1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'EKONOMİK OLARAK 2000’LERDEYİZ'
EKONOMİK OLARAK 2000’LERDEYİZ

'EKONOMİK OLARAK 2000’LERDEYİZ'

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat katıldığı bir TV programında çeşitli konularını değerlendirdi.

A+A-

 

 

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat katıldığı bir TV programında çeşitli konularını değerlendirdi.

BELEDİYE SORUNLARI

Lefkoşa Türk Belediyesi ile ilgili bir soruya karşı Talat, belediye konusunda  kanun gücünde kararname çıkarmanın hükümetin yetki alanında olmadığını ve kararnamenin hukuk dışı olduğunu söyledi.

Talat, 1995’te, hükümet ortağı CTP’nin yoğun çabasıyla yeni Belediyeler Yasasının yapıldığını ve belediyelerin o dönemden sonra gelişmeye başladığını kaydederek, buna paralel olarak akıllıca davranan belediyelerin iyi geliştiğini söyledi. Talat, belediyelerle ilgili olarak en yararlı adımların CTP dönemlerinde  atıldığına dikkat çekerek, ancak özellikle istihdamlar konusunda UBP’li belediyelerin kötü örnekler yarattıklarını ifade etti.

Lefkoşa Belediyesinin de çok aşırı istihdama gittiğine dikkat çeken Talat, belediyelerde başkan veya meclis üyelerinin halk tarafından seçilse bile halkı zarara uğratamayacağını, bunun için yasal düzenlemelerin olması gerektiğini, bu düzenlemelerin muhalefetle anlaşarak yapılmasında büyük yarar olduğunu söyledi. Talat, belediyeler için bağımsız denetçi kurumlar olması gerektiğini belirterek, ancak “Bizde kaç tane bağımsız kurum gerçekten bağımsız kalabildi” diye sordu.

Dünyada bizdeki gibi batan belediyelerin olduğunu ve yasal  düzenlemeler olduğundan gereken önlemlerin zamanında alındığını kaydeden 2. Cumhurbaşkanı Talat, “Lefkoşa’ya bu yaşatılmamalıydı” dedi.

ANAYASA MAHKEMESİ

Başka bir soru üzerine Talat, kararnamenin anayasaya aykırı olduğuna inandığını söyleyerek, mahkemenin önünde zor bir durum olduğunu ve ‘biz bunu anayasaya aykırı bulursak, bu defa hükümetin atadığı ve yanında durduğu belediye yönetimi gidecek, dolayısıyla aynı kaos yine yaşanacak’ diye düşünebileceğini kaydetti. Belki mahkemenin konuyu biraz oyalayabileceğini söyleyen Talat, buna karşın kararname iptal edilirse, Kaymakamın önceden yaptıkları bakımından bir suç oluşacağını sanmadığını kaydederek, hükümetin de belki bundan sonra anayasaya aykırı girişimler yapmayacağını belirtti.

Bu kaos ortamında insanların ruh hali hakkında ne düşündüğünün sorulması üzerine Talat, insanların ruh halinin çok kötü olduğunu ve UBP’liler de dahil halkın, bu hükümetin ülkeyi çok kötü yönettiğini düşündüğünü belirtti.

Diplomatik düzeyde de hem Cumhurbaşkanından hem de hükümetten şikayetler olduğunu söyleyen Talat, bu şikayetlerin diplomatik düzeyde Türkiye’ye de iletildiğini öğrendiğine dikkat çekti.

EKONOMİK DURUM

Ekonomik olarak nereye gidiyoruz şeklindeki bir soruyu değerlendiren Talat, durumun 2000’in ilk yıllarına benzediğini söyledi.  O dönemlerde bankaların battığını hatırlatan Talat, meclisin bile işgal edildiğini hep birlikte görüp yaşadıklarını anlattı ve o günlerde herkesin sokakta olduğunu kaydetti.

Ekonomide yaprak kıpırdamadığını belirten Talat, yapılan protokolle eşel mobilin durdurulduğunu, maaşların düşürüldüğünü kaydederek, yapılan istihdamlara da dikkat çekti ve “Hani da istihdam yapılmayacaktı bu protokole göre?” diye sordu. Kurumlar vergisinin de oldukça düştüğünü söyleyen Talat, fiyat istikrar fonuna yüklenildiğini kaydederek,  bunun da mazot ve benzinin pahalılaşması demek olduğunu belirtti.

ÇARESİZLİĞE ÖNERİ

Toplumun çaresizliğine önerisinin ne olduğunun sorulması üzerine Talat, insanımızın siyasi değerlendirmesini doğru yapması gerektiğini söyledi ve siyasi iktidarı değiştirmenin tek yolunun da seçim olduğunu kaydetti. “Bir pireye bir yorgan yakılmaması” gerektiğini söyleyen 2. Cumhurbaşkanı Talat, bütün partilerin denendiği yolundaki görüşleri de değerlendirerek, “kıyaslama gerekirse bir önceki dönemde bu olayların binde biri oldu mu?” dedi.

Talat, CTP’nin hangi belediyesinin battığını sorarak, hangi konuya bakılırsa bakılsın, CTP döneminde de hataların yapıldığını ama asla bu ölçüde olmadığını söyledi.

“İĞDİŞ” OLDU

Bir başka soruyu değerlendiren Talat, Kıbrıs sorununda  2010 başında yönetim ve güç paylaşımı başlığını kapatmayı hedefleyen bir paket hazırlandığını, ancak bunun Eroğlu tarafından “iğdiş” edildiğini söyledi.

Talat, tarihte ilk defa iki tarafın üzerinde anlaştığı 30’un üzerinde mutabakat metni sağlandığına dikkat çekerek bu yüzden her dönemin aynı olamayacağını söyledi. Talat, kendi dönemlerinde Papadopulos’un hiçbir prestijini bırakmadıklarını ancak üç buçuk yılın da bu uzlaşmaz lider ile geçtiğini hatırlattı.

 

 

POPÜLİZMİ SEÇTİ

Hristofyas’ın çözüme gitmeyişinin sebebinin ne olduğunun sorulması üzerine Talat, Hristofyas’ın çözüm istediğine inandığını ancak bu cesareti olmadığını söyleyerek “popülizmi seçti” dedi.

TÜRKİYE’NİN KONUMU

Türkiye’nin şu andaki pozisyonunun kendilerinin bıraktığı yerde olup olmadığının sorulması üzerine Talat, Türkiye’nin her zaman Kıbrıslı Türkleri desteklediğini, bu yüzden mevcut Kıbrıs Türk politikasının yanında durduğunu belirtti ve “Büyük ölçüde etkisi olsa bile bizim ihtiyaçlarımızı belirleyen Türkiye değil, biziz” dedi. Görüşmeleri bizim sürdürdüğümüze dikkat çeken Talat,  “çözüm istemiyorsanız iş başka sahaya kayar, o başka konu” dedi.

Talat 1 Temmuz’dan önce “herkesin 1 Temmuz’dan sonra artık kendi yoluna gitmesi” gerektiği yönünde görüşlerin ortaya atıldığına ancak, şimdi durumun değiştiğine ve masada kalınacağı yolunda görüşlerin ileri sürüldüğüne dikkat çekti. Talat, bunun Eroğlu’nun “aklı” olmadığını, işte bu gibi durumlarda Türkiye’nin devreye girdiğini söyledi.

AB’Yİ YÖNETEMEZLER

Bir başka soru üzerine Talat, Hristofyas’ın AB Dönem Başkanlığını alması ile yaptığı açılış konuşmasında kendi ulusal meselelerini gündeme getirdiğini ve Türkiye’ye yüklendiğini söyledi. Halbuki Hristofyas’ın küresel ve AB’yi ilgilendiren konulara değinmesinin gerektiğini çünkü, Kıbrıslı Rum olarak değil AB lideri olarak hareket etmesinin AB kuralı olduğunu söyleyen Talat, “Anti-laik, dini ve milli duyguları yüksek bir toplumun” AB’yi yönetemeyeceğini söyledi.

KONJOKTÜR MESELESİ

Vatandaşlardan gelen soruları da yanıtlayan Talat, bir soru üzerine,  CTP’nin Başkanlığına dönmeyeceğini söylediğini,  çünkü konjonktürün bunu gerektirdiğini kaydetti. Talat, şu anda CTP’nin başında seçilmiş Başkanının ve diğer yetkililerinin olduğunu da kaydederek, durumun değişmediğini söyledi.

Kamuoyunda AKP yanlısı izlenimi olduğunun sorulması üzerine 2. Cumhurbaşkanı Talat, kendisinin siyasi görüşlerinin bilindiğini, bu söylemin tümüyle yanlış olduğunu belirterek, Türkiye’nin Kıbrıs sorununda politika değişikliğinin AK Parti ile olduğuna dikkat çekti ve Kıbrıs sorunu açısından AK Parti ile uyumlu ilişkide bulunduğunu anlattı.

Son olarak bir soruyu değerlendiren Talat, stratejik konularda özelleştirmeye karşı olduğunu  kaydederek, buna örnek olarak Elektrik Kurumunu gösterdi. Her konuyu tek tek ele almanın doğru olacağını söyleyen Talat, özelleştirme konusunun tüm boyutları ile ele alınması gerektiğini ancak kendisinin şahsen ideolojik olarak da özelleştirmeye sıcak bakmadığını belirtti.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 489 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler