1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Dualar ve yangınlar
Dualar ve yangınlar

Dualar ve yangınlar

Yandık yine… Hem sıcaklardan, hem de arka arkaya çıkan yangınlardan… Bakmış Başbakanla, Maliye Bakanı ağaçlar nasıl yanar diye… İçleri cız etmiş sonunda ve “bakacağız” demişler. Neye? Helikopter almak için para var mıymı

A+A-

 

 

Yandık yine…

Hem sıcaklardan, hem de arka arkaya çıkan yangınlardan…

Bakmış Başbakanla, Maliye Bakanı ağaçlar nasıl yanar diye…

İçleri cız etmiş sonunda ve “bakacağız” demişler.

Neye?

Helikopter almak için para var mıymış bakacaklarmış.

Tabii ki para yok, başka yerlerden yaratmak gerek.

Dün de yazıldı, çizildi;

Camilerden, külliyelerden bırakın birkaçını da helikopter alın.

Makam arabalarınızdan vazgeçtiyseniz eğer parasını helikoptere ayırın.

İstenirse para bulunur.

Her yangından sonra “haaa demek ki helikopter istermiş” demek, başlayan yangınları söndürmez.

Yani lafla peynir gemisi yürümez.

Havaya bakarak helikopter beklerken, gördüyseniz eğer, baktıysanız eğer, anladıysanız eğer, artık sözleri bırakın da icraat yapın.

Alın bir helikopter de görelim.

***

Öte yandan taşocakları…

Yangının Değirmenlikte bulunan taş ocaklarındaki patlamadan dolayı çıkma olasılığı araştırılıyordu.

Bundan olma olasılığı yüksekti ama dün yapılan açıklamalarda taş ocaklarında hafta sonu patlatma yapılmadığı söylendi.

Bir izmaritten de olabilir, kırık bir cam şişeden de…

Yakılan bir ateşten de…

Görgü tanıkları taşocağının altından başladığını söylüyorlardı yangının…

Yani failin taşocağı olma olasılığı daha yüksekti ama öyle çıkmadı.

Hükümet genelge yayınlayıp hiç olmazsa sıcak günlerde taşocaklarında patlatmayı yasaklayacaktı, şimdi bu açıklamalardan sonra genelgeden de vaz mı geçildi acaba?

Taşocağı sayısı çok fazla demiştik, azaltılsın demiştik, işletme izinleri sınırlansın demiştik çok defalar…

Olmadı, yapılmadı.

Diğer zararlarının yanında eğer ispatlanırsa yangının da sorumluluğu eklenecek.

Niye azaltılmadı, niye sınırlandırılmadı izinler bilinmez!

Ama vatanını çok sevenler var ya!

Hani “Rumlara bir çakıl taşı verilmez” diyenler…

Kamyonlarla sürekli çakıl taşları gidiyor Güney’e taş ocaklarından oysa…

Yoksa onlar sayılmaz mı!?

***

1995 büyük yangınını hatırlıyorum.

Nasıl hatırlanmaz ki…

Vuvvv diye bütün dağları, tepeleri sıyırırken yangın rüzgarın etkisiyle, içimizden bişeyler eksiliyordu sanki…

Yangını söndürmek için elimizdeki çılı-çırpıyı ateşe nasıl vurduğumuzu hatırlarken yaşanıyordu Pazar günkü yangın da… Sanki o günlerdi yeniden yaşanan…

O günlerden bugünlere kaç günler geçti… Tam 17 yıl… 6200 küsur gün…

Hala “helikopter alalım mı almayalım mı” diye düşünüyoruz.

Cami yapmak, Külliye, ilahiyat koleji açmak varken yangın helikopteri mi acil!..

Hem belki artan dualar yangınları da çıkartmaz!

Helikopter almaktan da kurtuluruz.

Bir taşla iki kuş.

Fena mı olur!

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 705 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler