirmek ve bütçeye para aktarmak konusunda aceleci davranışından dolayı yaşanan ciddiyetsizliklerin, öngörüsüzlüklerin ve hukuka aykırılıkların örneklerinden birini ortaya koydu.

 

Komite ‘16 GÜNDE EK SÖZLEŞME’yi sorguladı!

Komite, Ercan Havaalanın devri ile ilgili yapılan sözleşmelere ilişkin araştırmalarda, esas sözleşmenin 10 Aralık 2012 tarihinde, ek sözleşmenin ise 26 Aralık 2012 tarihinde imzalandığı bilgisini edindiğini rapora geçirirken, bu kadar kısa bir süre içerisinde ek sözleşme imzalanmasına ihtiyaç duyulmasının sebebini de araştırdığını raporladı.

Komite toplantısına katılan Başsavcılık yetkilisinin, İşletme Haklarının Devredilmesine İlişkin Şartname ve Sözleşmede, net olarak anlaşılmayan veya belirgin olmayan noktaların daha net anlaşılabilmesi için ek sözleşme yapılması gereği görüldüğünü belirttiği aktarıldı.

Denetim ve mali denetimin kim tarafından yapılacağına ilişkin maddeye açıklık getirildiği bilgisinin verildiği rapora yansıdı.

 

Esas Sözleşme’nin imzalanması aşamasında Savcılığın devrede yoktu!

Araştırma Komitesi Üyesi CTP Milletvekilleri Tufan Erhürman ve Fazilet Özdenefene ayrışık görüşlerinde, Başsavcılık yetkilisinin ayrıca, Esas Sözleşme’nin imzalanması aşamasında Savcılığın devrede olmadığını belirttiğine vurgu yaptı, bunun kayda geçirilmemesinin ciddi bir eksiklik olduğunu altı çizildi.

Başsavcılığın devre dışı bırakılması, konunun nasıl bir ciddiyetsizlikle ve acelecilikle ele alındığının en açık göstergelerinden biri olduğu görüşlerini kayda geçiren Milletvekilleri, “Bunun yanında, Başsavcılık yetkilisinin, İşletme Haklarının Devredilmesine ilişkin Şartname ve Sözleşmede, net olarak anlaşılmayan veya belirgin olmayan noktalar bulunduğunu, bu noktaların daha net anlaşılabilmesi için ek sözleşme imzalanmasına gerek duyulduğunu belirtmiş olması da sözleşmenin imzalanmasının ne kadar aceleye getirildiğinin ve ne kadar ciddiyetsiz bir süreçte gerçekleştiğinin bir başka açık göstergesidir” ifadelerine yer verdi.

 

Kusursuz fesih hakkı ZORLAŞTIRILDI!

Komite’nin oyçokluğu ile geçen raporunda, kusursuz fesih hakkının yapılan ek sözleşme ile zorlaştırıldığının gözlemlendiği RAPORLANDI.

Komite’nin CTP’li vekilleri, ‘sözleşmenin ek sözleşmeyle, hem de esas sözleşmenin imzalanmasından yalnızca on beş gün sonra, şirket lehine değiştirilmiş olması, hem kabul edilebilir değildir, hem de ihaleye katılan diğer şirketlerin bu değişiklikten habersiz biçimde teklif atmak zorunda bırakılmış olması dolayısıyla ihaledeki koşulların eşitliğini açıkça bozmaktadır’ ifadelerini rapora ekledi.

 

Denktaş ‘feshedeceğini’ söyledi, 4 yıl daha uzatılmasını onayladı

CTP’li vekiller, dönemin yetkilisinin, komitede, şirketin ek sözleşme talep etmesinin nedeninin sözleşmede bulunan kusursuz feshe ilişkin hükümleri ağır bulması olduğunu söylediğini de raporladı.

Erhürman ve Özdenefe ayrışık görüşlerinde, seçim döneminde iktidara gelmeleri halinde sözleşmeyi feshedeceğini söyleyen Serdar Denktaş’ın, UBP-DP hükümeti döneminde, sözleşmenin süresinin dört yıl uzatılmasını kabul etmiş olmasının da siyasi tarihimizin kayıtlarına geçmesi gereken bir durum olduğuna işaret etti.

 

“Devlet ciddi zarara uğratıldı”

Oyçokluğu ile geçen raporda, Komite toplantısına katılan yetkililerin, Ercan Havaalanı’nın ihtiyaçlarının hızlı bir şekilde çözümlenmesine olanak sağlanması amacıyla yer teslimine ilişkin kurallarda düzenleme yapıldığının belirtildiği yer aldı.

Raporda belirtilenlere CTP vekillerinin eklediği ayrışık görüşlerde ise, ilk bakışta idarenin lehine olduğu düşünülebilecek olan bu değişiklikle, başka bir hükmün daha sözleşme metnine eklendiğine işaret edildi.

“Bu hükme göre, “İdarenin yer tesliminden kaynaklanan kusuru nedeniyle yatırımın 48 ay sonunda tamamlanamaması durumunda idare, Görevli Şirket’in bu nedenle uğrayabileceği zarar ziyanını KKTC yasalarına göre tazmin etmekle yükümlüdür”. Yapılan bu değişiklik, idare tarafından inanılmaz bir öngörüsüzlükle gerçekleştirilmiş ve devlet bu öngörüsüzlük sonucunda ciddi bir zarara uğratılmıştır. İdare, önce, Esas Sözleşme’yi imzaladığı aşamada yerine getiremeyeceği bir taahhüt altına girerek, “yer teslimini yaparken yeni yatırımın yapılacağı arazinin ve bu arazi üzerindeki tesisin sorundan ari biçimde” yapılacağını belirtmiş, daha sonra bunu başaramayacağını görerek, Esas Sözleşme’nin imzalanmasından on beş gün sonra, ek sözleşmeyle değişiklik yaparak, 48 ay içinde teslim taahhüdü altına girmiştir. Bu taahhüdün de yerine getirilememesi, ek sözleşmede şirkete tanınan olanağı gündeme getirmiş ve şirket idareye karşı tazminat davası açmıştır. Bu süreç, idarenin sözleşme süresini hesapsız kitapsız 4 yıl uzatma işlemini yapmasında önemli bir etkiye sahiptir”

 

ERTUĞRULOĞLU: İHALE YAPMADIK, DOĞRUDUR!

Raporda, dönemin Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun çok tartışılan ‘Müşavir firmadan kontrollük ve denetim ile ilgili alınacak hizmet’le ilgili sürece ilişkin Ertuğruloğlu’nun ifadeleri de yer aldı:

 

“Müşavir firmayı tespit ederken de Meclis Kürsüsü’nden de defalarca söyledi. Ombudsman Komitesi’nde de söyledim, çok açıktan bir ihale yapmadık, doğrudur, yazışarak ihale de yapmadım, şifahen sordum, çünkü önemli olan Emrullah’ın müşavir firmanın kim olduğunu önceden bilmemesidir ki oraya da etki etmesin, bu adamın yapısı belli, güvenmiyorum, öyle bir şekilde bulmam lazım müşavir firmayı ki ruhu sezmesin Emrullah’ın, öyle de oldu bu defa niye ihaleye çıkmadık.”

 

“Şirketle bir al-ver yaşandığın Komite’ye bilgi olarak aktarıldı”

CTP’li vekillerse rapora şerh düştükleri ayrışık görüşlerinde, Komiteye gelen yetkililerden alınan bilginin, yapılan değişiklikle murat edilenin kontrollük hizmetleriyle ilgili ücretin idare tarafından ödenmesi olduğu yönünde olduğuna işaret etti.

Vekiller, Ek sözleşmenin hazırlanması aşamasında idareyle şirket arasında bir al-ver yaşandığının Komite’ye bilgi olarak aktarıldığının altını çizdi.

Ek sözleşme ile ilgili sorunları şöyle özetledi:

“Bu ülkede bugüne kadar söz konusu olan en büyük kamu-özel ortaklığı projesinde sözleşmenin imzalanmasından on beş gün sonra bir ek sözleşme imzalama gereği duyulması, şartnamenin ve ihaleye esas teşkil eden sözleşme taslağının hazırlanmasında yeterli ciddiyetin gösterilmediğini ve acelecilikle davranıldığını ortaya koymaktadır.

İhaleye katılan tüm şirketler şartnamede ve ihaleye esas teşkil eden sözleşme taslağında yer alan şartlara bakarak teklif atmışlardır. Bu durumda sözleşmenin imzalanmasından on beş gün sonra bir ek sözleşme imzalanması ve şartların değiştirilmesi, “ihale aşamasında diğer şirketler de bu şartların bu yönde değişeceğini bilselerdi daha iyi teklif atabilirlerdi” ihtimalini doğal olarak gündeme getirmiştir. Bu da ihale aşamasında eşit rekabet koşullarının ortadan kalktığını göstermektedir.

Bu arada bu ek sözleşmenin hazırlanması aşamasında bir “al-ver” yaşandığı Komite’de açıkça dile getirilmiştir. Burada bir şeyler alınıp bir şeyler verildiğine göre, bu alınıp verilen şeyler şartnamede ve ihaleye esas teşkil eden sözleşme taslağında aynen var olsaydı diğer şirketler de daha iyi teklifler atabilirlerdi sonucu açıkça ortaya çıkmaktadır.”

 

T&T sadece bir kez mali bilanço sundu!

Oy çokluğu ile geçen Komite Raporu, T&T Havalimanı İşletmeciliği İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi Limited’in 24/2012 Sayılı Özelleştirme Yasası kuralları uyarınca düzenli olarak mali bilançolarını Gelir ve Vergi Dairesine verme yükümlülüğü bulunmasına rağmen, günümüze kadar bunu sadece 2015 yılında olmak üzere bir veya iki kez sunduğunu da raporladı.

Ayrıca idari, mali ve teknik bilgilerin yer aldığı faaliyet raporlarının da ilgili bakanlığa verilmesi gerekirken henüz bu belgelerin sunulmadığı rapora girdi.


SÖZLEŞMENİN DÖRT YIL SÜREYLE UZATILMASI…

“Gerekçe, şirketin zararı olup olmadığı, varsa ne kadar sürede telafi edeceğine ilişkin BULGU YOK”

Komite, yaptığı araştırmalarda, sözleşmenin dört yıl süre ile uzatılmasının hangi gerekçelere dayandığı, ilgili Şirketin zararının olup olmadığının araştırılıp araştırılmadığının ve zarar varsa zararın ne kadar sürede telafi edilebileceğine ilişkin çalışmanın yapılıp yapılmadığı gibi gerekçelerinin ne olduğuna ilişkin bulguya rastlamadı.

 

Diğer şirketlere haksızlık, şeffaflık ilkesine aykırı!

Komite, T&T’nin yer teslimini sorundan ari bir şekilde devir alamamasından doğan zararı olduğu iddiasıyla açtığı davada, İdarenin duruşma yolunu seçip de tasarrufunda olan yerlerin elinde olmayan nedenlerle teslim edilemediğini ispat etmesi sonucu, Mahkemenin bilir kişilerin yapacağı tespitler neticesinde tazminata hükmedebilme ihtimali varken, bu yolu seçmeyip de ilgili Şirket tarafından hesaplanan zarar ziyanı kabul etmesinin doğru bir yaklaşım olmadığının altını çizdi.

Sözleşme süresinin dört yıl daha uzatılmasının ihaleye katılan diğer şirketlere karşı haksızlık olduğu ve şeffaflık ilkesine de aykırılık olduğu görüşünü açıkça raporladı.

 

“Ciddiyetsizlik ve hukuka aykırılık belgelendi”

Raporda belirtilenlere CTP vekillerinin eklediği ayrışık görüşlerde ise, Bakan Tahsin Ertuğruloğlu o günlerde Meclis’te yaptığı konuşmada bu imzadan o gün itibarıyla haberdar olduğunu açıkladığına işaret edilirken, bunun da, bir bakanın dahi haberi olmaksızın şeffaf olmayan bir biçimde sözleşme süresinin uzatıldığını gösterdiğine işaret edildi.

Komitenin elindeki belgelerin, konunun Tahsin Ertuğruloğlu’nun da katıldığı Bakanlar Kurulu toplantısında görüşüldüğünü, kararın Resmi Gazete’de o toplantının tarihiyle yayımlandığını, daha sonra Ertuğruloğlu’nun yazılı itirazı ve “benim onayım yoktur” demesi üzerine, sırf bu sebeple Resmi Gazete’ye yazı yazılarak karar tarihinin değiştirildiğini ve Ertuğruloğlu’nun bulunmadığı bir tarihin Bakanlar Kurulu kararının verildiği tarih olarak Resmi Gazete’de yayımlandığını gösterdiği kaydedildi.

Oysa Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri’nin bu değişikliğin sehven yapılan bir hata üzerine gerçekleştirildiğini yazılı olarak Resmi Gazeteye bildirdiğinin altı çizildi. Tüm bu yaşananların konuyla ilgili ciddiyetsizliği ve hukuka aykırılıkları en açık biçimde ortaya koyduğuna işaret edildi.

CTP’li vekilleri konuyla ilgili uzmanların, sözleşmenin uygulanmaya başlanmasından itibaren geçen ilk dört yılın şirkete sağlayacağı gelirlerin hiçbir biçimde sözleşmenin süresinin dört yıl uzatılması neticesinde şirketin elde edeceği gelirle karşılaştırılmayacağını vurguladığına ve şirketin bu durumda orantısız bir kar elde edeceği görüşünde birleştiğine vurgu yaptı.

 

“Görevi ihmal suretiyle devleti zarara uğratmaktır ve hukuken gereğinin yapılması elzemdir”

CTP’li vekillerin ayrışık görüşlerinde şöyle denildi:

“Bakan Dürüst’ün doğru dürüst hesap yaptırmaksızın ve mahkemenin kararını beklemeksizin, dört yıla-dört yıl mantığıyla sözleşme süresinin dört yıl uzatılmasını kabul etmiş olması devleti zarara uğratan ciddi bir hatadır. Şirketin açtığı davada savunma yaparak mahkemenin vereceği tazminat kararını bekleyip bu tazminat üzerinden bilimsel bir hesaplamayla sözleşme süresinin uzatılmamış ve alelhesap bir yaklaşımla dört yıla-dört yıl mantığıyla hareket edilmiş olması, en hafif tabiriyle görevi ihmal suretiyle devleti zarara uğratmaktır ve hukuken gereğinin yapılması elzemdir.”

 

BULGULAR VE TESPİTLER….

Ercan Havaalanının İşletme Haklarının Devredilmesi ile İlgili Şartname, Sözleşme ve Sözleşmenin Uygulanması Aşamalarındaki İşlemlerin Hukuka ve Kamu Yararına Uygunluğunun Araştırılması Hakkında Meclis Araştırma Komitesi’nin OYÇOKLUĞU ile geçen raporunda şu bulgular ve tespitler dikkat çekiyor:

- İhaleye çıkılan sözleşmeye kısa süre sonra ek sözleşme yapıldı,

-İlk milletvekilliği genel seçimlerinde bazı siyasilerin Hükümete gelmesi halinde, esas sözleşmeyi fesih edeceklerine ilişkin söylemlerin de, ek sözleşme imzalanmasında etken oldu,

-Avan proje ile ilgili olarak ihaleye çıkılmadı, bunun yerine Hükümet kararı ile daha önce Türkiye Cumhuriyeti Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne hazırlanan havaalanı yapım tecrübesi olan ve bu konuda ödül kazanan bir mimarlık bürosunun avan projesi kullanılarak çalışıldı;

-Devletin kamulaştırma konusunda tam olarak çözüm üretmedi;

- Ercan Havaalanının işletme haklarının devri yapılırken ihaleyi kazanan şirket olan T&T Havalimanı İşletmeciliği İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi Limited’in ihaleyi kazandıktan sonra şartname, sözleşme ve ek sözleşmeyi imzalarken bazı yerlerde kamulaştırma gibi bazı hukuki sorunlar yaşanabileceği ve yatırımlara sorunsuz alanlardan başlaması gerektiği hakkında bilgisi vardı;

-T&T Havalimanı İşletmeciliği İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi Limited’in şartname ve sözleşmede öngörülen yatırımlara ilişkin belirlenen takvimlere uymadı;

-T&T Havalimanı İşletmeciliği İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi Limited’in sorunlu bölgelerin dışında kalan alanları sözleşme gereği teslim almasına rağmen ve sözleşme gereği vermiş olduğu iş planı takvimine uymadı.

-Devletin dışında farklı bir firmaya denetim yaptırılması ihtiyacının hasıl olmasının düşünülmesi halinde, eşitlik ve şeffaflık ilkesine uygun olması amacıyla ihale yoluyla yapılması gerekiyordu;

-Sözleşmenin dört yıl süreyle uzatılmasının ihaleye katılan firmalar açısından eşitsizlik yarattı ve neden yapıldığına ilişkin gerekçeli ve yeterli bir açıklama yapılmadı.

Bu haber toplam 1700 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler