1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. EKİM'DE ZİRVEYE DOĞRU
EKİMDE ZİRVEYE DOĞRU

EKİM'DE ZİRVEYE DOĞRU

BM GENEL SEKRETERİ BAN’IN RAPORU... “İLERLEMENİN AĞIR OLDUĞU BELİRTİLİYOR ANCAK TARAFLARDAN HİÇBİRİNE SORUMLULUK YÜKLENMİYOR” “EKİM’DEKİ ZİRVE İÇİN SIKI BİR ÇERÇEVE VAR” “HEDEF ÇOK TARAFLI VEYA ULUSLARARASI

A+A-

 

BM GENEL SEKRETERİ BAN’IN RAPORU...



“İLERLEMENİN AĞIR OLDUĞU BELİRTİLİYOR ANCAK TARAFLARDAN HİÇBİRİNE SORUMLULUK YÜKLENMİYOR”



“EKİM’DEKİ ZİRVE İÇİN SIKI BİR ÇERÇEVE VAR”



“HEDEF ÇOK TARAFLI VEYA ULUSLARARASI KONFERANS”



BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon’un Kıbrıs sorunuyla ilgili geçtiğimiz pazartesi akşamı geç saatlerde BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerine sunduğu rapor taslağı Rum basınında geniş yer buldu.

Haberi “Ban Ekim’deki İlerleme ile Cenevre’de Mutabakata Varılan Planda Israr Ediyor” başlığıyla yayımlayan Politis, Ban’ın, Ekim’de gerçekleştirilecek üçlü zirve ışığında iki toplum liderinin önüne “sıkı bir çerçeve” koyduğunu yazdı.

Gazete, mümkün olan en kısa zamanda uluslararası konferansa gidilmesi için görüş birliğine varılmasının hedeflendiğini kaydetti.

Ban’ın rapor taslağının, Cenevre’deki mutabakatların teyidinden oluştuğunu yazan gazete, “kışkırtıcı” diye nitelediği Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarıyla ilgili herhangi bir ifadenin yer almamasını ise eleştirdi.

Habere göre rapor taslağında, müzakerelerin BM’nin umduğundan fazla sürdüğü ve ilerlemenin çok ağır olduğu tespitine yer verildi. Ancak Genel Sekreter Ban, ilerleme eksikliğiyle ilgili hiçbir tarafa sorumluluk yüklemedi.

Kıbrıs müzakere sürecinin “Kıbrıslılara ait olarak kalacağını” teyit eden Ban, tarafları “sorumluluk yükleme oyunlarıyla” uğraşmak yerine, “daha dinamik bir müzakere sürecine odaklanmaya” davet ediyor. Gazetenin yorumuyla, bu ifadeyle “BM’nin sürece aktif katılımı da mühürleniyor.”

Habere göre Ban raporda, “Karşılıklı faydalı bir çözüme yol açması için, sürecin yaşayabilir ve muktedir tutulması gerekir. Bu amaçla çaba harcanması gereken bir zamanda müzakerelerde gayet net bir şekilde belirleyici bir noktaya vardık. Liderlerden en kısa zamanda böyle bir çözüme varmalarını bekliyorum...” ifadelerini kullandı.

Gazete, Ban’ın liderlere, “Ekim ayında yapılacak yeni üçlü görüşmeye kadar tüm ana başlıklarda görüş birliğine varıldığını ifade edecek pozisyonda olmaları gerekeceği” mesajı gönderdiğini de yazdı.

Ban, bu tarz bir gelişmenin, “müzakereleri sona yaklaştıracağını, BM Güvenlik Konseyi’nden olumlu bir rapor çıkmasına olanak sağlayacağını ve en önemlisi çözümün uluslararası boyutlarıyla ilgili nihai bir uluslararası konferans toplanması için de yolu açacağı” değerlendirmesinde bulundu.

Ban’ın raporunda, “zamanın çözüme inancın aleyhine işlediğini” teyit eden kamuoyu yoklamalarına atıfta bulunmayı ihmal etmediğini de yazan gazete, müzakerelerde ele alınan başlıklara da değinildiğini ekledi.

Buna göre, “Polis” konusunda görüş birliğinin kayda geçirildiğini ilan eden Ban, bununla birlikte “güvenlik” başlığının iç boyutlarındaki birçok kritik belirsizliğin devam ettiğini vurguladı.

“Mülkiyet” konusunda ise, tarafların teknik konularla ilgili uluslararası uzmanlardan yararlanmalarından memnun olduğunu dile getiren Ban, bu konuda “resmi görüşmelere dönüş yapılmasının çok geciktiği” uyarısında bulundu.

Ban, “mülklerin takas şekli ve mülklere yeniden yerleşmeye ilişkin koşullar konusunda temel anlaşmazlığın devam ettiğine” de rapor taslağında vurgu yaptı.

“Toprak” konusuyla ilgili müzakerelerin de başlaması gerektiğine işaret eden Ban, “tarafların, çok taraflı bir görüşmeden önce, yalnızca sürecin son aşaması sırasında görüşülmesi gereken bu başlıkla ilişkili sayısal veriler ve haritalar konusunda uzlaşmış olmalarından dolayı bunun önyargısız bir şekilde gerçekleşebileceğini” ifade etti.

Gazeteye göre Ban, “Yönetim” başlığıyla ilgili olarak ise, son raporundan bu yana yurt dışındaki temsiliyet ilkesiyle ilgili görüş birliğine varıldığını, ayrıca Birleşik Kıbrıs için bağlayıcı olacak uluslararası anlaşmalar konusunda anlaşmaya varıldığını belirtti.

“BAN HAFIZALARI TAZELEDİ...”

Simerini ise, “Ban Cenevre’ye Yapışıp Kaldı... Halkın İnancını Yitirdiğini ve Müzakerelerde İlerleme Eksikliği Olduğunu Tespit Ediyor” başlıklarıyla yayınladığı haberde, BM Genel Sekreteri Ban’ın, Cenevre görüşmesinde ve sonrasında söylenenlerle ilgili “hafıza yenilemeyi tercih ettiği” yorumunda bulundu.

Gazete, Ban’ın rapor taslağında, Cenevre görüşmesinden sonra okuduklarını bazı yerlerde kelimesi kelimesine yinelediğini, aynı zamanda doğrudan müzakerelerin tutanaklarıyla ilgili tamamen önemsiz ancak daha ayrıntılı bir çözümlemede bulunduğunu belirtti.

Gazete “Müzakere Boyutlarına Ayrı Ayrı Değinme” ara başlığıyla verdiği haberde ise, BM Genel Sekreteri Ban’ın “tarafların köprü kurucu önerilerle ilgili çabalarına devam ettiklerini fakat uzlaşmaya varılmasına ilişkin yaklaşımın her daim yapıcı olmadığını veya sonuç vermediğini” ifade ettiğini iletti.

Habere göre Ban, “görüş birliklerine doğru ilerlemek yerine, görüşlerin netleşmesi için önemli bir zamanın tüketildiğini” ifade etti ve devamla çözümün çeşitli boyutlarına atıfta bulundu.

Ban’ın, güvenliğin iç boyutları, Mülkiyet, Toprak ve Yönetim başlıklarına değindiğini anımsatan gazete, Genel Sekreter’in TC kökenliler ve Teknik Komiteler konusuna değindiğini de ekledi.

Habere göre, TC kökenliler konusunun, ocak ayından bu yana esaslı bir şekilde görüşülmediğini dile getiren Ban, kısaca şunları kaydetti;

“Rum tarafının nüfus sayımıyla ilgili çağrısına yanıt olarak, kendilerine BM uzmanlarını tahsis ettim. Nüfus sayımı süreci, sadece tek ilgili konudur. Nüfus sayımı gerçekleştirildiği takdirde, tarafların, Birleşik Kıbrıs’ın vatandaşları addedilmesi gerekenlerle ilgili esas konuyu çözmeleri gerekir.”

Gazeteye göre Ban, son olarak da, 2008 yılında kurulan Teknik Komiteler’e değindi.

Teknik Komiteler’in “Kıbrıslıların günlük yaşamını iyileştirmeyi amaçlayan güven inşa edici önlemlerin uygulanması için, görüşmelere devam ettiklerini” dile getiren Ban, yedi teknik komiteden üçünün yeniden çalışmalarına başladıklarını dile getirdi.

Haravgi ise haberinde, BM Genel Sekreteri Ban’ın Kıbrıs sorunuyla ilgili raporunda taraflardan “daha yoğun ve dinamik bir müzakere” istediğini yazdı.

Rapor taslağında “bu hızla, belirli bir zaman içerisinde Kıbrıs sorununa çözüm bulunabilmesinin olası olmadığını” dile getiren Ban, müzakerelerin umulduğundan daha uzun sürdüğünü yineledi.

İki kesimli-iki toplumlu federasyon çözümü için siyasi isteğin anahtar olduğunu dile getiren Ban, müzakerelerin yoğunlaştırılmasının da önemli olduğunu ekledi.

Son aylarda, müzakerelerde önemli görüş birlikleri ortaya çıkmadığını dile getiren Genel Sekreter, “Ekonomi” ile ilgili olarak son raporundan önce varılan mutabakatların oldukları yerde kaldığını ifade etti.

Bu dönem içerisinde, yani son raporundan bu yana AB’la ilgili başka bir şey ele alınmadığını kaydeden Ban, geride kalan tek sapmanın, yasal geçerliliğin muhafaza edilmesi amacıyla çözüm anlaşmasının AB hukukuna nasıl dâhil edeceği olduğunu belirtti.

Alithia ise habere “Ban Çok Taraflı Konferansa İyi Gözle Bakıyor” başlığıyla yer verdi ve BM Genel Sekreteri Ban’ın, Kıbrıs sorunuyla ilgili çok taraflı veya uluslararası bir konferans çağrısında bulunmaya yönlenmiş olduğunu bildirdi.

Ban’ın liderlerden net bir tavır beklediğini yazan gazete, rapor taslağında bu durumun, “çok taraflı uluslararası konferans toplanması ve oyunun sonu için görüşmelerin başlaması” olarak yer aldığını ifade etti.

Fileleftheros ise, “Ankara’yı Korudu, Başlıklarla İlgili Anlaşmalar ve Görüş Birlikleri Ortaya Koydu” başlığıyla yayınladığı haberde, Ban’ın BM Güvenlik Konseyi’ne uluslararası örgütün Kıbrıs sorunundaki planlamalarını içeren bir rapor sunduğunu yazdı.

Genel Sekreter’in raporundaki esas noktaları, Kıbrıs sorunundaki ileriki adımlar, bir diğer deyişle Ekim’de New York’ta gerçekleştirilecek üçlü görüşme ve uluslararası konferans konusunun oluşturduğunu yazan gazete, raporun içeriğinin de bu planlamalar temelinde şekillendiğini ve gayet açık bir şekilde uyarıcı nitelikte olduğunu haber verdi.

Raporun Downer Grubu tarafında kaleme alındığını ve BM Genel Sekreteri’nin yardımcısı Lynn Pascoe tarafından onaylandığını yazan gazete, BM Güvenlik Konseyi üyelerine de sunulan rapor hakkında Güvenlik Konseyi’nin Eylül’de bilgilendirileceğini anımsattı.

Bilgilendirmenin BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer tarafından yapılacağını kaydeden gazete, raporun içeriğiyle ilgili değerlendirmesini sürdüren Rum hükümetinin tepki göstermediğine ve yorum yapmadığına dikkat çekti.



Kıbrıslı Rum siyasiler ne dedi?

Rum siyasi partilerinin, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un Kıbrıs sorunuyla ilgili BM Güvenlik Konseyi üyelerine sunduğu rapor taslağından memnun olmadıkları, Genel Sekreter’in rapor taslağının Rum partilerin beklentilerinin altında olduğu ifade edildi.

Simerini, “Partiler Memnun Olmadı... Genel Sekreterin Rapor Taslağı Beklentilerinin Altında” başlıklı haberinde, Ban’ın rapor taslağından memnun olmayan siyasi partilerin Başkan Dimitris Hristofyas’ın strateji değişikliği yapmasını istediklerini yazdı. Habere göre partiler, Ankara’nın “kışkırtıcı tavrıyla” ilgili raporda herhangi bir ifade yer almamasını da kınadılar.

Yaptığı açıklamada, rapor taslağını gözden geçirme fırsatı bulamadığını dile getiren AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, “Kıbrıs sorununun çözümü için acele eden biri varsa, o da biziz” dedi.

“Türk işgali ile darbenin kurbanları biziz. Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için biz acele ediyoruz” diyen Kiprianu, bu çerçevede Başkan Hristofyas’ın müzakere etmeye ve her şeyi görüşmeye hazır olması gerektiğini söyledi.

DİKO ise Ban’ın raporuyla ilgili açıklamasında, BM Genel Sekreteri Ban’ı “bir kez daha önemli şeyleri göz ardı edip, önemsiz şeylerle meşgul olmakla” suçladı.

Ban’ı raporunda, TC Başbakanı Erdoğan’ın “tehditkâr” diye nitelediği açıklamalarına değinmemekle de eleştiren DİKO, “Türk tarafının müzakere masasındaki tavrı ile Türk önerilerinin garantilerle birlikte konfederasyonu hedeflemesine” sessiz kalındığını kaydetti.

Kıbrıs sorununun bütünlüklü bir şekilde ele alınmasındaki stratejinin ve müzakerelerdeki taktiğin acilen değişmesi gerektiğini belirten EDEK ise, Ban’ın BM Güvenlik Konsey üyelerine sunduğu rapor taslağının, Cenevre görüşmesinde ortaya çıkanları doğruladığını belirtti.

Ban’ın zaman sınırı olarak ekim ayına işaret ettiğini, öte yandan uluslararası konferansa atıfta bulunmakta ısrarcı olduğunu dile getiren EDEK, o zamana kadar Kıbrıs sorununun temel boyutlarında anlaşmaya varılmasının olası olmadığını kaydetti.

Çevreciler ve Ekologlar da, Ban’ın Kıbrıs sorunuyla ilgili rapor taslağına dair bilgilerin “hayal kırıklığı yarattığını” ifade ettiler.

Bu haber toplam 1341 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler