1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Elektrik konusu
Elektrik konusu

Elektrik konusu

Güney Kıbrıs’ta yaşanan felaket, Kıbrıs adasında yaşayan Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların neden barış içerisinde yaşaması gerektiğini ve birlikte yaşamın neden “ortak kader” olarak tanımlanabileceğini hepimize yeniden hatırlattı. Büyü

A+A-

 

Güney Kıbrıs’ta yaşanan felaket, Kıbrıs adasında yaşayan Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların neden barış içerisinde yaşaması gerektiğini ve birlikte yaşamın neden “ortak kader” olarak tanımlanabileceğini hepimize yeniden hatırlattı.  Büyük felaket aldığı canlar yanında sadece ciddi ekonomik krize değil aynı zamanda siyasi krize de neden oldu. Hem iç politik nedenler hem de yaklaşan Kıbrıslı Rum Başkanlık seçimleri nedeniyle Dimitris Hristofiyas’ın patlama gerekçe gösterilerek zor durumda bırakılması, kritik bir aşamaya gelen müzakere sürecini olumsuz etkileyebilir.

Ancak, şu anda gerek kendisinin gerek de partisi AKEL’in yaşadığı sıkıntılar göz önüne alırsa, krizin iyi yönetilmesi adına var olan olumsuz koşulları çözüme dönük göstereceği cesaretli adımlarla değiştirmesi de mümkündür.

Güney Kıbrıs’ta patlama sonrası yaşanan elektrik sıkıntısının, Kıb-Tek tarafından giderilmesi, rahatlatılması oldukça önemli bir konudur. Gerek Kıbrıs Türk tarafı ile bugüne dek her hangi bir “insani” temastan kaçan Kıbrıslı Rum yönetimi gerekse insani ihtiyaca cevap veren Kıbrıs Türk hükümeti açısından.

Elektrik konusu, her ülke için olduğu gibi Kıbrıslı Türk halkı için de hayati ve stratejik bir konudur. Stratejiktir, çünkü günlük politikalarla yönetilemeyen, güçlü yatırım ve dağıtım olanağı ile  iyi planlama yapılması gereken bir konudur. Enerji politikaları, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile ilgili bir gösterge olması yanında ülkeler arası ilişkilerde bir açıdan da güç unsurudur. Bu anlamda kamu sahipliği yanında kontrol ve yönetiminin çok dikkatli gerçekleştirilmesi kamu yararı açısından esastır.

CTP hükümette bulunduğu her dönemde elektrik konusuna özel önem vermiştir. Ülkenin elektriksiz kaldığı günleri aşmış olmanın ve Kıbrıslı Rumlara elektrik satmış olmanın temel yapılanması CTP hükümetleri döneminde gerçekleştirilmiştir. 2004 yılı ile başlayan hükümet döneminde elektrik sorununu tarihe havale etmek amacıyla, cesaretli kararlar alınarak, soruna kalıcı çözüm yönüne gidilmiştir.

Teknecik’te mevcut 120 MW (60+60) buhar santralına ek olarak önce 70 MW ve sonra da 35 MW olmak üzere, 105 MW gücünde dizel (Wartsila) santraller bu dönemde kurulmuştur. Kıb-Tek olanaklarına ilaveten, halkımızın katkıları ve Türkiye Cumhuriyeti’nden sağlanan destekle bu devasa yatırım yapıldı. Yine bu dönemde özel sektörün üretim kapasitesi kademeli olarak 45 MW’tan 87 MW’a çıkarılmıştır. Toplamda ülkedeki elektrik üretim kapasitesi 165 MW’tan 312 MW’a çıkarılmıştır.

 

CTP, elektrik üretim kapasitesini artırırken orta vadeli planlama üzerinden yatırım gerçekleştirdi. Uluslararası standartlara göre elektrik üretiminde olması gereken üretim-tüketim kapasite oranı yine bu dönemde istenen düzeye yükseltilmiştir.

Toplam 312 MW olan üretim kapasitemize karşılık, tüketimimiz belirli günlerde en fazla 250 MW civarına çıkmaktadır. Bu nedenle bugün en sıkışık durumda bile 50-60 MW düzeyinde yedek güç bulunmaktadır. 310 km uzunluğundaki iletim hatlarına ise bilindiği üzere 285 km daha ilave edilmiştir. Ve daha nice yatırımlar yine CTP hükümeti döneminin eseridir.

CTP’nin halkımıza sunduğu, bu ve buna benzer hizmet ve projelerin bugün Kıbrıs Rum halkı ile de paylaşılır olması bizim için çok önemlidir. Dünün “gürültüsü” içinde görülemeyen CTP dönemi kazanımlarının bir bir açığa çıkıyor olması da bir o kadar anlamlıdır.

 

 

 

Bu haber toplam 593 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler