1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Düşün(me)
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Yazarın Tüm Yazıları >

Düşün(me)

A+A-

“Kolej Giriş Sınavı”nın tartışmaları bitmeden, geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen “Yerleştirme Sınavı” eğitim gündemini oluşturdu. Oysa daha birkaç gün önce karneler verildi, öğretim dönemi bitmişti… 

Ziller çaldı, karneler alındın ama tatil bir türlü başlayamadı… Özel okul sınavları, kolej sınavı, yerleştirme sınavları derken, tatil günü bir türlü gelemedi…

Öğrenciler, tam tatile giriyoruz hayali kurmaya başlanmıştı ki, ne mümkün; dershanelerin burs sınavları gazete sayfalarını doldurmaya başladı bile… Eee, bunlar da bitti demeyin, daha durun bakalım… Yaz okulu, etüdü, kursu…

Ya tatil… O da neymiş… Boş ver tatili, daha girilecek bir sürü sınav, gidilmesi gereken bir sürü dershane var… Boşuna mı gazetelerdeki, sayfalarca dershane reklamları… Oysa öğrenciler bütün bir yıl bu tatili beklemişlerdi…

Şaka gibi ama maalesef böyle bir durumla karşı karşıya birçok öğrenci… Oysa tatilin en az okul dönemi kadar önemli olduğunu unutuyor anne-babalar… Yılsonunda alınan karnenin sadece çocuğa ait olduğunu düşünüyor kimi veliler ve kötü karnelere “tatil yok” cezası bile kesiliyor bazı evlerde…

Eğitim bilimine göre; ruh sağlığı açısından tatilin anlamı çocuk ve gençler için oldukça önemlidir. Tatilin içeriğini yetişkinler belirliyor madem… O halde anne- babalar daha bir dikkatli okuyun bu satırları: Çocukların yaz döneminde de ders görmeleri konusunda zorlanmaları, onların bir dinlenme süresi geçirmeden yorgun bir şekilde okula başlamasına ve derslerle ilgili bıkkınlığa yol açabilmektedir. Bu nedenle ders çalışmaya ara verilmesi ve çocuğun okulu, öğretmenlerini ve arkadaşlarını özlemesi sağlanmalıdır.

Öte yandan ülkemizde çocukların, okula gitme konusunda motivasyonsuzluk yaşadığı aşikar: Okulların mevcut ortamı ve ezberci yapı onlara itici geliyor… Ne yazık ki, mevcut eğitim yapılanmamızda öğrenme ve öğretme süreci keyifli olmaktan çıktı. Okullar zorunlu olarak gidilen mekanlara dönüştü. Çocukların okulla ilişkileri sorunlu hale geldi…

Bütün bunların yanına; “iyi çocuk olma” kriteri olarak, bu sınavlarda başarılı olma şartı ortaya konulduğunda siz düşünün o çocuğun halini… Sınava endeksli eğitim sistemimiz içinde, fikrine hiçbir zaman başvurmadığımız çocuklarımıza sınıfta “sus konuşma” diyoruz zaten… “Sus konuşma” çünkü konuşursan ezberlemen gerekenleri, ezberleyemezsin…

Oysa “sus konuşma” demek, düşünme demektir… Doğru ya… Ne de olsa gireceği sınavı da, devam edeceği okulu da, dershaneyi de, etüdü de biz belirledik… Onun düşünmesine gerek yok ki… O, sadece sınavda sorulacak sorulardaki en doğru şıkkı bilsin yeter…

***


AKLINIZDA BULUNSUN


Karne Neyi Gösterir?

2012-2013 Öğretim Yılı bitti… Bu dönem için, ziller son kez çaldı ve karneler dağıtıldı. Peki, ama karne neyi gösteriri?

Hiçbir karne öğrencinin başarısını göstermez… Karne, aynı zamanda anne-babanın performansının da göstergesidir... Yalnızca bunlar da değildir… Karne, bir bütün olarak eğitim sistemimin bulunduğu düzeyin göstergesidir…

Karne, anne-babanın tutum ve davranışları, çocukla kurduğu iletişimin ve ilişkinin niteliğini, karne sahibi öğrencinin olduğu kadar, anne-babanın, öğretmenin ve bir bütün olarak eğitim sisteminin de başarı ve başarısızlığını gösteriri.

Karne; anne-baba olarak bizlerin, en başından çocuğumuzu yetiştirirken kendi sorumluluğunu bilecek, ödevini, dersini sahiplenecek bir çocuk olması için ortaya koyduğumuz performansı gösterir… Anne-baba olarak verdiğimiz ya da veremediğimiz doğru kararları gösterir…

Onlara gerçekten bir çocuk, bir genç gibi mi davrandığımızı veya o özel ders senin, bu dershane benim diye yarış atı gibi koşuşturtup, “defterini, çantasını, kıyafetini, cep telefonunu, bilgisayarını, cebinden harçlığını ve özel ders parasını ihmal etmedik, daha ne yapacaktık” serzenişlerimizi gösterir…

Okullarına zamanında öğretmen yollayıp-yollayamadığımızı, nitelikli bir eğitim ortamı hazırlayıp-hazırlayamadığımız, ders kitaplarını, öğretim programlarını ve diğer ders araçlarını temin edip etmediğimizi gösterir…

Onlara grup çalışması, arkadaşlık, işbirlikli öğrenme, sağlıklı sosyal ilişkiler kurabilen birey olmayı veya sınavlarda sorulan sorulara istenen yanıtları vermesi için nasıl ezberlenmesi gerektiğini öretip, öğretemediğimizi gösterir…

Kısacası karneler sadece öğrencinin durumunu göstermez… O karne; anne-babanın, öğretmeninin, daire müdürünün, eğitim bakanının kısacası bir bütün olarak eğitim sisteminin hangi düzeyde olduğunu gösteriri…

 

***

ANLAYANA - GÜLMECE


Lezzetin Sırrı

Yeni evli çift gece yemek yerken genç adamın dikkatini bir şey çeker ve eşine sorar.
- “Bu tavukları pişirirken niye ayaklarını kesiyorsun ?”
- “Annem çok lezzetli tavuk yapar, o da ayaklarını keserdi o yüzden bende kesiyorum.”
Birkaç ay sonra kayınvalide genç çifti ziyarete gelir. Ev sahibi gençler çalıştığı için o gece yemeği kayınvalide yapar. Gençler sofraya oturmuş lezzetli tavuğu beklerler. Yemek gelince şok olurlar. Tavuğun ayakları kesik değil.
Kız dehşetle sorar,
- “Anne, tavuğun ayaklarını kesmemişsin.!”
Anne yanıtlar,
- “Kızım, bizim evdeki fırın dar olduğu için tavuk sığmıyordu. Sizin fırın geniş olduğu için gerek kalmadı!!!”

Bu yazı toplam 1408 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar