1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Dürüst aldı, Küçük durdurdu…
Dürüst aldı, Küçük durdurdu…

Dürüst aldı, Küçük durdurdu…

UBP’deki kurultay kavgası gittikçe büyüyor. Köy örgütlerinde bile tansiyon bir an için düşmezken, üst yönetim de birbirini kötüleme yarışı devam ediyor. Herkes birbirinin kuyusunu kazarken, verilen ‘birlik, bütünlük’ mesajları ise yapay

A+A-

 

 

UBP’deki kurultay kavgası gittikçe büyüyor. Köy örgütlerinde bile tansiyon bir an için düşmezken, üst yönetim de birbirini kötüleme yarışı devam ediyor. Herkes birbirinin kuyusunu kazarken, verilen ‘birlik, bütünlük’ mesajları ise yapay kalıyor.

Geçtiğimiz gün İrsen Küçük kabinesinde bulunan Kemal Dürüst, Güzelyurt İlçe Kongresi’nde Küçük’ün desteklediği Çaluda’yı değil, Türkay Tokel’i destekleme kararı aldı.

Neden? Nedenini de birkaç hafta önce ‘İstihdam yapılıyor bana sorulmuyor’ ifadeleri ile açıklayan Dürüst öyle olacak ki kendi işini artık kendisi yapıyor. Ancak bu kez karşısında Küçük’ü bularak…

Dürüst’ün geçtiğimiz gün Spor ve  Şans Oyunları Dairesi’ne Güzelyurtlu 5 kişiyi istihdam ettiği iddia edildi. ‘Kurultay istihdamı’ olarak nitelendirilen bu duruma Küçük el koydu. Yapılan istihdamları hemen durdurdu.  Dürüst’e geçit vermedi.

9 Eylül’de Güzelyurt’ta yapılacak seçim öncesi taraflar gerilmeye devam ediyor. Her ne kadar Dürüst, Genel Başkanlık konusunda kimi destekleyeceği yönünde açık oynamasa da Küçük, Dürüst’ün isminin üzerine çoktan çizgiyi çekmiş görülüyor.   

 


 

Bu yemeğin parasını kim ödeyecek?

 

UBP’deki Kurultay yarışında ipin ucu iyice kaçtı. Kim kimi nasıl yedirecek, ne söz verecek, kimi nasıl işe alacak…

İşte bir örnek ve yine Güzelyurt… Bir taraftan istihdam çılgınlığı devam ederken, bir yandan yemeler içmeler…

Daha birkaç hafta önce Ramazan dolayısıyla iftar yemeği düzenlenen Güzelyurt’ta bu kez gövde gösterisi yapıldı.

Dün akşam İlçe Başkanlığı’na aday Çaluda, yemek düzenledi. Yemeğe İrsen Küçük de davet edildi.  Yenildi, içildi…

Peki  bunun faturasını kim ödedi? Küçük’ün iddia ettiği  gibi (!) Çaluda da kendi cebinden mi ödedi? İlçe mi ödedi, yoksa devletin örtülü ödenekleri UBP’nin yemeklerini karşılamak için mi ayrıldı?

 

 


 

 

Çavuşoğlu, Aslanbaba’yı azarladı iddiası

 

İskele İlçe Başkanlığı’na adaylığını açıklayan UBP Milletvekili Ejder Aslanbaba, İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu’ndan destek görmedi.

Dün bu konuda bir iddiayı gündeme getiren internette yayın yapan Kıbrıs Time adlı site şu ifadelere yer verdi:

“UBP İskele Milletvekili Ejder Aslanbaba'nın ilçe başkanlığına adaylığı konusunda Kıbrıs Time'a yaptığı açıklamalar partinin İskele örgütünü karıştırdı.

 Haberin yayınlanmasından sonra çılgına dönen İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı Nazım Çavuşoğlu telefonda Aslanbaba'yı arayarak nerde olduğunu sordu.

 Aslanbaba'nın Karpaz'da nabız yokladığını söylemesinden sonra 'senin Karpaz'da ne işin var, man...mısın' diye bağıran Çavuşoğlu'na Ejder Aslanbaba'nın cevabı da sert oldu.

 ‘Sen kimsin de benim işime karışıyorsun’ diye konuşan Aslanbaba, Çavuşoğlu'nun cevabını beklemeden telefonu kapadı.”

 

 


 

Fener'in adaya geliş rotası ve bir miktar düşünce kırıntısı

 

“Ortalama adam, insanın camdan geçemeyeceğini sanır, örneğin! Çoğunluğun fikri budur ama yanlıştır! “Işık süratine ‘ulaşırsa’ “ adam camdan geçebilir ve cam da karılmaz! O “koşulla”, gerçek değişir… Ve dahi çoğunluk olmak, doğru olmak demek, değildir! Ve hatta çoğu zaman, “doğru”yu söyleyenler, azınlıktadırlar…

Aklı kullanarak düşünmeyi alışkanlık haline getiren toplumlar, bunu bilir ve “aykırı” fikirlerden korkmazlar! Tam tersine, onları dile getirenleri dinler, “acaba haklı mı?” diye düşünürler… Duygularının dayattığı arzulara göre düşünenlerse, çoğunluğa aykırı her lâf ve düşünceye, saldırırlar… Çünkü, belki de aslında istediklerinin gerçek olmadığının bilinci ile gerçekleşemeyeceğinin hatırlatılmasından, paniğe kapılırlar!

Bizim bu Kuzey Kıbrıs dediğimiz topraklarda, 1974’ten bu yana, doğum ve ölüm haricinde her şey, sanaldır! Yaşamımız sanal! Yalnız bizim zihnimizde gerçek! Bizim dışımızda hiç kimsenin gerçeği ile uyuşmuyor! Ve biz, yüksek sesle bağırınca, gerçek olmasa bile, belki biri bize gerçek olmadığını hatırlatmaz zannederek, bağırıp, duruyoruz!”

 

NAZIM BERATLI

 


 

Üreticimiz, çarşımız, ambargolar ve Asil Nadir…

 

“Yeşil Hat tüzüğünü kendileri için kabulü olanaksız bir büzüğe dönüştüren zübüklük Rum fanatizmine özgü ırkçılıktır.

Güven artırıcı hiçbir projeyi altında imzaları olsa da uygulatmayan bir zihniyetin güvenilebilir ve uzlaşılabilir yanı yoktur. Kıbrıs sorununun umutsuzluğu buradadır.

Bir Türk tarafının açık yürekliliğine bakınız, bir de Rum tarafındaki kara yürekliliğe… Kuzey Kıbrıs’ın insanları Güney Kıbrıs çarşısından ihtiyacı olan her şeyi hiçbir kısıtlamaya takılmadan özgürce ve hevesle alabiliyor.

Güney Kıbrıs insanının Kuzey Kıbrıs çarşısından ihtiyacı olabileni alabilmesi ise olanaksız. İnanılmaz engellemeler ve baskılar, inanılmaz bir ırkçılık propagandasının eşliğinde Türk çarşısına ve Türk üreticisine ambargo uyguluyor.

Güneyden kuzeye geçen yabancı uyruklu turistler de bu propagandanın sarmalındadırlar. Güney’den gelen turist gruplarının bir şişe su bile almadan ülkemizi turlayıp gitmeleri, insanlık ve çağdaşlık adına hazin bir manzaradır.

Uygar geçinen ülkelerin insanlarının bu ırkçı baskıyı nasıl sineye çekebildikleri ise ciddiyetle irdelenmesi gereken ayrı bir konu… Irkçı Rum baskısı bu kadar mı aşılmazdır ki uygarlık bile “pes” diyor?”

 

AHMET TOLGAY

 


 

Devletin önlem alma niyeti var mı?

 

“Bizim devletimizin uluslar arası ilişkisi yok.

Bizim devletimizin kendini savunma gibi bir gaylesi de yok.

Peki, geriye ne kaldı?

İç meseleler.

İçte yapılacak düzenlemeler.

Devlet olmanın verdiği sorumluluğun vatandaşın hayatına yansıtılması.

İç meseleler derken lütfen kurultay anlaşılmasın.

Her siyasi partinin kurumsal yaşam süreci içinde bunlar gayet normal zamanlar.

Kamuoyunun da bu denli ilgisi ülkenin başbakanının belirlenecek olmasından.

Benim itiraz noktam bu olayın ülke sorunlarının önüne geçmesi.”

 

ERÇİN ŞAHMARAN

 

 


 

 

 

 “Halinden memnun olan esnaf varsa eğer aha buraşda zil takıp da oynaycam.”

 

 Hüseyin ARANIR’ın profilinden

 

***

“ Bir siyasi partinin kurultayında alenen devletin imkanları kullanılıyor.Yani ortada yine bir ihmal var.Ve buna dur diyebilecek bir merci yok”

 

Derviş DOĞAN’ın profilinden

 


 

 

“Ülkenin ihtiyacı olmayan, çevreyi kirleterek insan sağlığını bozacak, tarihi ve doğal güzellikleri yok edecek, götürüsü, getirisinden çok olacak olan Petrol Dolum Tesisi kurma düşüncesine karşı çıkmaya devam edeceğiz”

 

Mehmet BARIŞSEVER TDP Çevre Komitesi Başkanı

 


“Bakanlık hakkında dışarıda konuşmadım, 15 gün önce Güzelyurt ilçe yönetimi olarak birtakım görüşleri paylaşmak zorunda kaldım. Sayın Başbakanla bizzat toplantı yapıp sıkıntıları dile getirdik.İstihdam ve partinin geleceği söz konusu idi. Güzelyurt halkının sıkıntılarını algılamak onları kucaklamak gerekiyordu 1 yıl sonra seçime girerken Güzelyurt’taki tüm sorunları değerlendiren bir parti olmamız gerekir.”

 

KEMAL DÜRÜST (Eğitim Bakanı)

 


 

FOTO YORUM

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 969 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler