1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. 'Ekonomik Program'da sona doğru
 Ekonomik Programda sona doğru

'Ekonomik Program'da sona doğru

Çalışmada Yüksek öğrenim, turizm, ticaret, tarım, imalat sanayi ve inşaat sektörü için temel politika önerileri hazırlandı.

A+A-

Başkanlık, 'Ekonomik Program'a yönelik çalışmaların son aşamasına getirildiğini açıkladı. Yüksek öğrenim, turizm, ticaret, tarım, imalat sanayi ve inşaat sektörünün ele alındığı çalışmada, bu sektörler için temel politika önerileri hazırlandı.


Başbakanlıktan yapılan açıklamanın tam metni şöyle;


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanlığı, ülke ekonomisi için gerekli ekonomik politikaların doğru zeminde tartışılmasını sağlamak, ülke ekonomisine uygun politikaların geliştirilebilmesine olanak vermek için sektör temelli bir çalışmanın yapılması amacıyla farklı Üniversitelerimizden ekonomistlerin katkılarıyla bir proje çalışması yapılmıştır.

Tamamlanan çalışmada KKTC ekonomisinin gelir kaynaklarını önemli ölçüde sağlayan altı değişik sektör; Turizm, Ticaret, Tarım, İmalat Sanayi, İnşaat ve Yüksek Öğrenim derinlemesine incelenerek sektörlerle ilgili spesifik politika önerileri geliştirilmeyle çalışıldı. Çalışmanın sektör temelli kısmına çerçeve oluşturmak ve toplamda çalışmanın bir bütünlük içerisinde olmasını sağlamak adına KKTC ekonomisi genel olarak değerlendirilmiş, ardından makroekonomik tespitler yapılarak sorunlar özetlenmiştir. Belirlenen sorunlara yönelik öncelikle vizyon ve sonrasında da makroekonomik politika önerileri geliştirilmiştir.

Ekonomide istikrarı sağlamak adına makroekonomik politikalar büyük önem arz etmektedir. Ekonomi politikaları geliştirilirken esasen bireylerin refahı baz alınarak geliştirilecektir. Bunun yanında ülkedeki sınırlı kaynaklar israf edilmeden, verimlilik ve etkinlik esas alınıp uygun alanlara yönlendirilerek kullandırılacaktır. Projede  ayrıca, Ülkenin kısıtlı iç pazar yapısı dikkate alınarak ekonomik gelişim için genel yaklaşımın dış pazar odaklı, katma değeri yüksek mal ve hizmetlerin geliştirilmesine yönelik olması öngörülmektedir. Bu nedenle özel sektörün yenilikçi ve ürün geliştirebilen bir yapıya dönüştürülmesi öngörülecektir. Özel sektörün üretim kapasitesinin gelişmesi istihdam imkânlarını artıracağı gibi, ekonomiden sızıntıları da azaltabilecektir. Bu esaslar dikkate alındığında ekonomik vizyon: “Ekonomide kapsayıcı büyüme sağlayarak, yerel istihdam yaratan, çevreyi koruyup geliştirerek kalkınan, topluma refah artışı sağlayacak, sosyal devlet olgusunu destekleyecek, kendine yeten, değişime ayak uydurabilen yenilikçi ve rekabetçi bir ekonomi oluşturma” hedefini gözetmesi öngörülmektedir.

Devletin yapacağı fiziki ve yasal düzenlemeler iş yapabilirliği kolaylaştıracak, ekonomide adaleti sağlayacak, tüketici hakları-sağlığı, rekabeti, çevreyi koruyacak ve geliştirecek yönde olmalıdırlar. Bu bağlamda KKTC ekonomisini canlandırıp harekete geçirmek için öncü sektörler olarak Yükseköğrenim, Turizm ve inşaat-konut sektörlerinin seçilmesi hedeflenmektedir. Bunun yanında orta vadede üniversiteler avantajını da kullanarak bilişim sektörünün oluşturulması doğru planlama ve yatırımlar ile desteklenecektir. Belirtilen öncü sektörlerdeki gelişimin ekonomiye etkileşimini artırmak ve sızıntıları azaltmak için tamamlayıcı sektörler olarak da sanayi ve tarım sektörü öngörülmektedir.

Belirlenen ekonomik vizyon ve sektörlerle ilgili öngörülere dayalı olarak ekonomide yeni bir yönetim anlayışıyla ekonomik yönetişim, kapsayıcı politikalar geliştirebilecek ve gerekli koordinasyonu sağlayacak şekilde yapılandırılması gerekecektir. Bu bağlamda yapılan bu çalışma, makroekonomik istikrar için, mali disiplinin sağlanması, finansman maliyeti düşürücü, kontrol altına alınan işsizliğin minimize edilmesi, kamu yönetiminde etkinlik, fiziki ve yasal altyapıların iyileştirilmesi ve dış ticaret rejimi ile ilgili politika önerilerini de içermektedir.

Bu çalışmada KKTC ekonomisinin gelişimi ve kalkınmayı sağlamak için makroekonomik politikalar ile mikroekonomik politikaların bir bütünlük içerisinde düşünülmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda mikro ekonomik reform ve politikalar esasen işletmeler üzerine yoğunlaştırılmalıdır. Bunun yanında yatırım ortamının iyileştirilmesi ve iş yapabilirliğin iyileştirilmesi, ürün geliştirme ve uzmanlaşma politikaları, işletme stratejilerini geliştirecek rekabet edebilirliği geliştirici politikalar, piyasalarda rekabet koşullarını sağlamaya yönelik düzenlemeler ve tedbirler üzerinde durulmasu önerilmektedir. Tüm bunlar ışığında çalışmada ele alınan sektörlerle ilgili öne sürülen temel politika önerilerinin bazıları şu şekildedir:

• Yüksek Öğrenim: Ülkemiz için yükseköğrenim bir başarı öyküsü olarak görülmektedir. Kısa bir süre içerisinde hem öğrenci hem de üniversite sayısı süratli bir artış göstermiş ancak bununla birlikte hem öğrenci kalitesi hem de kurum kalitesi olarak büyük bir çeşitlilik oluşmuştur. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen anket bulgularına göre Türkiye’den gelen öğrencilerin ülkemizde genellikle 2. tercih nedeniyle bulundukları, oysa 3. ülkelerden gelen öğrencilerin genellikle ülkemizin sunduğu yaşam koşullarını tercih ettikleri görülmektedir. Öğrenci harcamaları ile ilgili anket bulguları yabancı öğrencilerin 1,7 milyar Türk Lirası (GSYH’nin %20’si kadar) harcama yaptıklarını göstermektedir. Üniversitelerimizin artan talep karşısında kısa dönemli gelir yaratma hedefi yerine daha seçici davranıp kalite imajını güçlendirmeleri hem daha yüksek harçlarla öğrenci çekebilmelerini hem de uzun vadede öğrenci talebinde oluşacak yükselip alçalmalardan daha az etkilenmelerini sağlayacaktır.

• Turizm: Turizm sektörü ülke ekonomisinin lokomotifi olan hizmet sektörünün temel aktörlerinden bir tanesidir. Ülke turizm sektörü incelendiği zaman mevcut potansiyelini yeterince kullanamadığı görülmektedir. Sektörün potansiyelini artıracak şekilde sürdürülebilir gelişimin sağlanması için öncelikle orta ve uzun dönemli stratejiler ve buna bağlı olarak atılması gereken adımların belirlenmesi öne çıkan hedefler arasındadır. Ayni şekilde; son dönemlerde kullanılan ve sektöre göreli bir ivme kazandıran teşvik sistemi gözden geçirilerek geliştirilme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Tüm bunların ötesinde ülke turizminin sürdürülebilir gelişimi için hayati öneme sahip alternatif turizm için bir ‘strateji belgesi’ hazırlanıp ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Sektörün maliyet yapısı dikkate alınarak ‘ucuz turist’ konsepti ile “markalaşmış alternatif turizm” konseptinin yeniden tartışılması ve hedefin değiştirilmesi saptaması yapılmıştır. 

• Ticaret: İthalata bağımlı ve milli gelirin yaklaşık üçte birini ithalata harcayan bir ekonomide Ticaret sektörü ekonomide önemli bir yer tutmaktadır. Ticaret sektörü dış bağlantıları nedeniyle dış pazarlardaki gelişmelere en açık sektörlerin başında gelmektedir. Bu nedenle bu sektöre yönelik uygulanacak politikaların Kıbrıs sorunu kaynaklı olumsuzlukları dikkate alır nitelikte olması gerekmektedir. Ayrıca, ticaret sektöründe verimliliği ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla teknolojik ve lojistik yatırımların desteklenerek artırılması gerekmektedir. Bunun yanında sektörde satış sonrası dahil olmak üzere hizmet standartlarının iyileştirilmesi için gerekli sertifikasyonun özendirilmesi ve sonrasında gerekli denetimin yapılması gerekmektedir. Tüm bunların ötesinde, sektörde kümeleşme çalışmalarının zorlanması tüm pazarlara daha etkin erişimi sağlayabilecektir. Finansman maliyetlerini azaltmak ve fon akışını sağlamak için, faktöring, leasing, alacak sigorta sistemi gibi araçların oluşturulması ile de işletme sermayesi güçlendirilebilecektir. İthalat ve ihracat aşamalarına işlemlerin basitleştirilmesi ve elektronik ortamda işlem yapmaya imkân sağlayacak yapıların oluşturulması gümrüklerdeki zaman vergisini de azaltarak raf fiyatlarına olumlu etki yapabilecektir. Ayrıca, ülkedeki iflasların önlenmesi ve iflasların ekonomide yarattığı zincirleme etkisini asgariye indirmek için “Erken Uyarı Sistemlilerinin”  kurulması da öngörülmektedir.

• Tarım: Tarım sektörü, ülke ekonomisinin küresel ticarete entegre olması durumunda rekabet edip kazanç sağlayacağı sınırlı sayıdaki sektörlerden bir tanesidir. Başta erkencilik olmak üzere pek çok göreli avantaja sahip olmasına rağmen sektörün gerek fiyat istikrarı, gerek tüketici refahı gerekse de üretici refahı anlamında çok yönlü yapısal sorunlara sahip olduğu tesbiti yapılmıştır. Sorunların çözümündeki ilk önemli adımın piyasada pahalılık yaratan fiyat destek sisteminden, gelir destek sistemine geçiş olması önerilmektedir. Ayni şekilde tüketici refahını olumsuz etkileyen tarımsal ürünlerdeki ithalat rejimi de yeniden kurgulanmalıdır. Ülkede üretim avantajına sahip olduğumuz pek çok ürünün işleme kapsamındaki yetersizlik nedeniyle hizmet sektörü pek çok ürünü ithal etmekte, bu durumun değişmesi için de ürün işleme ve tarımsal katma değer yaratma anlamında kapsamlı programlar geliştirilmelidir.

• İmalat Sanayi: Sanayi sektörü de tarım sektörü gibi ülke ekonomisinin tamamlayıcı sektörlerinden bir tanesidir. Sanayi sektörünün durumuna bakıldığı zaman sektörün pek çok yapısal ve sistem kaynaklı sorun ile boğuştuğu tesbiti yapılmıştır. Mevcut sorunların başında ise, organize sanayi bölgelerinin altyapı sorunlarının giderilememesi, ihracattaki sorunlar, teknoloji yetersizliği, enerji maliyetlerinin yüksekliği vs. gibi konular gelmektedir. Söz konusu sorunların giderilmesi için halen kullanılan devlet kaynaklı teşvik sisteminin yeniden kurgulanması, yakın geçmişte kullanılmaya başlanılan faiz destek programlarının geliştirilmesinin önünün açılması öngörülmelidir.

• İnşaat: İnşaat sektörü ekonomide çok sayıda alt sektörü tetiklediğinden ekonomik büyümeye önemli oranda katkı yapabilen sektörlerin başında gelmektedir. Sektörde yaşanan mülkiyet bazlı belirsizliklerin giderilmesine yönelik politika uygulamaları sektörün gelişimi açısından hayati önem taşımaktadır. Ayrıca sektörde bir dönem yaşanan yabancı alımları ve bu kesimlerin yaşadığı ilave bürokratik sorunlar (tapu devri, altyapı vs.) merkezi ve yerel yönetimler tarafından hızlı ve uzmanlaşmış birimler tarafından ele alınarak çözümlenmesi sektöre olan güveni ve ilgiyi artıracağı tesbiti yapılmıştır.

Bu yapılan çok geniş kapsamlı araştırma sonucunda toparlanan bilgi ve veriler  önce Ekonomik Koordinasyon Kurulu, ardından da Reel Sektör Danışma Kuruluna sununulmuştur. Önümüzdeki dönem ekonomik işbirliği protokollerinin temelini de oluşturacak olan bu çalışmanın yakın bir gelecekte tüm toplumsal kesimlerin görüş ve tartışmasına açılması amaçlanmıştır.

 

Özkan Yorgancıoğlu
Başbakan

Bu haber toplam 1212 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler