1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Düelloyu çözecek iki soru
Düelloyu çözecek iki soru

Düelloyu çözecek iki soru

Derviş Eroğlu-İrsen Küçük kapışması artık sokağa taştı. Kılıçlar öyle bir çekildi ki, önüne geleni her iki yönüyle kesiyor. Havada ‘bakanlar’ uçuşuyor! Hükümet kaynakları parti içi hesaplaşmada ‘koz’ ve ‘tehdit’ olar

A+A-

 

 

Derviş Eroğlu-İrsen Küçük kapışması artık sokağa taştı.

Kılıçlar öyle bir çekildi ki, önüne geleni her iki yönüyle kesiyor.

Havada ‘bakanlar’ uçuşuyor!

Hükümet kaynakları parti içi hesaplaşmada ‘koz’ ve ‘tehdit’ olarak kullanılıyor. İstihdam, kredi, terfi, tayin, arsa ve akla gelebilecek daha yığınla ‘devlet malı’, UBP kurultayı için ya gerçekten ya da ‘söz’ icabı dağıtılıyor.

21 Ekim’e gidilirken İrsen Küçük ve Eroğlu’nun adayı Ahmet Kaşif arasında ‘demokratik yarış’ yerine ‘her yol mubahtır’ anlayışıyla kıyasıya bir kavga yaşanıyor.

Aynı partinin insanları birbirine sevgi ve saygı yerine kin ve nefretle donatılıyor. Köy ve ilçe kongrelerinde kavgalar, gürültüler çıkıyor.

Ülkenin Başbakanı ve partinin başkanı, hiçbir demokratik geleneğe sığmayan, etikle uyuşmayan bir tavırla iki bakanı ‘basın yoluyla’ görevden alacak kadar ileri gidebiliyor.

Bir zamanlar Rauf Denktaş’ın karşısına dikilen ve kıyasıya bir kavga veren Derviş Eroğlu ise, bir karargaha çevirdiği Cumhurbaşkanlığı sarayından ‘İrsen Küçük’ü bitirme planları’ yapıyor ve bunların hayata geçirilmesini bizzat yönetiyor.

Bunlar, herkesin ibret ve mide bulantısıyla izlediği kavganın su yüzündeki tarafı…

**

Eroğlu-Küçük kavgasının perde gerisinde ise iki kritik soru var.

Belki de kurultay sonucunu bu sorular belirleyecek.

Aslında her iki soru da biliniyor. Ama bilerek ve isteyerek unutturulmak isteniyor.

Muhtemelen taraflar bu iki soruyu ‘gündeme getirmeme’ konusunda bir uzlaşı içindeler.

Zira bir soru diğer tarafın, diğer soru ise ötekinin ‘yumuşak karnı’ olabilecek kadar ciddi…

Nedir bu ‘kritik’ sorular?

Birincisi ‘petrol dolum tesisi’ meselesiyle ilgili…

Hükümetin, özellikle de Başbakan İrsen Küçük’ün bütün tepkilere rağmen inat ve ısrarla tekrar tekrar gündeme getirdiği dolum tesisi konusunda bir ‘bağlayıcılık’ mı var acaba?

Ve bu ‘bağlayıcılık’ konusunda birilerinin elinde kimi ‘kanıt’lar olduğu doğru mudur?

Bu soru bir süre konuşuldu, sonra üstü örtüldü.

Tekrar açılır mı acaba?

**

Üstü örtülen ve tekrar açılıp açılmayacağı merak konusu olan bir diğer soru ise Lefkoşa Türk Belediyesi’nin 2010’da hükümet onayıyla aldığı, ancak Sayıştay raporunda ‘harcaması yok’ denilen krediyle ilgili…

‘Bu paranın Cumhurbaşkanlığı seçiminde kullanılmış olabileceği’ iddiasını İrsen Küçük mecliste “Ben UBP genel sekreteriydim, parti böyle bir para kullanmadı, ama seçimi başka merkezler de yönetti, orada ne kadar harcandığını bilemem” diyerek reddetmemiş, ‘sakla samanı’ diyerek bir kenara bırakmıştı.

‘Zamanı’ gelir mi yakında acaba?

**

Defalarca yazdım: UBP’de kimin başkan olacağı, kimin kimi yediği, kimin ne dolaplar çevirdiği kimsenin umurunda değil.

Ama bu soruların yanıtı herkesin umurunda!

Çünkü her iki soru da ‘parti içi’ hesaplaşmanın çok, ama çok ötesinde.

UBP kurultayında ‘düello’ya dönüşen kavganın sonucundan çok, bu soruların yanıt bulup bulmayacağı sorgulanmalı esas…

‘Temiz siyaset’ ve ‘şeffaf yönetim’ adına herkes talep etmeli yanıtları…

Görünen kısım, oyunun ‘perde’si sadece…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 877 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler