1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. En İyilerin Sahip Olduğu Özellikler
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Yazarın Tüm Yazıları >

En İyilerin Sahip Olduğu Özellikler

A+A-

 

Eğitim sistemimiz birçok açıdan eleştiri almaktadır. Bu eleştirilerin en önemlisi de eğitim sisteminin; çağdaş olmayan, eğitimdeki yeni yaklaşım ve kuramlardan çok uzakta unsurlar taşıyor olmasıdır. Bu durumun temel nedeni de statüko halini alan geleneksel anlayışa sıkı sıkı bağlı olma olgusudur. Ne yazık ki çoğu zaman bu olgu değişimin önündeki en büyük engel olarak kaşımıza çıkmaktadır. Son dönemde hazırlanan “Sınıf Geçme Sınav Tüzüğü”ne yönelik eleştiriler bu duruma en iyi örnektir. Bu örnekte olduğu gibi genel davranış şeklinin; eleştirilen unsurun içeriği bile bilinmeden sadece değişimi reddetmek adına, ortaya çıkanın tam tersi yönünde pozisyon alma olduğunu söyleyebilirim.

Oysa eğitim sistemimizde çağdaş olmayan, eğitimdeki yeni yaklaşım ve kuramların çok uzağında olan daha da önemlisi sürdürülebilir olmayan onlarca uygulama bulunmaktadır. Bunlara ilaveten günün ihtiyaçlarına yanıt verecek yeni uygulamaların da sisteme entegre edilmesi gerekliliği bulunmaktadır.

Bir ülkenin ekonomik kalkınmasını o ülke halkının, kişisel ve toplumsal gelişimine bağlıdır. Eğitim sisteminin ülke kaynaklarının büyük bir kısmını tükettiği göz önüne alınırsa, eğitimde ne kadar bilimsel bir plânlamanın yapılması ve bu planlamaya göre de gerekli değişikliklerin taviz verilmeden gerçekleştirilmesinin şart olduğu anlaşılabilir.

Dünyadaki çağdaş eğitim sistemlerine baktığımızda şu durumu açıkça görebiliriz. Eğitim sistemleri iyi olan ülkelerin kişi başına düşen milli gelirleri de yüksektir. Bu durum bir paradoks mudur? Yani gelirleri yüksek olduğu için mi eğitimleri iyidir yoksa eğitimleri iyi olduğu için mi gelirleri yüksektir? Bu konuda çeşitli tartışmalar yapabiliriz ancak bu durumdaki ülkelerin tarihsel gelişimine baktığımızda iyi eğitim sistemleri kurdukları için geliştiklerini rahatlıkla görebiliriz.

  İşte tam bu noktada size bir rapordan bahsetmek istiyorum: “MBC TIMES” tarafından 2015-2016 öğretim yılı değerlendirmelerine göre “Dünyanın En İyi 20 Eğitim Sistemi” raporu yayımlandı. Rapora göre dünyanın en iyi 20 eğitim sistemi şunlar: (1) Güney Kore, (2) Japonya, (3) Singapur, (4) Hong Kong, (5) Finlandiya, (6) Birleşik Krallık (İngiltere), (7) Kanada, (8) Hollanda, (9) İrlanda, (10) Polonya, (11) Danimarka, (12) Almanya, (13) Rusya, (14) ABD, (15) Avustralya, (16) Yeni Zellanda, (17) Israil, (18) Belçika, (19) Çek Cumhuriyeti, (20) İsviçre…

  Aslında raporda dikkat çeken önemli bir kısım daha var. O da; dünyanın en iyi 20 eğitim sisteminin ortak özellikleri… İşte o özellikler:
1. Okula başlama yaşı 7
2. Küçük yaştaki öğrencilere ev ödevi verilmiyor.
3. 13 yaşına kadar sınav yok.
4. Tüm sınıflarda farklı yetenek ve özellikteki öğrenciler bir arada bulunuyor.
5. Özellikle fen alanındaki sınıflarda maksimum öğrenci sayısı 16
6. Her gün çok fazla miktarda öğrencilere serbest zamanlar veriliyor.
7. Öğretmenlerin eğitim düzeyleri en az yüksek lisans (master) derecesinde.
8. Öğretmenin eğitimi ve gelişimi devlet tarafından karşılanıyor.

Şimdi esas soruyu soralım: Bizim eğitim sistemimizde bu özelliklerden hangisi veya hangileri bulunuyor. “Hiçbiri” dediğinizi duyar gibiyim… Oysa bunları gerçekleştirmek için (en azından bazılarını) çok büyük ekonomik yetiye de ihtiyaç yok. Ancak çok daha farklı yetilere ihtiyaç olduğu da aşikar… Örneğin; stratejik plan yapabilme, çağdaş eğitim kuramlarını içselleştirebilme, yeni yaklaşımları anlayabilme ve tabi ki değişim ihtiyacımız olduğunu kabul etme…

--------------------------------------------------------


Aklınızda Bulunsun

 

Hala Sultan İlahiyat Koleji Sorunu

Geçen hafta yine bu köşede yayımlanan yazıda; Yüksek İdare Mahkemesi, Hala Sultan İlahiyat Koleji ile ilgili verdiği kararla nur topu gibi bir eğitim sorunumuz daha olduğunu okumuşsunuzdur. Doğrusunu söylemek gerekirse bu sorun yeni değil. Zihnimizi biraz zorlarsak, yedi Eğitim Bakanı eskiten bu tartışmanın temellerinin, Haspolat Meslek Lisesi içerisinde “İlahiyat” bölümünün açılmasıyla patlak verdiğini hatırlarız…

Aslında Yüksek İdare Mahkemesi’nin verdiği karar yönetsel bir karar. Yani okulun kurumsal yönetimiyle ilgili yapılacak düzenlemelerle bu sorun çözülebilir. Ancak Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde eğitimsel sorunlar çözümü pek mümkün olmayacak. Çünkü bugünkü yapısıyla Hala Sultan İlahiyat Koleji’ndeki eğitimsel yapılanma sürdürülebilir değildir. Örneğin; ortaokul kademesinde İngilizce ağırlıklı bir kolej programı takip eden öğrencilerin hiçbiri lisede GCE veya A-Level programlarını tercih etmiyor. Bu ve bunun gibi daha birçok soru sorabilir bu soruların yanıtlarını vermekte de zorluk yaşayabiliriz. Ancak bu okulla ilgili en büyük açmazlardan birisi; Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin, Kıbrıs Türk Toplumu tarafından eğitime dışardan bir müdahale olarak algılanıyor olmasıdır. Bu durum ortadan kalkmadıkça, sorunun da çözülmesi mümkün olmayacaktır. 

-------------------------------------------------------


Biliyor muydunuz?


Öğrenmede Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

Hollandalı eğitim bilimci Doç. Dr. Piet Kommers’in “öğrenme kültürü” hakkındaki makalesinde oldukça sıra dışı bir tanımı var... Kommers’e göre “öğrenme, sizle beraber her yere gidebilmelidir” diyor…

Kommers, “Çocuklar neden öğrenir?” sorusuna çok çarpıcı bir yanıt veriyor, “Öğretmenden kurtulmak için…” Böyle bir yanıtın doğruluğunu da şu gerekçelerle açıklıyor: “Çünkü öğretmenler çoğu zaman öğrencinin neyi bilip neyi bilmedikleri ile ilgilenmezler. Onlar, sadece sıradaki konuyu öğretmeye odaklanırlar…” Dahası Kommet, öğrenme ve öğretme ile ilgili ciddi yanlış inanışlarımız olduğunu dile getiriyor. İşte doğru bildiğimiz yanlışlar:
• Oturarak daha iyi öğrenilir.
• Öğrenme tamamen sesiz ortamlarda olur.
• Çalışkanlar daha iyi öğrenir.
• Tüm sınıfa uygulanan yöntem en iyisidir.

Oysa bunların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Dahası birçok araştırma yukarıda bahsedilen uygulamaların hatalı olduğunu ortaya koymuştur… Sonuç olarak Kommers’e göre öğrenmenin, oyun ve çalışma ile beraber düşünülmesi gerektiği ve etkili öğrenmenin de bu üç kavramın arakesiti olduğudur….

Bu yazı toplam 1577 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar