1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Ekoköy Olacağız'
Ekoköy Olacağız

'Ekoköy Olacağız'

Orkestramıza teklif geldiği zaman hiç tereddüt etmeden kabul ettik. Sadece ismini duyduğumuz Bağlıköy’ü görme fırsatı bulduk. “Ekoköy Olacağız” sloganıyla yola çıkan Bağlıköylüler’in bu güzel arzuyu gerçekleştirebileceklerini umuyo

A+A-

 

 

 

Orkestramıza teklif geldiği zaman hiç tereddüt etmeden kabul ettik. Sadece ismini duyduğumuz Bağlıköy’ü görme fırsatı bulduk. “Ekoköy Olacağız” sloganıyla yola çıkan Bağlıköylüler’in bu güzel arzuyu gerçekleştirebileceklerini umuyorum. Genç Yetenekler Production Keman Orkestrası olarak, bu defaki repertuarını tamamen kıbrıs ezgilerinden seçtik.  Sabah saatlerinde, Lefkoşa’dan çok keyifli bir yolculuğa çıktık. Baharın yüzünü göstermesiyle doğanın rengarenk çiçeklerle kendini belli etmesi ve çok güzel bir hava. Biraz eski olan minibüsün motor sesi bile, Kıbrıs’ın en batısına doğru seyreden muhteşem doğanın zevkini bozamadı doğrusu. Yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra, ilk defa gittiğimiz bu güzel manzaralı çoğrafyaya ulaşıyoruz.

 

KARŞILAMA

Bağlıköylü’ler tarafından çok sıcak bir karşılanmanın ardından konserimiz için  hazırlıklarımıza başlıyoruz. Onsekiz müzisyenden oluşan ekibimizle ve özellikle otantik kıyafetlerle aldığımız düzen oldukça ilgi çekiyor. Saat onbir civarlarında ilk performansımızı sergiliyoruz. Çoşkulu ve ortama uygun müzik seçimi hem bizleri hem de etkinliğe katılan insanları daha da motive ediyor. Bu arada Bağlıköylü’lerin organizesindeki bu etkinliğe, saatler ilerledikçe insanların yoğunluğu da göze çarpıyor. Trodoslar’ın eteklerindeki bu minik köy ilk defa bu kadar çok insan yoğunluğuna tanık oluyor belki de. Ziyaretçi arabalarının oluşturduğu kuyruk  köy yolunun girişinden itibaren başlıyor. İnsanlar, yaklaşık otuz dakikalık bir süreyi ve dik yokuşu bile göze alarak, köy merkezine doğru yürüyorlar. Hatta bu yürüyüş iki saati de aşan yarasa mağarasına yürüyüşle devam bile edebiliyor. Sonrasında el emeği göz nuru köy işlerinin segisi izleniyor. Hellimliler, zeytinliler, çörekler, börekler, tatlılar, tuzlular ve o anda yapılıp pişirilen sıcacık hellim yürüyüş yorgunluğunun ardından çok iyi gidiyor. Özellikle, evde sıkılmış ve hazırlanmış mis gibi limonata, bulgur köftesiyle birlikte tüm yorgunluğu alıp götürüyor. Etkinliğe basının da ilgisi oldukça fazlaydı ama en dikkat çekeni grup olarak gelenlerdi. Bisikletleriyle, motorlarıyla sabahın erken saatlerinde ve gün doğarken başlayan yolculuk, birkaç saat sonra tamamlandı ve bu gruplar da bizlere katıldılar. Kuzey Kıbrıs’ın her bölgesinden insanların olması da çok heyecan veriyordu. Uzun zamandan beridir birbirlerini görmeyen birçok insanın görüşmesine de vesile olmuştu, Bağlıköy.

 

İLK DEFA GELEN, İLK DEFA DUYAN

Trodos’un eteklerindeki bu şirin köy, belli ki birçok insan tarafından ilk defa ziyaret edilmekteydi. Benim gibi birçok insan sadece ismini duymuşlardı Bağlıköy’ün. Hatta Bağlıköy ismini ilk defa duyanlar da azınlık değillerdi diyebilirim. Nasıl atlayabilirim ki? Fotograf çekme sanatını benimsemiş ve en güzel zevklerinden birisi yapmış insanların da, bu güzel günün içerisinde olmaları çok ayrı bir renk kattı. Bu güzel günün her dakikasının resmedilmesi ve fotografının çekilmesi, gelecek nesillere arşivler için çok büyük bir potansiyel bıraktı.  Bir dahaki sefere Bağlıköylüler’in konuklarını daha profesyonelce ağırlayacaklarından eminim. Özellikle çevre düzeni, araba park yerleri ve özellikle konukların yorgunluklarını atmaları, dinlenmeleri için oturma alanları çok önemli diye düşünüyorum. Eski evlerin restorasyonu ve ekoköy olunması için gereken donanım. Tüm bunların bir dahaki sefere yapılması için Bağlıköylüler’in verdikleri ilk sınavdan da başarıyla geçtiklerine hiç kuşku yok. Bizler ve izlediğim kadarıyla diğer konuklar, Bağlıköy’ü ve Bağlıköylüler’i çok sevdik. Öyleyse slogana devam, Bağlıköy’ün Ekoköy olmasını bizler de istiyoruz. Kalın sağlıcakla.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 660 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler