1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Eğitimin Geleceği
Eğitimin Geleceği

Eğitimin Geleceği

Haftaya okul zilleri çalacak ve yeni eğitim dönemi başlayacak… Açık bir sistem olan eğitimin temel taşları okullardır ve okullarda yaptıklarımız geleceğimiz önemlidir… Öte yandan eğitim geleceğinin nasıl olacağı da toplumsal olarak hangi nok

A+A-

 

 

 Haftaya okul zilleri çalacak ve yeni eğitim dönemi başlayacak… Açık bir sistem olan eğitimin temel taşları okullardır ve okullarda yaptıklarımız geleceğimiz önemlidir…  Öte yandan eğitim geleceğinin nasıl olacağı da toplumsal olarak hangi noktada olacağımız açısından önemlidir…

 

İşte bu önemlerden yola çıkarak bilim insanları eğitimle ilgili ne düşüyor diye literatürü taradığımda, bu amaçla yapılmış bir toplantı notları ile karşılaştım… Türkiye Cumhuriyeti’nin bir önceki Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet Çubukçu başkanlığında yapılan “21. Yüzyılda Eğitimin Geleceği” başlıklı bu toplantıya Türkiye üniversitelerinden çok sayıda saygın eğitim bilimci yer aldı… İşte bu eğitim bilimcilerin, eğitimin nasıl olması gerekliliği ile ilgili görüşleri:

 

 

Prof. Dr. Petek AŞKAR

… Klişe bir söz vardır her öğrencinin eğitim hakkı vardır. Bana göre bu yanlış. Herkesin başarılı olma hakkı vardır. Her bireyin değerli olduğu herkesin başarılı olma hakkına sahip olduğu ilköğretimden itibaren öğrencilere kazandırılmalıdır. Öğrenilmiş çaresizliğe çocuğu itmememiz gerekmektedir. Biz sözcüklerle ilgili olarak öğrencilerle sorunlar yaşıyoruz. Tüm öğrencilerin eleştirel düşünme, sorgulama, genelleme, özet yapabilme gibi yetilere sahip olmaları gerektiğini vurguluyor ama öğretmenler de dahil bu kavramların ne olduğunu bilmiyoruz…

 

Prof. Dr. Oğuz BORAT

… Okul ne yapacak, ne yapmalı? Okullar öğrencilere çok fazla bilgi yüklemek yerine sosyalleştirme çalışmalarına odaklanmalı. Ailelerimiz yüksek öğretime kilitlenmiş durumda…

 

Prof. Dr. Selahattin TURAN

… 21. yüzyıl deyince toplum kurgusu, eğitim, okul-veli işbirliği gibi kavramlar karşımıza çıkıyor. Bu yüzyılda bireylerin ön plana çıkması önem arz ediyor. Bu noktada çocuklarımızı eleyen her sistem ilkeldir, çağ dışıdır. 18 yaşına kadar herkes çocuktur. Dolayısıyla daha değişik çocuk değerlendirme sistemleri geliştirilmeli. Unutmayalım yalın bilgiden ziyade sonsuz kaynak yaratıcılıktır. Sistemimizde tasarım ve hayal gücünü ön plana almamız lazım. Uygulamalarımızda hep geçmişe atıfta bulunuyoruz. Ancak hatıraları hayallerinden daha fazla olan bir toplumun sonu yakındır. Çocukların hayal güçlerini geliştirecek sistemler oluşturmamız lazım…

 

Prof. Dr. Ziya Selçuk

… Eğitim sorun mudur, yoksa çözüm müdür? Bizde en büyük sorun işlerin felsefi temelini dikkate almıyoruz… Okul ne demektir? Eğitim sözcüğü Türkçede eğmekten geliyor, ancak bunun İngilizcesi olan “education”,  “edu” yani dik durdurmak kökünden türemiş. Biz her 10 çocuğumuzdan dokuzuna sen başarısızsın diyoruz. Bir ülke 10 çocuğundan 9’una sen başarısızsın diyorsa neyi konuşuyoruz?...

 

 

Prof. Dr. Mehmet DURDU KARSLI

… Günümüzde özellikler ve önemlilikler bize aciliyet bağımlısı yapıyor. Bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Bu noktada eğitim ve öğretimi yeniden tanımlamalıyız. Davranışçı yaklaşımdan uzaklaşarak eğitimin yeni tanımlarını dikkate almalıyız. Her insanın doğuştan var olan gizli güçlerini birey bazında açığa çıkarmalı, amaçlar bekleneni ifade etmelidir. Öğrenen ve öğrenmeyen insan arasındaki farkları ortaya koymamız gerekiyor. İşlevleri buna bağlı olarak yeniden belirlemeli. Okuldan ne bekleniyor? Okul neyi gerçekleştirecek? Okula çocuklarımızı neden gönderiyoruz? Sorunlar her zaman olur, çözüm de olur. Ama okul ne yapsın? Öğrenen insan nasıl bir insan olmalı? Bu soruların yanıtı önemli…

 

Prof. Dr. İhsan SEZAL

… 21. yy. yeni bir toplum enformasyon toplumu olarak adlandırılıyor. Buna uyum sağlayan ülkeler özellikle ne yapıyorlar onu incelememiz gerekiyor. Bu konuda bir rapor hatırlıyorum. Raporlun adı “Eğitim ya da Kaos”. Bu ne anlama geliyor? Toplum ya eğitilecek ya da kaosa sürüklenecek…

 

 Sonuç: İhsan hocanın ifadesi, bütün söylenenleri özetliyor gibi, “toplum ya eğitilecek ya da kaosa sürüklenecek”... Kaosa sürüklenmemek, eğitimin ve toplumun geleceğini kurgulamak adına yapmamız gereken çok şey var ve her geçen gün, toplumsal olarak aleyhimize işliyor… Ve galiba yapılması gereken ilk ve en önemli şey, eğitim bilimcilere kulak vermek olmalıdır… Ülkemizde bu anlamda çok değerli bireyler vardır…

 

 

 

 

 

ANLAYANA - GÜLMECE

 

 

Bu Kadar Fark İçin...

 

İki tavuk konuşmaktadır:

Birincisi : - “Ben senden değerliyim. Cinsim bulunmaz. Çünkü yumurtalarım seninkilerden iki kat daha büyük.”

İkincisi          :  - “Ne önemi var ki bunların”  diye yanıt verir.

Birincisi : - “Ama benim yumurtalarımın tanesi 95 kuruş, seninkiler ise 90 kuruşa satılıyor.”

İkincisi : - “Bu kadar fark için o kadar zorlanmaya değmez...”

 

 

 

 

AKLINIZDA BULUNSUN

 

 

Yeni Dönem İçin Ne Yapıyoruz?

 

         Estonya eğitim sisteminde, ilkokullara birinci sınıftan itibaren bilgisayar kodu yazma dersleri kondu… Son dönemde yüksek teknolojiye dayalı bir ekonomi oluşturmak üzere yatırım yapan Estonya, bu vizyon doğrultusunda eğitim sisteminde de bazı gelişmelere imza attı. Bu kapsamda Estonya ilkokul öğretmenleri, gelecek aydan itibaren sınıflarda bilgi teknolojileri konusunda ders vermek üzere eğitilmeye başladı.

 

         Fransa,  kendi eğitim sistemindeki mesleki liselerden mezun olan tüm öğrencilerin iş bulabilmesi için yeni yasal düzenlemeleri hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu kapsamda önümüzde eğitim döneminden itibaren Fransa’da okuyan mesleki eğitim öğrencileri, tüm eğitim süreçlerinde eğitim aldıkları sektörlerde mesleki yeterlilik derecesine ulaşıncaya kadar hazırlanma olanaklarına sahip olacaklar.

 

Avustralya yeni eğitim dönemine yüksek öğretimde ABD’den sonra en çok öğrenci alan ülke olma hedefiyle başlıyor… Bu hedef doğrultusunda, Avustralya’daki üniversitelerin “en iyi 100 üniversite” arasına girmesi için gerekli çalışmalar son bir yılda hızlandırıldı. Yapılan bu çalışmalar sonuç verdi ve 8 Avustralya üniversitesi en iyi 100 üniversite arasında yerini aldı. Öte yandan nitelikli öğrencilerin bu üniversitelere tercih etmelerini için Avustralya şehirlerinin de “en iyi yaşanabilir dünya şehirleri” olması yönünde uğraş veriliyor…

 

Yukarıda okuduklarınız, bazı ülkelerin yeni eğitim dönemlerinde vizyon, hedef ve uygulamalarından örneklerdi… Acaba bizim yeni dönemde vizyon, hedef ve uygulamalarımız ne olacak?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1121 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler