1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. En cömert program HP’de: “YOK YOK”
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yazarın Tüm Yazıları >

En cömert program HP’de: “YOK YOK”

A+A-

Partiler neleri hedefliyor, programlarında neler var?

 

  • “Anayasa’nın geçici 10’uncu maddesi kaldırılıyor.”
  • “Polis teşkilatı Sivil otoriteye bağlanıyor.”
  • “Müşavirlik tarih oluyor.”
  • “Türkiye’den Sorumlu Bakanlık” kuruluyor.”
  • “Vicdani Ret Hakkı hayata geçiyor.”
  • “İkinci İş Yasağı uygulanıyor.”

KIBRIS SORUNU
HP’ye göre “İki kesimli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayanan ve iki kurucu devletten oluşacak federal çözüm” yeniden tartışılmalı.

ETKİN VE FİİLİ KONTROL
KKTC’DE DEĞİL
“KKTC”nin adanın kuzeyinde “otorite” olmadığı HP programında yer alan en “cesur” ifadelerden biri.

 

Partilerin siyasi yol haritaları bir anlamda “Hükümet Programı” özelliğini de taşır. Vaatler kadar, bunun gerçekleşebilme potansiyeli de önemlidir.
Çünkü hayaller ve istekler sınırsız, imkanlar ve kaynaklar ise sınırlıdır.
2018 seçimi öncesinde, Kıbrıs’ın kuzeyine dair manzarayı hemen herkes doğru okuyabiliyor.
Pek çok çözüm önerisi de aslında ortak.
Ama mesele kimin “kararlılık, cesaret ve irade” göstereceğinde odaklanıyor.
Ve elbette program kadar kadroların yeterliliği, donanımı, kapasitesi bir fark olarak ortaya çıkıyor.
Halkın Partisi’nin söylemlerinin odağında “biz hiç hükümet olmadık” var. Böylece kendini mevcut çürümüşlükten soyutluyor.
Partinin ilk programında geçmişten günümüze ülkeyi yöneten siyasiler kadar “toplumsal değerler aşınması”na da dikkat çekilmiş, aslında doğru bir saptama yapılmıştı.
Seçim programında ise tüm günahlar yalnızca “siyasiler”in boynuna asıldı.
“Toplumsal değerler” temize havale edildi.
“Menfaat dağıtarak geleceğimizi çalanlar ile bu düzenin parçası olanlardan kurtulmanın zamanı çoktan gelmiştir” görüşü, programın dahi önünde tutulan bir slogan gibi varlık sebebini oluşturuyor.

 

Mavi boncuk mu gerçek mi?

Halkın Partisi seçim programında eğitimden sağlığa, avcılıktan yurttaşlığa, kamudan Türkiye’yle ilişkilere çok geniş bir yelpazede hemen her konuya değinilmiş.
Hükümet deneyimi yaşamamış olmanın da “rahatlığıyla” bolca “vaat” yağdırılmış.
Tümünü okuduğunuz zaman görüyorsunuz ki herkes için mutluluk var...Ya da “yok yok” adeta !

 

Peki altını çizdiklerim neler?

Eğitimde örneğin Din dersi yerine “Dinler Tarihi” bağlamında evrensel bir içerikten söz ediliyor.
Sağlıkta “Kamu sağlık çalışanı olan her çalışan için ikinci iş yasağı uygulanacak; hem kamuda hem özelde çalışmayı seçen hekimler için sözleşmeli statüde çalışma seçeneği değerlendirilecek” deniyor.
Ekonomide Türk Lirası erirken, şöyle bir öneri geliştirilmiş:
“Bireysel tüketici kredilerinde geliri döviz olmayanların döviz ile borçlanmalarına sınırlama getireceğiz.”

Peki “popüler” konularda neler söylenmiş?

  • Göç yasasının olumsuz etkileri kademeli olarak düzeltilecek.
  • ‘Müşavir’ kadrosu kaldırılacak, mevcut müşavirlerin statüsü böyle devam etmeyecek.
  • Kamu çalışanlarının ikinci iş yapmalarını yasaklayan mevzuat uygulanacak.
  • Anayasanın geçici 10. maddesi kaldırılacak.
  • Polis teşkilatı sivil otoriteye bağlanacak ve yeniden yapılandırılacak.
  • KKTC’de “Türkiye ile ilişkilerden sorumlu” bir bakanlık kurulacak.
  •  “Vicdani Ret Hakkı” hayata geçirilecek.
  •  “Yeni taş ocağı izni verilmeyecek.”

Çok tartışılan “yurttaşlıklar” hakkında HP de tüm diğer partiler gibi yeni bir yasa sözü veriyor,  “nitelikli ikamet şartına dayalı bir sistem” öneriyor.
“Nitelikli ikamet şartları”nın ne olduğu yok.
Bir de dikkatimi çeken Bakanlar Kurulu yetkisindeki “istisnai yurttaşlık hakkı”nı HP de onaylıyor, “somut kriterlere dayalı bir hale getirme” sözü veriyor.
 

“Sıfır tolerans”

Programda özellikle denetimlere yönelik sıklıkla kullanılan bir ifadeyi sevdim: “Sıfır tolerans!”
Özellikle çevre temizliği, güvenli gıda, iş güvenliği, emek sömürüsü gibi alanlarda etkin denetimle birlikte “sıfır tolerans” kavramının öne çıkartılması ciddi bir duyarlılık yaratabilir.

Halkın Partisi tam gün eğitim, tam gün sağlık, adaletli vergi düzeni, tertemiz çevre, işsiz gençlere teşvik, özel sektöre ilgi gibi bugüne kadar nereyse tüm partilerin defalarca vaat ettiklerini yeniden tekrarlıyor.
Trafikte topyekûn Ulusal Trafik Güvenliği Seferberliği ilan edilmesi, sosyal konutlar yapılması, mobil iletişimin ucuzlaması gibi “helal olsun” dedirten ezberler programda geniş yer tutuyor.
Programı okuduğum zaman şunu düşündüm, “Bir partinin bunları yapabilmesi için tek başına ve 100 yıl iktidarda kalmasına ihtiyaç var.”
Program bana gerçekçilikten uzak geliyor.
 

“Federal çözüm yeniden”

Halkın Partisi programında, Kıbrıs sorununa epeyce geniş yer ayırdı.
“Dengeli ve adil çözüm” vurgusu yapılıyor.
Ancak… “İki-kesimli, iki-toplumlu, siyasi eşitliğe dayanan ve iki eşit kurucu devletten oluşacak federasyon”  hedefinin de “yeniden tartışılması” gerektiğini belirtiyor.
“KKTC”nin adanın kuzeyinde “otorite” olmadığı HP programında yer alan en “cesur” ifadelerden biri.
Programda “Kuzey Kıbrıs’ta etkin ve fiili kontrolün tam anlamıyla KKTC otoritelerinde olmasını sağlamak” vaadi yer alıyor.
HP, Kapalı Maraş’a yönelik de eski bir “resmi” siyaseti tekrarlıyor: “Kapalı Maraş'ı, Kıbrıs Tük yönetimi altında eski sakinlerine devretmek.”

okumak isteyenler:
https://www.halkinpartisi.biz/secim-manifestosu/


 

Yarın: TDP nasıl bir yönetim hedefliyor?

 

 

Bu yazı toplam 2135 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar