1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'EĞİTİM ÇADIRLARI' KURULDU
EĞİTİM ÇADIRLARI KURULDU

'EĞİTİM ÇADIRLARI' KURULDU

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) Haspolat Meslek Lisesi’nde “ilahiyat alanı” açılmasına tepki olarak yaklaşık 3 aydan beri başlattığı grev devam ederken, “öğrencilerin mağdur olmaması ve ders açığını

A+A-

 

 

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) Haspolat Meslek Lisesi’nde “ilahiyat alanı” açılmasına tepki olarak yaklaşık 3 aydan beri başlattığı grev devam ederken, “öğrencilerin mağdur olmaması ve ders açığının kapatılması için” grevdeki öğretmenler bugünden itibaren okul dışında kurulan çadırlarda "ders vermeye" başladı.

Okulda meslek ve matematik derslerini veren öğretmenler grevde iken, diğer konularda ders veren bir kısım öğretmen çalışmaya devam ediyor.

ÖĞRENCİ GELMEDİ

Kurulan çadırlarda, grevdeki öğretmenlerin saat 10:00’da vermeyi planladığı derse, okul idaresinin engellemesi sebebiyle öğrenci gelemedi. Ders zilinin çalmasını müteakip KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, boş “ders çadırlarının” önünde basına yaptığı açıklamada, öğrencilerin derslerinde daha çok geri kalmasını önlemek amacıyla kurdukları çadırlarda eğitime hazır olduklarını söyledi.

Gökçebel, okulda ilahiyat bölümü açılmasıyla başlayan sıkıntı konusunda hükümeti “sorumsuzlukla” suçlarken, grevdeki öğretmenlerin, öğrencilerin eğitimdeki mağduriyetini kapatmak için özveri ile çalıştığını ifade etti.

Gökçebel ayrıca, Haspolat Meslek Lisesi’nde grevde olmayan sendika üyesi öğretmenlerin sendikadan çıkartılarak cezalandırıldığını, dolaysı ile greve katılımın yüzde yüz olduğunu savundu.

Tahir Gökçebel, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst’ün “külliye yapımı için herhangi bir arazi kiralanmasının söz konusu olmadığı” sözlerine atıfta bulunarak, Kıbrıs İlim Ahlak ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı’na Haspolat’ta dönümü yıllık 100 TL’ye eğitim kompleksi yapımı için arazi kiralandığını gösteren 25 Ocak 2012 tarihli Bakanlar Kurulu kararının yer aldığı 2 Şubat tarihli Resmi Gazete’nin kopyasını gösterdi.

Gökçebel, arazinin sözkonusu vakfa kiralanmasının, “Haspolat Meslek Lisesi’nde açılan ilahiyat bölümünün masumane olmadığını ve buzdağının görünen kısmı olduğunu gösterdiğini” savundu.

Tahir Gökçebel, vakfa arazi verilmesi ve ilahiyat bölümü açılmasını “Kıbrıs Türk halkına dayatılan ekonomik, sosyal, siyasal politikaların devamı niteliğinde kültürel ve dini politikaların devamı” olduğunu iddia etti.

İlahiyat bölümünde ders alan öğrencilere yurtlarda yer verildiğini, taşımacılık hizmeti sunulduğunu ve öğretmen eksikliklerinin giderildiğini iddia eden Gökçebel, “18 yaşından küçüklerin Anayasa’ya aykırı bir anlayışla ikili eğitim modeli dayatılarak yetiştirilmesi doğru değildir. Din istismarlığı yapılmaktadır... Sadece suni İslam empozesi yapılıyor” dedi.

Amaç; imam yetiştirmekse İmam Hatip Lisesi açılması gerektiğini ancak amacın bu olmadığını savunan Gökçebel, “Esas yapılmak istenen, nüfus taşımaları ile birlikte bir asimilasyon politikasıdır” iddiasında bulundu.

Meslek lisesinde ilahiyat bölümü açılmasının yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle yargıya gitme konusu hakkında ise Tahir Gökçebel, konunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşınabilecek bir olay olduğunu, çünkü olayın içerisinde “nüfus politikası, dayatmalar ve asimilasyon politikalarının” da bulunduğunu iddia etti.

BİR ÖĞRENCİ VELİSİNDEN ÇAĞRI

Bu arada öğrenci velisi olan Yusuf Sipahi adlı kişi söz alarak, tarafları anlaşmaya çağırdı. Sipahi, “Nasıl ki laik ülkede din işleri ile devlet işleri karıştırılamaz, eğitimde de bunun yapılması gerektiğine inanıyorum” dedi.

AKKANAT

Haspolat Meslek Lisesi’nde görevli KTOEÖS üyesi öğretim elemanı Ömer Akkanat da konuşmasında, “eğitim çadırlarının” öğrencilerin ders açığının kapatılması için kurulduğunu, ancak meslek derslerinin başka derslerle doldurulduğunu ileri sürdü.

Akkanat, öğrencilerin ders açığının mutlaka kapatılacağını da belirtti.

ELCİL

Sendikal Platform adına ise Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil yaptığı konuşmada, konunun toplumsal bir sorun olduğunu ve destek vermeye devam edeceklerini ifade etti.

Elcil, “KKTC’deki devlet yetkililerinin, Türkiye Cumhuriyeti makamlarının etkisi altında olduğunu, Kıbrıs Türkü’nün siyasi iradesinin de ipotek altında olduğunu” iddia etti.

Elcil, “Tarikatların cirit attığı, Süleymancıların, Nakşibendilerin, Nurcuların, Mevlevilerin fink attığı bir düzende yaşıyoruz. Hükümet de tarikatların etkisinde bu faaliyetleri yerine getirmeye çalışıyor” dedi.

Şener Elcil ayrıca, amacın; “Suni İslam’ın Kıbrıs Türk toplumuna” dayatılması olduğunu, çünkü Kıbrıs Türk toplumunun laik bilime inanan bir halk olduğunu savundu.

 

KTOEÖS’ün eğitim çadırları önünde düzenlediği basın toplantısında okunan bildirinin tam metni şöyle;

 

 

         Haspolat Meslek Lisesinde açılan, arkasından külliye ile ortaya konan politika masumane değil, buz dağının sadece görünen kısmıdır. Kıbrıs Türk Toplumuna yapılan ekonomik, siyasal, kültürel saldırıların devamı ve tamamlayıcısıdır. Sosyal dokunun ve EĞİTİM FELSEFESİNİN değiştirilmek istenmesi, çağdaş, bilimsel, demokratik, laik, Atatürkçü, eşit, parasız eğitimin değiştirilmesi hamlesidir. Anayasanın, yasaların bir bir değiştirilmesi ile DEVLETİN ŞEKLİ, yapısı değiştirilmek istenmektedir. Özgürlükler ülkesi adamızda, her dine, mezhebe özgürlüğü olan bir yerde sadece SÜNNİ TAHAKKÜ’mü yaratma gayesi vardır. 18 yaşından küçük çocukları farklı anlayışlarda yurttaşlar yetiştirilmesi çalışması başlatılmıştır.

         Din istismarlığı yapılmaktadır. Toplumu bölecek bir başlangıç yapılmıştır. Şimdi diğer tarikatlara/mezheplere de devlet eliyle okul açılması talebi hakkı doğmuştur. Sadece SÜNNİ islamı empoze eden zorunlu DİN DERSİNİN de tartışmaya açılması gerekmektedir. Bu adım ile cadı kazanının ateşine odun atılmıştır.

         Yağma ve talanın devamı YEŞİL SERMAYE’ye toplumu kontrol altına alacağı yeni bir saha, yeni bir sömürü alanı açılmıştır. Bizim bildiğimiz zenginler, ölenler EVKAFA bağış yapmaktadır. Oysa kurdurulan ne idüğü belirsiz üç günlük vakıflara ülkemiz talan ettirilmektedir. Külliyeye, camiye bu ülkenin ihtiyacı yoktur.

         Kıbrıs Türk Toplumunu, ümmet toplumundan çağdaş topluma dönüştürmek için yüz yıl mücadele verilmiştir. Dr. Fazıl Küçük de bu yolda büyük mücadele vermiştir. Oysa bugün ÜMMET toplumu yaratılmak istenmektedir. Ortada Kıbrıs Türk tarihine, kültürüne, din anlayışına, dokusuna ciddi bir saldırı vardır. Bunun adı nüfus politikaları ile birlikte ASİMİLASYON’dur. Toplum mühendisliği ile yeni bir devlet oluşturma çabası vardır. İhtiyaç oranında imam yetiştirilecekse ülkemizde bunun için ilahiyat fakülteleri açılmıştır. 18 yaşından sonra ihtiyaç oranında yetiştirilebilirdi. (İslamiyette hiyerarşi, ruhban sınıfı yoktur.)

         Kumar, gazino, fuhuş, uyuşturucu adasından üniversiteler, tarikatlar, camiler, külliyeler yaratılmaya çalışılması tam bir TAKİYE’dir. Adada bu politikalarla çözümsüzlüğe oynanmakta, bir şeyler gizlenmektedir. Hükümet, Başbakan, Eğitim Bakanı alınan talimatları uygulayan birer KUKLA durumuna gelmiştir. Bakan, “Külliyeyi duymadım, öyle bir şey yok” dese de ortada Resmi Gazetede yayınlanmış Bakanlar Kurulu kararı vardır. Söylemini değiştirip külliyeye sahip çıkan Bakan kıvırmaya başlamıştır.

Kıbrıs Türk halkı bu rezalete sessiz kalmayacak, tüm gücüyle mücadele etmeye devam edecektir. Bu mücadele sadece Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikasının değil, tüm Kıbrıs Türk Halkının mücadelesidir. Seçilmişler artık kendine gelmeli, kimi temsil ettiğini unutmamalıdır. 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 899 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler