1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Dün ‘susanlar’a geldi sıra
Dün ‘susanlar’a geldi sıra

Dün ‘susanlar’a geldi sıra

UBP oldu, AKP LefkoşE ilçe Teşkilatı, başkan ‘atama’ UBP’nin “parti içi yarışı”na yönelik Türkiye’nin çok açık ve hoyratça müdahalesine, tüm toplum karşı çıkmalıdır. Mesele UBP’nin ötesindedir… Eğer bu

A+A-

 

 

UBP oldu, AKP LefkoşE ilçe Teşkilatı, başkan ‘atama’

 

UBP’nin “parti içi yarışı”na yönelik Türkiye’nin çok açık ve hoyratça müdahalesine, tüm toplum karşı çıkmalıdır.

Mesele UBP’nin ötesindedir…

Eğer bu karşı duruş gösterilmezse, yarın, “vay seçimlere müdahale var” deme hakkı olmaz kimsenin!..

“Evinizin” içinde bir başka el dolaşır, “vesayet” resmileşir giderek...

 

***

 

İlginçtir, Eroğlu, “Talimatla yönetilmeye hayır” deme noktasına gelmiştir, bu ülkede…

Tabii, buralara gelinmesinde, siyasi öyküsündeki duruşuyla, önemli payı vardır.

Ama…

Şu soru da gelmiyor değil akla:

- “Peki, AKP hükümeti ve Ankara, şimdi ne oldu da Eroğlu’nun karşısındadır?”

Yanıtı açıktır galiba:

- Çünkü Eroğlu’nun “son kullanma tarihi” geçmiş, kendine çok daha iyi İTAAT eden kadrolar bulmuştur artık…

 

***

 

Burada bir “özeleştiri” ihtiyacı da hissediyorum.

Son CUMHURBAŞKANLIĞI seçiminde, Eroğlu, Türkiye’nin “desteği” ile seçim kazanmamıştır!..

Talat – Eroğlu yarışı ve sonucu, ayrı bir inceleme konusudur tabii…

Ama…

O seçimler sırasında, özellikle son

günlerde, Erdoğan’ın “Talat yanlısı” açıklamaları, nasıl da hoşumuza gitmişti, anımsıyorum!..

Oysa sonuç da değişmemiştir!..

Şimdi daha iyi anlıyoruz ki, kimden gelirse gelsin ve kime olursa olsun, irademize ve demokrasiye yönelik müdahaleleri reddetmek ve ayıplamak gerekir, her dönemde…

Kimi zaman “gönlümüze” hoş gelse, “hedeflerimiz örtüştü” gibisinden kendimizi kandırmayı denesek de...

 

***

 

Bir talihsizlik de, Eroğlu’nın, sanki ilk kez “Ankara”dan baskı varmış, böylesi bir süreç ilk kez yaşanıyormuş gibi konuşmasıdır...

Siyasi tarihimizde özellikle de CTP’ye ve pek çok muhalif insana yönelik baskılar, tehditler, fiili müdahaleler unutulmazdır, bugün yaşananların katmerlisidir...

O günlerde “sessiz” kalanlar, şimdi canları yanınca feryadı basmaktadır.

Boşuna değildir meşhur laf:

“Susma, sustukça, sıra sana da gelir sonunda...”

Bugün ‘susanların’ da sırası gelecektir mutlaka...

 


 

Bir çıngı!

 

 

“Biz de Türk’üz, bizim kanımız farklı mı” diyor Kaşif…

Sonra uyarıyor:

“İrademizin önüne geçmeyiniz…”

İşi biraz yumuşatıyor ardından, dengeleri gözetiyor:

“Türkiye’den gelecek paketleri biz de uygulamaya hazırız”…

Sonra seçmenine sesleniyor: “Kimsenin oyuncağı olmayınız…”

Az buçuk çıkışıyor, tam olarak ortaya koyamasa da öfkesini:

“Bizi Türkiye’nin bir ili gibi göstermeyiniz!..”

Sonra umuda sarılıyor: “Delegemiz onuruna, iradesine, evinin içine karışılmasına izin vermeyecektir…”

Tabii en başta da söylüyor: “Bu yarış artık demokratik değildir…”

 

***

Türkiye'nin HOYRAT müdahalesi UBP delegesinde TERS TEPER de ibre KAŞİF'e dönerse, asıl mesaj bu olacaktır, "Elinizi içimizden çekiniz" diye…

O durumda, olmaz ya, eğer olursa yani, iş o zaman bir çıngı umutlanabiliriz birlikte..!

 


 

Buyurunuz!

 

Hani anlatmıştım, “Bandabulya” yazdık diye, fırçayı yemiştik okurdan: “Doğrusu Bandabuliya, asimile olmayınız...”

Dün bir davetiye geldi.

Üstelik Avrupa Birliği destekli bir proje.

“Youth Power”in...

Nal kadar “Bandabulya” yazıyor ve yemek yarışmasına çağırıyor bizi...

Hade, buyurunuz buradan yakınız şimdi !!!

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1088 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler