1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. ‘Eğitim için hemen strateji planlaması’
‘Eğitim için hemen strateji planlaması’

‘Eğitim için hemen strateji planlaması’

Okul öncesi, ilk ve orta öğretim kademelerinde toplam 52 bin, üniversite kademesinde ise 102 bin civarındaki öğrencinin eğitimden uzak kaldığına işaret eden CTP Eğitim Çalışma Grubu,  eğitim kayıplarının giderilmesine yönelik önerilerde bulundu.

A+A-

Cumhuriyetçi Türk Partisi(CTP) coronavirüs (COVID-19) salgınının etkilediği alanlardan biri de eğitim olduğuna işaret etti, eğitim kayıplarının giderilmesine yönelik önerilerde bulundu.

Dünyadaki eğilimleri de dikkate alarak “Ne sağlığımızdan ne de eğitimimizden vazgeçeriz” ilkesinden hareketle gençlerin eğitimine devam etmesinin sağlanması gerektiği vurgulanan CTP Eğitim Çalışma Grubu açıklamasında, bu amaçla eğitim sistemimizde “uzaktan eğitim” kavramının merkeze alınarak strateji planlamasına gidilmesi gerekliliğinin altı çizildi.

CTP’den yapılan açıklama şöyle:

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının etkilediği alanlardan biri de eğitimdir. Ülkemizde 10 Mart 2020 tarihinden itibaren eğitime ara verilmiştir. Okul öncesi, ilk ve orta öğretim kademelerinde toplam 52 bin, üniversite kademesinde ise 102 bin civarındaki öğrencimiz eğitimden uzak kalmıştır.

Salgın, eğitim sistemlerini derinden etkileyerek yeni anlayışların ve uygulamaların doğmasını zorunlu hale getirmiştir. Dünyadaki eğilimleri de dikkate alarak “Ne sağlığımızdan ne de eğitimimizden vazgeçeriz” ilkesinden hareketle gençlerimizin eğitimine devam etmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla eğitim sistemimizde “uzaktan eğitim” kavramı merkeze alınarak strateji planlamasına gidilmelidir. Elbette bu dönüşüm uzun süreli, katılımcı ve uzlaşıcı bir çalışmanın ürünü olacaktır.

Şimdi! Öncelikli olan, içinden geçmekte olduğumuz sürecin sıkıntı ve sınırlılıklarının da farkında olarak eğitim kayıplarının “planlı ve programlı” bir şekilde giderilmesidir.

Bu bağlamda aşağıdaki öneriler sunulmaktadır:

1.       Eğitimde fırsat eşitsizliğinin derinleşmesi önlenmelidir. Bu süreçte bölgeler (köy-kent) ve/veya okullar (resmi-özel) arasındaki farkların daha da büyümesi önlenmelidir. Katılımcı bir anlayışla eğitim-öğretim uygulamalarının merkezi koordinasyonu sağlanmalıdır.

2.       Eğitim-öğretim programlarında (müfredatta) belirlenmiş olan hedefler yeniden ele alınarak seyreltilmeli ve programlarda öngörülen öncelikli hedefler, kritik davranış ve beceriler belirlenmelidir.

3.       Ölçme-değerlendirme etkinlikleri daha çok araştırma-inceleme, proje çalışmaları, ürün dosyası gibi yöntemlerle yürütülmelidir. Buna bağlı olarak öğrencilerin kolay erişebilecekleri web tabanlı akademik metin tarama ve indirme olanaklarının listesinin hazırlanması ve sunulması çalışmaları yapılmalıdır.

4.       İçinde bulunduğumuz (2019-2020) öğretim yılının nasıl tamamlanacağı öğrencilerin “seneye hangi okula, hangi sınıfa gideceğim?” kaygısını giderecek şekilde, uygun bir sınıf geçme ve mezun olma mekanizması çerçevesinde belirlenmeli, bir sonraki öğretim yılına geçişler yeniden düzenlenmelidir. Bu kapsamda; “Kolej Giriş Sınavı”, “Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi Yerleştirme Sınavı”, “Güzel Sanatlar Lisesi Giriş Sınavı” gibi merkezi sınavların durumunun ne olacağı, bu sınavların en sağlıklı biçimde hangi tarihlerde ve kapsamda yapılabileceği öğrencilere duyurulmalıdır.

5.       Yeni bir akademik takvim oluşturulması çalışmaları hemen başlatılmalıdır. Bu bağlamda, 3 dönemli bir öğretim yılı dikkate alınmalıdır (1. Dönem: 2019-2020 öğretim yılının tamamlanması, 2. Dönem: 2020-2021 öğretim yılının güz dönemi, 3. Dönem: 2020-2021 öğretim yılının bahar dönemi).

6.       2020-2021 öğretim yılında eğitim kayıpları yaşanmaması için, ilgili tüm taraflarla işbirliği içinde, öğretmen nakil ve istihdamlarının belirlenmesi, ders kitabı ve diğer eğitim materyallerinin temini, okulların bina-bakım onarımı, okullarda ve sınıflarda sosyal mesafenin korunması gibi konulardaki hazırlık çalışmaları bugünden başlatılmalıdır.

7.       Eğitim kayıplarını gidermeye yönelik destek programının bir parçası olarak BRT ve/veya diğer yayın kuruşları ile işbirliği halinde eğitim yayınları gündeme alınmalı, uzaktan eğitim yapısının ilk adımları atılmalıdır.

8.       Farklı nedenlerle bu süreçten daha fazla etkilenebilecek öğrenciler okul yöneticileri yardımıyla belirlenmeli, bu öğrencilere ve ailelerine yönelik alternatif eğitim destek programları hazırlanmalıdır.

9.       Sunulması öngörülen olanaklara ve uzaktan eğitime içinde bulunduğu koşullar nedeniyle erişemeyen, erişme imkânı olsa bile yine içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitim araçlarını etkin izleyemeyen öğrenciler olabilir. Bu öğrenciler ve benzer şekilde özel gereksinimi olan öğrenciler için de farklı destek programları belirlenmelidir.

10.   Eğitime verilen aranın ardından örgün eğitimde yaşanabilecek olası sorunlardan biri de okula uyum, motivasyon ve devamsızlıktır. Bu konulara yönelik geçiş sürecinin ve uygulamaların nasıl olabileceği belirlenmeli, uzman desteği alınmalıdır.

11.   Salgının öğretmen, öğrenci ve veli üzerindeki moral bozukluğu ve motivasyonsuzluğu artırma riski dikkate alınmalıdır. Uzaktan eğitim uygulamalarında motivasyonu artırmaya da odaklanılmalıdır.

12.   Ülkemizde nitelikli bir uzaktan eğitim yapılanması bulunmamaktadır. Ön hazırlık ve eğitimler verilmeden bir anda zorunlu olarak uygulama başlatılmıştır. Uzaktan eğitim, öğretmenler, öğrenciler ve veliler için bir kültürel dönüşüm gerekliliğini de içermektedir. Bu kültürel dönüşümün en sağlıklı biçimde yapılabilmesi için uzman desteği alınarak bir uzaktan eğitim ilkeleri kılavuzu oluşturulmalıdır.

13.   Üniversitelerin, sivil toplum örgütlerinin, öğretmen sendikalarının, derneklerin, okul aile birliklerinin, yayın kuruluşlarının, vb. katılımıyla “Uzaktan Eğitim Platformu” oluşturulmalıdır.

14.   Eğitim sistemi genel amaçlarına bağlı olarak kurulacak “Uzaktan Eğitim Platformu” aracılığıyla, çocuk, ergen, genç ve ailelerin bilişsel ve psikolojik gelişimlerini destekleyecek denetlenebilir paylaşımlar yapılması sağlanmalıdır.

Yukarıda belirtilenler, yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının eğitim alanında yarattığı sorunlar çerçevesinde dikkate alınması gerektiği düşünülen ilk önerilerdir. Bu öneriler, uluslararası alanda kabul görmüş OECD Eğitim Direktörlüğü ve Uluslararası Eğitim Politikaları Enstitüsü’nce oluşturulan “Eğitim Uygulamalarını Yönlendirme Çerçeve Programı” ile de paralellik göstermektedir. Burada belirtilen tüm hususlar tartışılmaya ve geliştirilmeye açık olduğu gibi, orta ve uzun vadede yeni ve farklı önerilerle desteklenmesi gerekliliği de ortadadır.

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını, sağlık, ekonomi ve pek çok başka alan yanında eğitimde de ciddi sorunlar yaratmıştır. Bu sorunların giderilmesinde kullanılabilecek yöntemler ve yapılması gereken düzenlemeler bir an önce tartışmaya açılmalı, gerekli hazırlıklar ve planlamalar hızla yapılmalıdır. CTP Eğitim Çalışma Grubu’nun bu önerileri, bu yöndeki tartışma ve hazırlıklara katkı yapmak amacıyla ortaya konulan ilk çalışmadır. Bu yöndeki çalışmalar devam edecek ve kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Bu dönemde, sağlıkta, ekonomide ve diğer alanlarda olduğu gibi eğitimde de karşı karşıya kaldığımız sorunların giderilmesinde yapabileceğimiz en büyük hatalardan biri geç kalmak suretiyle sorunların daha da büyümesine yol açmaktır. CTP Eğitim Çalışma Grubu, bu hataya düşülmemesi için, bu yönde yapılacak her türlü çalışmaya katkı koymaya hazırdır.”

Bu haber toplam 1838 defa okunmuştur
Etiketler : , ,
Önceki ve Sonraki Haberler