1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ercan özelleştirilmeli...
Ercan özelleştirilmeli...

Ercan özelleştirilmeli...

Ekonomi Sohbetleri’nde bu haftaki konuğumuz Pegasus Havayolları Kıbrıs Temsilcisi ve Cyprus Xp Direktörü Zeki Ziya.

A+A-

 

EKONOMİ SOHBETLERİ

         Ekonomi Sohbetleri’nde bu haftaki konuğumuz Pegasus Havayolları Kıbrıs Temsilcisi ve Cyprus Xp Direktörü Zeki Ziya... Ziya ile Pegasus özelinde Kıbrıs’ta havacılık sektörünü konuştuk. Ercan Havaalanı’nın işletme hakkı devri yöntemiyle özelleştirilmesi konusunu da ele aldığımız sohbette, Ziya, özelleştirmeden yana olduğunu belirtti, ancak, hükümetin, bilet fiyatlarının pahalılaşmaması için tedbir alması gerektiğini söyledi. Zeki Ziya, Cyprus Xp Group bünyesinde yer alan Havacılık, Seyahat, Lojistik ve Bilişim Teknolojisi alanındaki çalışmalarını da bizlerle paylaştı...

Ercan özelleştirilmeli...

 

Dilek ÖNCÜL

 

·        Yenidüzen: Pegaus Havayollarının şu an kaç personeli var?

·        Zeki Ziya: Pegasus’un 2300 civarında personeli, 42 uçağı var. Gelirimiz havacılıktan kaynaklandığı için Şirketimizde 50 kişi varsa 40 kişi doğrudan Pegasus ile bağlantılıdır. Kıbrıs’ı taban alarak burada Kıbrıslı pilotları ve Kıbrıslı hostesleri istihdam ettik. Bizim uçuşlarımızda yer alıyorlar ancak şu an için sayı yetersizdir.

“PAZAR PAYIMIZ %48...”

·         YD: Havacılık sektörünün ülkeye ekonomik anlamda katkısı ne oranda?

·        Ziya: Bizim ülkemizde böyle bir istatistiki bilgi yok. Sektörün ciddi bir payı var mıdır? Vardır. Nedir bu ciddi pay; bu ülkenin nüfusu 300-350 bin civarı ise bu rakamın dört katından fazla yani 1 milyon iki yüz kırk bin giriş, bir milyon iki yüz bin civarında çıkış olur bu ülkede. Yani 2 milyon dört yüz bin toplam yolcu trafiği vardır 2011 senesinde ve her sene artarak devam eder bu. Yani Kıbrıs’ta havacılık cazip bir sektör mü? Kesinlikle cazip bir sektördür. Burası bir ada ülkesidir. Doğru dürüst bir deniz ulaşımı da yoktur. Onun için havacılıkla ilgili talep her sene ciddi bir şekilde artmaktadır. Dünya standartlarının üstündedir Kıbrıs’taki yolcu sayısının artışı. Pegasus, pazar payı en yüksek olandır. Bu yıl %48 olarak gerçekleşti. Geçen senenin ortalaması %45-46’dır. Yani istikrarlı bir şekilde büyüyoruz. Her ne kadar da tanıtım yapılırken bizim uçaklarımızın resmi konmasa da. Bilemiyorum artık bunun da kendine göre bir gerekçesi vardır ama bu kadar da olmaz. Bu ülkeye gelen her iki yolcudan bir tanesini ben taşıyorsam ve sen bu havaalanını özelleştirirken benim uçağımın bir tane bile resmi yoksa ve pazar payı sıralamasında üçüncü sıradaki şirketin uçaklarıysa, bu; yöneticilerin, bu ülkeyi temsil eden özel sektöre bakış açısını gösterir.

“KTHY’NİN BATMASININ NEDENİ KÖTÜ YÖNETİM...”        

·        YD: KTHY sonrası dönem sizi nasıl etkiledi?

·        Ziya: Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın Genel Müdürüydüm. Ben 2002 Mayıs ayında çıktığımda bu şirketten yönetici kadrosu 32 kişiydi, özelleştirilmeye giderken 2005 Eylül’ünde yönetici kadrosu 150 kişiydi. Yani bu şirket kötü yönetimden dolayı battı başka bir şeyden dolayı değil. Engellenebilir miydi bu, engellenebilirdi tabii. Şirketi doğru yola çevirebilmek için ne CTP-DP hükümeti ne UBP hükümeti hiçbir şekilde kılını kıpırdatmadı. Şimdi Meclis’te araştırma komitesi kurdular. Neden battı KTHY; elli tane sebep sıralarım sana, işte 50 tane milletvekilinin isimlerini koy alt alta hepsi sorumludur niçin battı. O zaman profesyonel düşünülmedi. Bunun devamı da profesyonelce olmadı. Ve %76 pazar payı ve kasasında 35 milyon dolarla teslim aldıkları şirketi sonunda gömdüler. Dönüp bu çocukların maliyetini de tekrardan devlete yükledirler. Kesinlikle çocukların işe alınması taraftarıyım, o ayrı. Yarın öbür gün bir özel şirket de battığında aynı şekilde bu hükümet onları da istihdam edecek mi diye de sorarım ama. KTHY özel şirket statüsündedir. Company Ltd’dir. Yüksek Mahkeme’nin bu konuda kararı vardır, KİT değildir KTHY diye. O zaman batacak herhangi bir şirketin de hukuksal açıdan zerre kadar farkı yoktur KTHY yanında. Ve ben batan şirketin bir ferdi olsam gider bu devleti dava ederim, beni de alın işe derim...

“İZOLASYON MAZERET...SORUN DEVLET POLİTİKASI ÜRETEMEMEK”

·        YD: KKTC’ye direkt uçuşlar mümkün olsa, neler değişir?

·        Ziya: İzolasyonlar ya da ambargolar konusundaki benim kişisel görüşüm şudur: İçinde bulunduğumuz durumun sebebi midir izolasyonlar ve ambargolar yoksa mazereti midir? Bana sorarsan mazeretidir. Onun için direkt uçuşlar ne fark ederdi, sen ülkeni tanıtabilmek için yeterli çabayı göstermezsen, turizm denen politikaya zerre kadar saygın yoksa 80 tane sebep bulun başarısızlığını örtmek için. İzolasyonlar da bu mazeretlerden biridir. En ciddisi, en fazla kullanılanı. Esas sorun profesyonelleşememektir. Bazı konularda devlet politikası üretememektir. Özellikle bunun en temel göstergesi turizmde devlet politikanız olmamasıdır. Direkt uçuş olmaması izolasyondur tabii ama direkt uçuşla ilgili alınmış bir BM kararı var mıdır diye sorarsanız, yoktur öyle bir şey. Yani bir nevi fiili engel yoktur Ercan’a uçak uçması için. Bir tanecik bile resmi fiili engel olsaydı Ercan’a uçuşları engelleyebilmek için Türkiye’nin uluslararası mahkemelerde başı derde girerdi. Çünkü Türkiye’den Kıbrıs’a uçan bütün şirketler aynı zamanda uluslararası uçuş da yapan şirketlerdir. Ki zamanında KTHY de oydu zaten. Öyle bir engel olsaydı bu ülkeye gelmekle ilgili, seksen defa mahkeme kararı aldırırdı Güney Kıbrıs. Elinde yoktur bir şey onun için aldıramadı. Bu, direkt olarak ülkelerin kendi dış politikalarının bir sonucudur. Oraya vermem izin der, çıkar işin içinden ama buraya izin veremeyen aynı hükümet kendi ülkesinde buranın pazarlanmasına bir şey demez. Bu İngiltere’de de böyledir, Almanya’da da böyledir, İtalya’da da böyledir. İngiltere’de bugün KKTC’nin pazarlanması yasak mı, hayır serbesttir ama uçuş izni vermez. Bu ülkede Türkiye’den sonra ikinci büyük turizm pazarı hangisidir, İngiltere’dir. Engel mi olur? Olmaz. Çünkü öyle bir politika yok. Tamamen siyasi bir tercihtir buraya izin vermemek.  

·        YD: Pegasus dışında diğer ekonomi ve turizm faaliyetleriniz neler?

·        Ziya: Pegasus temsilciliği dışında bizim şu anda Cyprus XP Travel diye bir alt ismimiz var. Ayrı bir şirket değildir, alt bir isimdir. Hem turist getiririz hem de Kıbrıs’tan yurt dışına turist göndeririz. Türkiye’nin en büyük turizm firmalarından birinin temsilcisiyiz Kıbrıs’ta. İngiltere’de görüşmelerimiz devam eder. Bir iki şirketle temas halindeyiz İngiltere’de yakında bir şirketi devralacağız bir aksilik olmazsa. O nedenle İngiltere’den de Kıbrıs’a  fiilen kendimiz turist getirmeye başlayacağız. Bunun haricinde UPS kargo vardır. UPS’nin Kıbrıs temsilcisiyiz. Ayrı olarak Cyprus XP Lojistik diye bir departmanımız vardır. Sadece uçak değil; uçak, gemi, tren, tır taşımacılığı yapmaktadır. Çok cazip fiyatlarla piyasaya yeni girdi. Kiralık araba işine başladık. Taşımacılık işine başlıyoruz. Ufak tefek hobi cinsinden yaptığımız işler var Ekvator’dan çiçek getirme, balık getirme gibi. Yeni yeni projelerimiz var. Hangisi bu ülkenin ihtiyacına göre ise o konuda büyümek için gayret sarf ediyoruz.

 


 “Havaalanı özelleştirilmeli ancak fiyatların artması engellenmeli”

·        YD: Ercan Havaalanının özelleştirilmesine nasıl bakıyorsunuz?

·        Ziya: İyi ki de özelleştiriliyor. Havaalanı ile ilgili son günlerde yapılan tanıtımı gördükten sonra açıkça şunu söyleyebilirim, iyi ki de özelleştiriliyor da belki en büyük müşteri olarak daha fazla saygı görürüz işletmeciden. Rekabetçi piyasa içerisinde mal ve hizmet almanız gerekir. Çünkü sizin mali yapınızı oluşturan satın aldığınız hizmettir aslında. Bu hizmet alımında bir pahalılaşma yaşanırsa Ercan’ın özelleştirilmesinden, direkt olarak fiyatlara yansır, açık söyleyim. Burada hükümetin dikkat edeceği konu burayı özelleştirirken pahalılaşmasını engellemektir. Onunla ilgili tedbirleri alıyor olması gerekir. Bu konuda bir çalışmaları oldu mu olmadı mı onu bilmiyorum. Atatürk Havalimanı özelleştirildiğinde ve TAV’ın işletmesine geçtiğinde, 3 dolar olan çıkış vergisi, özel işletmeye geçildiğinin ikinci günü 15 dolara çıktı, beş katı. O zaman Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın Genel Müdürüydüm ben ve onun için çok iyi biliyorum konuyu. Adanın statüsü ayrıydı. 3 dolar o dönemde iç hatlarda uygulanan vergiydi, harçtı. Ve özel bir kararla Türkiye’den çıkış yaptığında uçaklar Kıbrıs’ı da iç hat gibi kabul edip ona göre vergilendirilirdi, bir destek olsun buradaki turizme diye. Vergiyi düşük tutarak Kıbrıs’a uçuş maliyetlerini aşağıya çekmekti amaç. Ama özelleşince 15 doları çatır çatır ödettiler bize. Türkiye’deki özelleştirmeden ilk etkilenen KKTC Turizmi oldu. Ondan sonra tabii bir takım hizmetler düzeldi. Hizmet kalitesi artar mı? Artar. Kıbrıs’taki mevcut sistemi incelediğimizde Ercan havalimanını fiilen işleten Sivil Havacılık’tır. Dünya’nın neresine giderseniz gidin Sivil Havacılık denetim organıdır, işletmeci değildir. Ayrı bir kurum oluşturulur, Türkiye’de Devlet Hava Meydanları İşletmesi var ve yine Sivil Havacılıktır kuralları koyan. Burada öyle bir şey yok, burada her şey Sivil Havacılık’tır ki Sivil Havacılığın doğru dürüst bir yasası bile yoktur bu ülkede. Dolayısı ile yanlışın düzeltilmesidir bu aslında. Ben özel sektöre karşı mıyım? Hayır, kesinlikle buranın özelleştirilmesinden yanayım. Özelleştirmeden yanayım derken bugüne kadar yapılmış yanlışları gözardı etmem ama kesinlikle. Özelleştirme çağdaşlaşmak için mi uygulandı yoksa çıkmaza girildiği için mi uygulandı bu ülkede o ayrı bir soru. Çünkü ihtiyaçtan dolayı mı özelleştiriyoruz burasını sorusunun yanıtı ihtiyaçtan dolayı ise gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin beceriksizliğidir sebebi. Dünya’nın neresine giderseniz gidin esas kaynak çıkış vergisidir bir havalimanının özelleştirilmesinde cezbedecek olan işletmeciyi. Siz 1974’ten bugüne yaklaşık 38 senedir bu Ercan’ın çıkış vergilerinden aldığınız parayı Ercan’ın geliştirilmesi ve Ercan’ın yatırımları için yani esas amaca uygun olarak harcamış olsaydınız bugün yatırım için hiçbir kaynağa ihtiyacınız olmazdı. Ama bizde maaş olur memura gider, hava federasyonuna gider... Ondan sonra da pisuar bozulur, Yardım Heyeti’nden para istenir. Devletin kontrolündeyken yapamadığınız işleri özel işletmeler altında çok daha rahat yaparsınız, çok daha profesyonel bir yapı olur. Ha bu profesyonel yapıda bir takım bedeller ödemek zorunda kalabilir misiniz? Eğer şartname tamam değilse kalırsınız. O fiyat farkı da uçağa fiilen binen kişiye yansır. O nedenle çok dikkatli olunması gereken bir konudur, çok hassas bir konudur. Yani para kazanacağım diye oradaki maliyetleri siz yukarı çekerseniz aslında çok ciddi para kaybedebilirsiniz.


 “Yapılanları kendi aklımızla mı yaptık sorusuna yanıt önemli”

·        YD: Ülkede alınan mali tedbirler sizce yerinde mi?

·        Ziya: 1974’ten beridir hep biz yanlış yapa yapa üstüne koya koya geldik. Yani bir noktada bunun patlayacağı belliydi. Bu oturtulan sistem en basit tanımı ile bir Saadet Zinciri’dir KKTC’de. Bilerek ve isteyerek toplumun çok ciddi bir kısmını Devletten maaş çeker duruma getirdiniz. Sorulacak olan soru, bunu kendi aklımızla mı yaptık? Bana sorarsan KKTC’de Türkiye’ye rağmen hiçbir şey yapılmamıştır. Kişisel yorumum; Türkiye’nin bilgisi ve onayı doğrultusunda yapılmıştır bunlar. Ama geçmiş hükümetlerle şimdiki Türkiye hükümetini mukayese ettiğinizde onların görüşü farklı bunların görüşü farklıdır. Yani aslında şu anda AK Parti hükümetinin burada düzelttiği Kıbrıslıların yaptığı yanlış değildir bana sorarsanız. Kendi geçmiş hükümetlerinin buradaki yanlış uygulamalarını düzeltmeye çalışırlar. AK Parti iktidarı bizi tanıyacak kadar kaldı orda. Onun için işin aslını çözdü. O saadet de bir noktada koptu, dedi ki yeter burayı düzeltmeniz lazım. Düzeltilmesi gerekir miydi, gerekirdi. Alınan tedbirlerin hepsi tamam mı? Net değil, henüz bir şey göremiyorum açıkçası. Özelleştirmeye gelince... Devletin, liberal bir yapı içerisinde mümkün mertebe ticari hayattan uzaklaşmış olması lazımdır. Ticari işletmelerin dışına çıkınca develet, otomatik olarak kendi de küçülme ihtiyacı hissedecektir. Ama belki de politika devletin büyük devlet olmasıydı. Demek ki o politika değişti Anavatan’da artık. Yani büyük devlet ihtiyacı yoktur burada, çağa uygun küçük devlet ihtiyacı vardır. Ekonomik hayatın, ticari hayatın dışında, gerçek devlet olmaya ihtiyaç vardır. Yani doğru dürüst bir ekonomik sistem içerisinde yapıcı bir şeyler geliştirirseniz devletin kapısında beklemez insanlar.

 


Bir cümleyle

Ekonomi: Hayatın kendisi

Para: Araç

Borsa: ilgilenmem

Döviz: Ekonominin parçası

Hükümet: Tiyatro

Özelleştirme: Gereklilik

Ticaret Odası: Etkisiz

Medya: Zayıf

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 804 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler