1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “ENOSİS” kuşağından “Bağımsızlık” kuşağına…
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“ENOSİS” kuşağından “Bağımsızlık” kuşağına…

A+A-

***  “Kayıp” Gagullu ve Yannis’in yakını Takis Hacıdimitriu, bildiklerini paylaşıyor, yaşadığı fırtınalı hayatı anlatıyor…

Takis Hacıdimitriu bir diş hekimi ancak onu diş hekimi olarak değil, daha çok bir entelektüel, bir edebiyatçı, bir yazar ve bir politikacı olarak tanıyoruz… Onu iki toplumlu etkinliklerden tanıyoruz – yıllardır bıkmadan usanmadan iki toplumu bir araya getirecek etkinliklerde aktif biçimde yer alıyor, elinden gelen her tür katkıyı bu toprakların birleştirilmesi için yapıyor. Takis Hacıdimitriu aynı zamanda iki toplumlu kültürel mirasın korunmasına ilişkin teknik komitenin de başkanı. Bu komite, adamızın kuzeyinde ve güneyinde çeşitli tarihi eserlerin restorasyonu için, iki toplum liderliğinin onayıyla ve onların vermiş olduğu görev çerçevesinde çalışıyor.
Takis Hacıdimitriu bir gün beni arayarak, öyküsünü kaleme aldığım “kayıp” Gagullu’nun akrabası olduğunu söylediğinde şaşırmıştım. Gagullu’yu da, onun “kayıp” eşi Yannis’i de hatırlıyordu… Onunla HAMUR’da buluşarak sohbet ettik… 1963 yılında Lefkoşa’da bandabuliya yakınlarındaki evinde öldürülen Gagullu ile eşi Yannis, daha sonra Tekke Bahçesi’ne gizlice gömülmüş ve ortadan “kayıp” edilmişti. Kimseye bir zararları olmayan, kendi halinde yaşayıp giden yaşlı Gagullu ve eşi Yannis’i çifte cinayetle öldürenler, bazı Kıbrıslıtürkler’di… Hatta Gagullu Hanım’ın kollarındaki bilezikleri ve ellerindeki yüzükleri alabilmek için ellerini kestikleri de anlatılıyor bazı görgü tanıkları tarafından – çünkü Gagullu, şişman bir hanımdı ve yatalaktı… Yüzükleri bir türlü parmaklarından çıkaramamışlar… Bu yaşlı karı-kocanın öykülerini bu sayfalarda yayımlamış, hatta bir akrabasını Londra’da bulmuş, Gagullu Hanım’ın bu akrabası da bize onun ilginç hayat hikayesini yazmıştı.
Takis Hacıdimitriu’yla Gagullu Hanım ve Bay Yannis’e ilişkin hatıralarına geçmeden önce, Kıbrıs’ın siyasi yaşamında oynamış olduğu önemli roller üstünde de durduk. 1967’de Yunanistan’da Cunta bir darbeyle işbaşına geldiği zaman Takis Hacıdimitriu, Yunanistan’da Demokrasinin Restorasyonu için Komite’yi kuran ilk kişi olmuştu – yalnızca Kıbrıs’ta değil, bütün dünyada bu komite bir ilk olmuştu. Cuntaya karşı Yunan direniş hareketiyle sıkı bağları vardı ve cuntaya karşı savaşta önemli roller üstlenecekti Kıbrıs’taki bu komite. Bu yüzden Kıbrıs’taki askeri polis, Milli Muhafız Ordusu içindeki bir kısım “tipler”, Cunta adına Takis Hacıdimitriu’nun, ailesinin ve arkadaşlarının hayatlarını cehenneme çevirecek, sürekli ölüm tehditleri altında yaşayacaklar ancak mücadelelerine hiç kesintisiz devam edeceklerdi.
Takis Hacıdimitriu, Kıbrıs’ta olacak olanları önceden öngörebilme yetisiyle de tanınıyor çünkü olayları iyi analiz edebiliyor… Henüz 1963’te iki toplumlu çatışmalar başlamadan önce, henüz Makarios 13 maddelik planını ortaya koyduğu zaman, , “Bu gelişmeyle birlikte sorunlar çıkacak ve adanın taksimine doğru gidilecek” diye yazmıştı. 1974’te Kıbrıs’ta Cuntacılar’ın bir darbe yapmasıyla birlikte bunun Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sonu olacağını yazmıştı… Felaket bulutlarını görebiliyordu çünkü ayakları yere basıyordu ve olabilecekleri siyasi analiz yeteneğiyle öngörebiliyordu…
Onunla “kayıp” akrabaları Gagullu ve Yannis’in yanı sıra bunları da konuştuk.
Takis Hacıdimitriu’yla röportajımız şöyle:

SORU: Sayın Takis Hacıdimitriu, 78 yaşındasınız…
TAKİS HACIDİMİTRİU
: Evet, 78 yaşındayım…

SORU: Nerede doğdunuz?
TAKİS HACIDİMİTRİU: Lefkoşa’da dünyaya geldim, annem Omorfolu’dur, babam ise Mesarya’da Pirga (şimdiki adıyla Pirhan) köyündendir. Prastyo’ya (şimdiki adıyla Dörtyol) yakınındadır bu köy.
Biliyorsunuz geçmişte o yıllarda insanlar köylerden şehere gelirlerdi işlemeye, evlerini de Lefkoşa Surlariçi dışına inşa ediyorlardı. Bizim evimiz de Aydemet ile Kanlıdere arasında bir yerdeydi. Pazartesi devam edecek...

-------------------------

İşte Kıbrıslıtürkler’in hayatını kurtaran Maronit papaz…

1963 yılında Ayvasıl katliamını gerçekleştirdikten sonra, Kıbrıslıtürkler’le Maronitler’in birlikte yaşadığı Aya Marina (şimdiki adıyla Gürpınar) köyünde de katliam gerçekleştirmeyi planlayan bir grup Kıbrıslırum’un önüne geçen ve planlanan katliamı durduran şahıs, köyün Maronit papazı Andreas Frangu idi…

Maronit okurlarımızın görgü tanıklığına göre, Maronit papaz Andreas Frangu, ağırlıkla Koççinodrimitya’dan gelen Kıbrıslırum çetecileri köydeki Profiti İlias Kilisesi’ne çağırmış ve kendilerine bu köyde katliam yapamayacaklarını söylemişti… Frangu, bu çetecileri geldikleri yere yollatmış ve Kıbrıslıtürkler’in öldürülmesinin önüne geçmişti.
Maronit papaz Andreas Frangu’ya dönemin Kıbrıslıtürk toplumu lideri Dr. Fazıl Küçük bir mektup göndererek kendisine Aya Marinalı Kıbrıslıtürkler’in hayatını kurtardığı için teşekkür etmişti. Andreas Frangu bu mektubu yaşadığı sürece saklamıştı… Bu mektubu gördüğünü hatırlayan Aya Marinalı Kıbrıslıtürkler de var…

 

Bu yazı toplam 1249 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar