1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. EMRE YAZGIN
EMRE YAZGIN

EMRE YAZGIN

Ses mühendisliği ve yapımcılık alanında ülkenin tek ismi...

A+A-

 

 

 

 

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde İşletme, Academy of Contemporary Music’te gitar performansı,  School of Audio Engineering’de ses mühendisliği ve Westminister University Audio Production’da ise yüksek lisansımı tamamladım.

 

Her şeyden önce dünyada ses mühendisliği uzun zamandır var olan ve gelişmekte olan bir alan. Ülkemizde müzik sektörü ve ses mühendisliği (ve profesyonel yapımcılık) yeni yeni buluştuğu için halen daha bocalama sürecinde olduğunu düşünüyorum.

 

Re-Chord Stüdyosu şu anda ülkemizin en büyük ve kapsamlı müzik stüdyosu. 5 yıl önce şu anda stüdyoyu ortak işlettiğimiz Kutay Alicik tarafından kuruldu. Bu beş yılda stüdyo çok gelişti, Re-Chord'un öncü olduğu bu sektöre birkaç stüdyo daha eklendi ve olmayan bir sektör yaratılmış oldu.

 

Tanju KONURALP

 

Ülkede, müzik alanında geçmiş yıllara kıyasla, oldukça hızlı bir gelişim söz konusu. Yurt dışında bulunan ve müziğin her alanında eğitim gören onlarca gencimiz, aldıkları eğitim doğrultusunda ülkeye dönerek, burada sanatlarını sergileme fırsatını yakalayabiliyor. Enstrümandan - teknisyenliğe, ses mühendisliğinden -  yapımcılığa birçok alanda, dünya standartlarında eğitim alan bu gençler, ülkede mesleklerini icra ederek, ülkenin de gelişimine büyük katkı koyuyor. Bu hafta ADRES KIBRIS okuyucuları için, bu gençlerimizden birisini, uzun yıllar yurtdışında eğitim görmüş ve ülkede şu an için ses mühendisliği ve yapımcılık alanında tek olan Emre Yazgın’ı konu aldık. Emre Yazgın ile mesleği ve mesleğini icra ettiği Re – Chord Music Studio hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

Öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz?

 

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde İşletme, Academy of Contemporary Music’te gitar performansı,  School of Audio Engineering’de ses mühendisliği ve Westminister University Audio Production’da ise yüksek lisansımı tamamladım. Eğitimimin ardından ise bir süre, İngiltere’de müzik yapımcılığı alanında aktif çalıştım. Daha sonra 2010 yılında, aynı alanda çalışmak üzere adaya dönüş yaptım. Bu gün Kutay Alicik ile birlikte ortak açtığımız Re – Chord Music Studio’da, ses mühendisi ve yapımcı olarak görev yapıyorum. Ayrıca birçok projede de gitarist olarak katkı koyuyorum.

 

Yurt dışında ses mühendisliği üzerine eğitim aldınız. Ada'da bu konuda başka uzman var mı? Alanınızın özellikleri nelerdir?

 

Ülkemizde şu an için, bu konu üzerinde eğitim alıp mesleği icra eden bir başkası yok. Özellikle ses mühendisliği oldukça geniş bir alan olarak kabul görmektedir. Müzik, televizyon, radyo, tiyatro gibi birçok alanı kapsıyor. Bunun dışında, elektronik devre dizaynı ve yazılımı gibi özel alanlarda da mesleğin icrası söz konusu. Ancak ses mühendisliğinin en etkin ve yaygın olduğu alanı, müzik olarak kabul edebiliriz. Müzik alanında ise yapımcılık, en çok rağbet gören alandır. Yapımcılık konusu, stüdyo içerisinde, müzikal fikirleri, soyut halde somut hale getirene kadar yaşanan bütün süreci kapsayan bir konudur. Ses kaydı, mixing ve mastering ismini verdiğimiz, kayıtların başlangıcından sonuna kadar ki uygulama sürecinden bir kaçı olarak kabul edilebilir.

 

Alanınızın dünyadaki önemi ile ülkedeki durumunu kıyaslar mısınız?

 

Benim kişisel olarak alanım ağırlıklı olarak müzik yapımcılığı olduğundan dolayı, ses mühendisliğinin bu yönü ile ilgili bir kıyaslamada bulunmak istiyorum. Her şeyden önce dünyada ses mühendisliği uzun zamandır var olan ve gelişmekte olan bir alan. Ülkemizde müzik sektörü ve ses mühendisliği (ve profesyonel yapımcılık) yeni yeni buluştuğu için halen daha bocalama surecinde olduğunu düşünüyorum. Fakat zaman içinde müzik yapımcılığı, sektördeki herkesin katkısıyla hak ettiği yeri alacaktır. Bu süreçte benim çok önem verdiğim ve ilerlemeyi sağlayacağını düşündüğüm şey, prodüksiyonların kapsamlı ve profesyonel bir proje gibi düşünülmesi ve bu şekilde hareket edilmesi gerektiğidir. Ciddi planlama, finansal kaynakların ayarlanması, on-prodüksiyon, alt alanların ilgili profesyonellere danışılarak veya devredilerek projelendirilmesi ve benzeri adımlar, kaliteli bir sonuç için çok önemlidir. Bu yönüyle baktığımızda maalesef dünya bizden çok daha ilerdedir.

 

 Ülke’de geçmişe göre, kayıt ve stüdyo çalışmalarını nasıl görüyorsunuz?

 

Re-Chord Stüdyosu şu anda ülkemizin en büyük ve kapsamlı müzik stüdyosu. 5 yıl önce şu anda stüdyoyu ortak islettiğimiz Kutay Alicik tarafından kuruldu. Bu beş yılda stüdyo çok gelişti, Re-Chord'un öncü olduğu bu sektöre birkaç stüdyo daha eklendi ve olmayan bir sektör yaratılmış oldu. Bu beş yıl içinde neredeyse tüm kazanç, dolaylı ya da direkt olarak tekrar stüdyoya ve müziğe yatırıldı. Bu da tabii ki gelişim demek. 5 yıl önce, profesyonel standartlarda bir albüm kaydı imkânsıza yakınken şu anda mümkün. Müziğin her alanında çok yetenekli insanlar bu adada yaşıyor ve sektörün gelişmesi ile bu yeteneklerin imkân verildiğinde ne kadar yaratıcı olabildiği ortaya çıkıyor!

 

 Ses mühendisliğinin yanında, müzisyenlik de yapıyorsunuz? Hangi enstrümanlar ve gruplar ile çalışıyorsunuz?

 

Uzun yıllardır gitar çalıyorum. Şu anda Fikri Karayel ile çalışıyorum. Bunun yanında stüdyodaki prodüksiyonlarda gerektiği durumlarda, klavye ve bas gitar konusunda da katkı koyuyorum. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 407 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler