1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. EDİTÖR’DEN
EDİTÖR’DEN

EDİTÖR’DEN

YA YANIT VER, YA ÇEKİL “Birleşik Kıbrıs”ı görüşmek göreviyle masaya oturan Dr. Derviş Eroğlu ile Başbakan İrsen Küçük’ün, “entegrasyon” siyasetini onaylamaları halinde, yapmaları gereken masadan çekilmek ve istifa etmekti

A+A-

 

 

YA YANIT VER, YA ÇEKİL

 

“Birleşik Kıbrıs”ı görüşmek göreviyle masaya oturan Dr. Derviş Eroğlu ile Başbakan İrsen Küçük’ün, “entegrasyon” siyasetini onaylamaları halinde, yapmaları gereken masadan çekilmek ve istifa etmektir”

 

 

Kıbrıslı Türkler, geleceğini göremiyor.

Bir yandan, süratle eriyen “alım gücü” ile ekonomik buhran yaşanırken, öte yandan hükümetteki siyasi yapı, seçimlerde ortaya koyduğu programın “tam tersini” uyguluyor. Böylece hükümetle birlikte, “demokrasi”  ve “irade” de sorgulanıyor.

Ülkemizin yapısı dışındaki “dini eğitim” tartışmaları, en temel anayasal hak olan herkesin ücretsiz sağlık hizmeti almasının sulandırılması; emeklilerin, işçilerin, üreticilerin, iş dünyasının büyüyen isyanı ile Kıbrıs’ın kuzeyinde “mutsuzluk” hakim.

Sürekli artan suçlar insanımızı kendi yurdunda “korkarak” yaşar hale getirirken, gençler ne yazıktır ki ülkelerinde gelecek göremiyor.

Kamuda çalışanlar aylardır artış almıyor; buna karşın yaşamın vazgeçilmezi elektrik, akaryakıt, tüp gaz ve pek çok temel tüketim maddesinin fiyatları sürekli tırmanıyor.

Oysa asgari ücretliye “tek kuruş artış” dahi çok görülüyor.

Kıbrıs sorunu ise tam anlamıyla uçurumun kenarına sürüklenmektedir.

Türkiye’nin Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecisi Egemen Bağış’ın yaptığı “KKTC’nin Türkiye’ye bağlanması da bir seçenektir” açıklaması, yani açıkça “ENTEGRASYON” siyaseti, son derece tehlikeli ve ürkütücüdür.

Masada, Kıbrıslı Türkleri dünyaya bağlayacak, iki kesimli, iki toplumlu siyasi eşitlik temelinde “Birleşik Kıbrıs”ı görüşme sözü verenler, bu “seçeneği” onaylıyor mu?

Türkiye’nin KKTC’ye yönelik “nüfus ve sermaye akışı” tartışılırken, “özelleştirme” adı altında toplumsal değerlerimizin peşkeş çekilmesine karşı sesler yükselirken, tüm bu yaşananlar, gizli bir “entegrasyon” siyasetinin sonucu mu?

Bu sorular açıklıkla yanıt bekliyor.

Cumhurbaşkanı Sayın Dr. Derviş Eroğlu’nun bu seçeneği onaylaması halinde yapması gereken masadan çekilmesidir.

Hükümetin de “entegrasyon” siyasetine karşı çıkma ya da “halka rağmen” böyle bir ajandası varsa “istifa” etmek gibi bir sorumluluğu vardır.

Toplum, yurtseverler, Kıbrıs’ta barışa yüreklerini adayanlar ve kendilerini bu topraklara ait görenler isyan noktasındadır.

Kıbrıslı Türklerin ve dünyanın çözüm formülü ‘entegrasyon’ değildir.

Bu “yalan rüzgarı” bitmelidir...

 

YENİDÜZEN

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1559 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler