1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Enosis ve Taksim, Anayasa bakımından illegaldir…”
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Enosis ve Taksim, Anayasa bakımından illegaldir…”

A+A-

SOSYAL MEDYADAN GÜNCEL…

 

Kıbrıslırum yazar Kiriakos Cambazis’ten Akıncı ve Anastasiadis’e mektup:

 

Kiriakos Cambazis

enosis.jpg

Kıbrıslırum yazar Kiriakos Cambazis, sosyal medyadan dün paylaştığı yazısında, iki toplum lideri Akıncı ve Anastasiadis’e hitaben “Enosis ve Taksim, Anayasa bakımından illegaldir” dedi.

Kiriakos Cambazis’in yazısını İngilizce’den Türkçeleştirerek ve özetle çevirerek okurlarımızla paylaşıyoruz:

“Sevgili liderlerimiz Anastasiadis ve Akıncı,

Enosis/Birleşme veya Taksim/Ayrılma’ya yol açan herhangi bir eylem, Anayasa bakımından illegaldir. Kıbrıs devletinin kurumları Enosis’in geçmişine dair bırakın okullarda kutlamayı, buna atıfta bulunmalarına dahi bu bakımdan izin yoktur. Böyle yapılacak olursa, bu anayasa maddelerini ve kurallarını ihlal anlamına gelir.

Eğitim Bakanlığı’na eğer uygun görürse Enosis hakkında öğrencilere hitap etme hakkı verilmesine de katılmıyorum.

Eğitim Bakanlığı’nın hazırlayacağı bir duyuru, eleştiri içerecek anlamına gelmez ve gerçekleştirilmemiş bir vizyonun hatırlatılması demektir. Resmi olarak böylesi bir konunun var olmadığı belirtiliyor olsa dahi, bu konu bir toplumun üyelerinin bilinçaltlarında korunmaya devam edilir. Bu konunun “Zamansız” olduğu yönündeki açıklama da, başka koşullar altında veya milliyetçi güçler iktidara gelirse konunun tekrar ele alınmayacağı anlamına gelmez.

“Zamansızlık” taksim/ayrılmadır. Eğer bir taraf taksimi “zamansız” olarak nitelerse ve eğer milliyetçi güçler (federal) oluşturucu diğer devlette iktidara gelirlerse, bir veya diğer devletçik eğer enosis ve taksim için duyurular hazırlarlarsa, Kıbrıs’ta ne olur? 1963’tekine benzer koşullar yaratılmaz mı? Federal devlet bu duruma müdahale edebilecek midir? İşte tam da bu nedenle ne enosis, ne de taksim “zamansız” olarak tarif edilmemelidir. Bu fosilleşmiş sloganlar ve içi geçmiş düşünceler, yurdumuz için yıkım demektir.

NE YAPMALI

Liderler bu anlaşmazlığı geride bırakarak şimdi buluşmalıdırlar, yarın değil. Yurttaşların moral bozukluğunu gidermek ve morallerini yükseltmek için bu yurdun yurttaşlarının iletişimini kolaylaştırmak maksadıyla ilk alacakları kararlar şunlar olmalıdır:

  1. Maraş barikatının açılması
  2. Telefon hatlarının birleştirilmesi ve
  3. Araçlar için çifte sigortanın kaldırılması.

Herhangi önemli bir zorlukla karşılaşmaksızın derhal uygulanabilecek başka önlemler de vardır.

Yukarıda saydıklarım liderlerimiz Anastasiadis ve Akıncı tarafından zaten kabul edilmiş ancak hiçbir zaman uygulanmamıştır. Artık liderlerimizin ileri bir adım atarak sivil topluma yetişmesi gerekiyor. Yalnızca kapalı kapılar arkasında tartışmakla yetinmesinler. Toplumun onlardan beklentisi, insanların gündelik yaşamında olumlu ve doğrudan etki yaratacak bazı adımlar atmalarıdır.

Sayın Anastasiadis ve Sayın Akıncı, daha büyük konuları çözmeyi beklemek yerine böylesi küçük konulardan başlayınız. Yara almış bulunan bir çözüm umudunu yeniden canlandırmak için bir şeylerin yapıldığını sivil toplumun hissedebilmesi için bunu yapın.

Ve sonra da ana sorunları çözme zamanı gelir, Kıbrıs’ta tam bir düzenleme için imzalarınızı attıktan sonra küçük konular da daha sonra çözülmek üzere bir tarafa bırakılabilir…

Sevgili liderler Anastasiadis ve Akıncı, sizler Kıbrıs’ın kaderini ellerinizde tutuyorsunuz, sizlerin ne kadar cesur ve kararlı olduğunuzu kanıtlamanızı bekliyoruz…

Buna cesaret ediniz! Yanınızdayız! Ve hem bize, hem de çocuklarımıza geleceğimizi veriniz…

(Kiriakos Cambazis – 24.2.2017 – İngilizce’den derleyip Türkçeleştiren: Sevgül Uludağ.)


Ulus Irkad’dan…

“İkinci Dünya Savaşı’na katılan Baflı Ali Hilmo Adataş’ın maceralı ama acınaklı Yunanistan öyküsü…”

ulus.jpg

Araştırmacı yazar Ulus Irkad, sosyal medyada, İkinci Dünya Savaşı’na katılan Baflı Ali Hilmo Adataş’ın acı öyküsünü paylaştı. Ulus Irkad şöyle yazdı:

“Baflı Ali Hilmo Adataş’ın 1940 yılında yaşı daha 17'diydi. İngiliz dönemiydi ve İkinci Dünya Savaşı henüz Polonya'nın Nazi işgaliyle yeni başlamıştı. Anne ve babasının karşı çıkmasına rağmen yaşını büyüterek askere girdi. Amacı savaşa katılıp Nazilerle mücadele etmekti. Anne ve babasının paralanmaları fayda etmedi. Önce Polemitya er eğitim kampı sonra da ver elini Mısır. Sonra da Yunanistan... Yunan dağlarında büyük bir bozgun yaşandı ve beş bin kişilik alayın (Cyprus Regiment) dört bini bir anda Nazilere esir düştü. Selanik’te bir Kıbrıslırum arkadaşıyla lağım borusunun içinde öldürülme ve takip edilme pahasına, o kaçılmaz denen büyük kamptan kaçıp, kendini karşı dağlara attı. Ve orada Komünist partizanlarla birlikte senelerce Nazilere karşı savaştı. Savaşın sonunda Komünistlerin de izniyle Selanik'e indi ve daha önce tanıştığı Komünist partizan bir Yunanlı kadınla yuva kurdu. Bir oğlan çocukları oldu. Artık Normandiya Harekatı başlamıştı. Scotland Yard bir gece onu limanda çalışırken buldu ve bir kayıkla diğer kaçak dolaşan Kıbrıslıtürkler’le, İzmir Çeşme'ye kaçırdı. Hanımı ve çocuğu artık çok gerilerde kalmıştı. Mısır'dan-Kıbrıs Baf'a geldiğinde ailesi ve arkadaşlarıyla aşağıdaki fotoğrafları çektirdi. Sonra çok iyi bir yuva kurdu. Altı çocuğu oldu ve onları hep okuttu. Ama hayatı boyunca hep içinde bir acı kaldı. Selanik’te bıraktığı hanımı ve küçük yeni doğmuş oğlu... Ölmeden önce 1995 yılında onunla son defa konuştuğumda bana şunları söylemişti:"Gitmeyi çok istedim ama olaylar bırakmadı. EOKA, sonra 1963 sonra da 1974... Şimdi gitsem ben onları yine bulurum. Oğlumu da, hanımımı da bağrıma basarım". Gözleri dolu doluydu. Kısa bir müddet sonra da öldüğünü duydum hep içindeki vicdan sızıyla gitti.. Yıldızlar ona hep yoldaş olsun...”

(ULUS IRKAD – Şubat 2017)

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1921 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar