1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. En Temel İnsan Hakkı
En Temel İnsan Hakkı

En Temel İnsan Hakkı

Geçtiğimiz akşam Mağusa yolundaydık... Bu ülkenin kokusunu, tadını severim. Günün her saatinin kendine özgü bir karakteri olduğunu düşünürüm. Ama geçen akşam Mağusa yolundaki yol neredeyse işkenceye dönüştü. Yol boyu devam eden yoğun bir lağım kokusuyla..

A+A-



Geçtiğimiz akşam Mağusa yolundaydık...
Bu ülkenin kokusunu, tadını severim. Günün her saatinin kendine özgü bir karakteri olduğunu düşünürüm.
Ama geçen akşam Mağusa yolundaki yol neredeyse işkenceye dönüştü.
Yol boyu devam eden yoğun bir lağım kokusuyla...
Bunun nereden kaynaklandığını anlamakta oldukça zorlandık ama uzun da sürmedi.
Haspolat arıtma tesisi uzun yıllardır Mesarya bölgesine ciddi rahatsızlık veriyor.
Sadece evsel atıklar değil, vidanjör ve endüstriyel atıkların da akıtıldığı tesis kapasitesinin üzerine çıkınca taşmalara neden oluyor. Dahası kaçak vidanjör boşaltanların da yarattığı ayrıca bir sorun var.
Bu atıklar üstelik ekin sulanırken de kullanılıyor ve ne kadar sağlıksız olduğu bilinmesine rağmen de umursanmıyor.
Ve şimdilerde ilk kez bu atıklar Mağusa’ya kadar ulaşmış durumda.
Belediye Başkanı Oktay Kayalp, "bu son yılların en büyük çevre felaketi ama elimiz kolumuz bağlı kaldık" diyor.
Bugüne kadar yeni Haspolat arıtma tesisinin bu soruna sonsuza kadar son vereceği düşünülüyordu.
En azından proje böyle tanıtılmıştı.
Ancak konunun uzmanlarıyla konuşunca projenin aslında hiç de öyle olmadığı anlaşılıyor.
Aslında proje son derece güçlü bir proje. 2025yılı nüfusu da öngörülerek, Lefkoşa’nın vidanjör atıklarıyla evsel atıklarını arındıracak şekilde tasarlanmış.
Proje %70-%30 dengesiyle Kıbrıs Rum tarafıyla birlikte yürütülüyor. Finansmanın %70’i Güney Lefkoşa, %30’u ise, Kuzey Lefkoşa adına AB’den sağlanıyor.
Projenin belli şartları ve kuralları var. Sadece evsel atık ve vidanjör atıklarını arındıracak şekilde tasarlanmış.
Ve bugüne kadar çok iyi bir yöntemle olmasa da boşaltılan endüstriyel atıklar tamamen ortada kalacak.
Nor altı suları ve mezbaha atıkları.
Aralık ayında hayata geçmesi beklenen tesis hiçbir şekilde endüstriyel atık depolayabilecek durumda olmadığından örneğin, bu çalışmalara yıllarını vermiş LTB Kanalizasyon Şube Eski Amiri Nevzat Öznel, devletin bu soruna sahip çıkması gerektiğini söylüyor.
Tabii ki Güney’de var olan endüstriyel atık tesisinin bir benzerinin de mutlaka merkezi bir yere yapılması gerektiğine işaret ediyor.
Bugüne kadar bu hiç gündeme gelmemiş.
Bundan sonra da bugün başlansa daha yıllarca sorunun kalıcı zararlar vererek devam edeceği de ortada.
Dr. Umut Altunç, giderek artan çevre kirliliğinin artık salgın hastalık riskini de beraberinde getirdiğini söyleyerek uyarıda bulunuyor.
Ve ekliyor;
"Temiz hava ve su en temel insan hakkıdır"
Konunun frakında mısınız?
En temel insan hakkından mahrum şekilde yaşayıp bunu normalleştiriyoruz.
En temel insan hakkımızı alamadığımız gibi, galiba yeterince de talep etmiyoruz. Yoksa yıllardır içinde yaşadığımız sorunlar bugün boyumuzu aşar noktaya gelmezdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 774 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler