1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Emekli Cumhurbaşkanı
Emekli Cumhurbaşkanı

Emekli Cumhurbaşkanı

Glafkos Kleridis, hem eski hem de emekli cumhurbaşkanıdır. İngiliz döneminden, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, toplumlararası çatışmaların yaşandığı, Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkarma yaptığı ve sonrası dönemlerde Kıbrıs siyasetinin önemli bir kişisi

A+A-

                                           

 

 

Glafkos Kleridis, hem eski hem de emekli cumhurbaşkanıdır.

İngiliz döneminden, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, toplumlararası çatışmaların yaşandığı, Türkiye’nin Kıbrıs’a çıkarma yaptığı ve sonrası dönemlerde Kıbrıs siyasetinin önemli bir kişisi olarak var olmuştur.

İyi eğitim ve terbiye ile yetişmiş bir hukukçudur. Rahmetlik Denktaş bey ile hem meslektaşlık yapmış, onunla Kıbrıs sorununu müzakere etmiş, eski dostluklarına rağmen siyaset yüzünden “düşman” gibi algılanmıştır.

Halbuki, bu iki insan birbiri ile ömür boyu sıkı arkadaşlık yapacak benzer karakterdedirler. İkisi de hazırcevap, zeki, şakacı, kendine aşırı güvenen ve “humor” sahibidirler. Basın onları, yaşıt diye takdim ettiğinde Denktaş bey kızar “ben ondan 4 yaş küçüğüm” derdi.

Ölünceye kadar sürecek arkadaşlıkları, ta 1963’te başlayan Kıbrıs çatışmaları yüzünden kesintiye uğramıştır. Her ikisi de kendi toplumlarının en üst seviyede yöneticisi olduklarından, taşıdıkları siyasi sorumluluk ve politik idealler yüzünden, birbirinden kopmak zorunda kalmıştır.

                                                                   ******

O nesil, geçmişte iki toplumun iç içe ve kardeşçe yaşadığını her zaman anar ve söyler. “Müslümanlık-Hristiyanlık” Kıbrıs’ı bölemedi ama “Türklük-Rumluk” ayırdı gitti.

Milliyetçilik kadar, bireylere ve toplumlara kötülük yapan, onları parçalayıp bölen, öldüren, toprağından, evinden eden başka bir ideoloji yoktur sanırım.

                                                                  *******

Onların çocukları yaşında olan bizim nesiller, zamanın da yardımıyla, büyüklerimizden farklı davranmaya karar verip “düşman toplumun” bireyleri ile barış için birlikte çalışıp arkadaş olmaya karar verdik..

Keti Kliridis ve Costas Şammas ile bu şekilde dost olduk. Akıl, ideal ve sevgi dostluğu..Keti gibi, Rahmetlik Raif ve Serdar Denktaş, babalarının siyasi görüş ve sorumluluklarından ari birbirleriyle ve diğer Kıbrıslırumlar ile iki toplumlu etkinlikler aracılığıyla dostluk kurdular.

Bizim gibi, resmi sorumluluğu olmayanlar çalıştığımız, binbir zorlukla biraraya geldiğimiz bazı insanlarla, ömür boyu sürecek arkadaşlık bağı kurmuştur.

Keti ve Costas ile 1991 yılında barış çalışmalarında tanıştık. Onlar sonradan 1997 yılında evlenme kararı aldı ve hepimizi sevindirdi.

Düğünlerine (27 Şubat 1997) katılmam için Denktaş bey izin vermiş ama barikatları kontrol eden asker “hayır” demişti. Rum barikatına gidip ordaki Rum polislere çiçek ve hediyemi teslim etmeme izin vermişlerdi! Birisi kadın diğeri erkek iki sivil polis eşliğinde teslim törenini yaptım. Ağlıyordum..Rum polis “niçin gitmiyor ve hediyenizi siz vermiyorsunuz?” diye hayretle sormuştu.

                                                              ******

“Zaman” milliyetçileri yendi ve Kıbrıs AB’ye girdi. Böylece, arkadaşlıklarımız, görüşmelerimiz sorunsuz hale geldi..

2003 yılından beri özgürüz..Çat kapı arkadaşlarımıza gidebiliyoruz.

Bir süre önce bir Pazar öğlen vakti Keti’yi arayıp “ne alemdesiniz?” diye sordum. “Atlayıp Larnaka’ya gelin, Costas’ın abisi ve yeğeni ile balık yemeğe gideceğiz. Sonra da evimize gideriz” dedi. Bir saatte, deniz kenarındaki  Larnaka “Bahçeler” köyüne yetişmek zorlu bir işti. Baba Kliridis, şeker hastası olduğu halde Türk tatlılarını çok sever. Yolda baklava, kadayıf alıyoruz. Biraz rotarla varıyoruz ve lokantaya çıkıyoruz.

Yemekten sonra, Glafkos Kliridis, Keti, Costas ve üç köpeklerinin, 2 uzakdoğulu yardımcı kadının kaldığı sahil evine dönüyoruz. Emekli Cumhurbaşkanı, eski müsteşarı ile maç izliyor. Biz güneşli bahçeye çıkıyoruz. Kimimiz köpeklerle oynuyor, sahilde yürüyor kimimiz de ağaç buduyor. Maç bitti. Kliridis’in takımı yenildi. “İçeri gelin” diyor. Sigara içenlerin çekindiğini öğrenince “gelin gelin ben de puro içerim” diyerek teşvik ediyor. Üç-beş yıl öncesine kadar, Keti, babasının yemesine içmesine karışırdı. Ona bir gün dedim ki:” Bırak be canım, içkisini de purosunu da içsin, tatlısını da yesin” Zaman içinde, Kliridis 90 yaşına yaklaşınca Keti onu rahat bıraktı.

Her gidişimizde, bize gençlik yıllarındaki Kıbrıslıtürk tanıdıkları hakkında anektodlar anlatır. Sarayönü’ndeki mahkemelerde pekçok duruşmaya katılmış ve o zamanların çok ünlü Türk hakimleri, avukatları, ilginç tipleri ile yakın ilişki kurmuştu. Boyacı Rauf, Çoronik, Salim ve daha kimler....

Kıbrıs sorununu bir kenara bırakıp keyfimizi kaçırmıyoruz...

Güneş batınca en iyi viskilerini çıkarıyor, Küba puroları tütüyor..Keti viskiyi az koyunca espirilerle uyarı yapıyor. Bardağını dolduruyor..Türk tatlılarına sıra geliyor..

Keti’nin büyük babası Delhi doğumlu Hintli bir doktormuş, İngiltere’de Tıp okurken İskoçyakı bir hanımla tanışıp evlenmiş. Kızları da Glafkos Kliridis ile İngiltere’de tanışıp evlendiler ve Kıbrıs’a yerleştiler. 

Keti Hintli genlerini bir miktar taşıyor. Annesi birkaç yıl önce öldü. Larnaka’daki eve annesine daha rahat bakılması için taşınmışlardı.

Ancak eski cumhurbaşkanının deniz tutkusu çok fazla. Yıllarca özel yatı ile denize açılıyormuş. Halen, doksan yaşını geçmesine rağmen 6 ay boyunca, günde bir saat yüzüyor. Onu denize indirmek için çeşitli araçlar kullanıyorlar.

Yaşlılığı, sona doğru gidişini tevekkülle kabulleniyor. Siyasi partisinin veya siyasilerin işlerine karışmıyor. Tek çocuğu Keti ve damadı ile huzur içinde bir yaşlılık sürüyor..Gerçek bir emekli gibi..İstediklerini, durumu elverdiği oranda yapmaya çalışıyor...Bir gün öldüğü zaman herkes onun için “Çok güzel yaşadı” diyecek...

 

 

 

 

 

 

 

 

                        

 

Bu haber toplam 2267 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler