1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Downer’i kim istemiyor?
Downer’i kim istemiyor?

Downer’i kim istemiyor?

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs özel temsilcisi Alexandr Downer Rum tarafından sonra Türk tarafında da bazı çevrelerce istenmeyen adam ilan edildi. Downer ne yapmaya çalışıyor? Bence görevini yapmaya çalışıyor. Ama her iki tarafta da Downer’i

A+A-

         

 

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs özel temsilcisi Alexandr Downer Rum tarafından sonra Türk tarafında da bazı çevrelerce istenmeyen adam ilan edildi.

Downer ne yapmaya çalışıyor?

Bence görevini yapmaya çalışıyor.

Ama her iki tarafta da Downer’in görevini yapmasını istemeyenler ona karşı olmadık ithamlarda bulunuyor. Onların tek derdi Downer’in görevini yapmasını engellemektir.

Peki Downer’in görevi nedir?

Elbette bunu herkes biliyor. Ama ben altını çizmek istiyorum.

Downer BM Genel Sekreteri tarafından Kıbrıs sorununun çözüm müzakerlerinde taraflara yardımcı olmak için görevlendirildi.

Görevi çözümü sağlamak için taraflara her türlü desteği, yardımı ve motivasyonu vermektir.

Bu süreçte yalnızca bir görüşme organizatörü ve görüşmelere ev sahipliği yapmak için atanmamıştır.

Görevi yalnızca bu olsaydı BM bu iş için yıllarca Avustralya Dışişleri bakanlığı yapmış tecrübeli bir diplomatı değil, sıradan bir bürokratı atardı.

O nedenle neyi hangi amaçla yaptığımızı bileceğiz.

Downer daha önceleri de, ama özellikle ikinci Greentree zirvesi öncesi Rum tarafındaki çözüm karşıtları tarafından istenmeyen adam ilan edilmişti.

Neden?

Çünkü Hristofyas birşey çıkmayacağına inandığı Greetree 2’nin ertelenmesini istiyordu.

Downer de zirvenin birşey çıkmasa bile Genel Sekreter’in tarafları bir buçuk yıl içinde beşinci kez uyarmasının yararına inandığı için zirvenin ertelenmesine sıcak bakmıyordu.

Zirve gerçekleşti.

Eroğlu bu zirveden BM’nin “tarafların uzlaşamayacağını ilan etmesini ve herkes kendi yoluna demesini” bekliyordu.

Bu olmadı.

Bunun yerine Genel Sekreter iki lideri de “yapıcı ve esnek olmaları” için beşinci kez uyardı.

Zirve dönüşünde de Downer aslında ben dahil birçok kişinin belli bir süreden bu yana gördüğü gerçeği, yani görüşme sürecinin ileriye gitmek yerine, yerinde bile saymayarak geriye götürüldüğünü açıkça ifade etmeye başladı.

Bu durum Eroğlu ve şurekasını rahatsız etti.

Zirve öncesi Rum tarafında şiddetli eleştirilere maruz kalan Downer bu kez Türk tarafından şiddetli eleştirilere uğramaya başladı.

***

Kıbrıs görüşmeleri 40 yılı aşkın süredir devam ediyor. Kıbrıslı Türkler ve Rumlar bu 40 yılı aşkın sürede onlarca BM temsilcisi, görevlisi, Genel Sekreteri ile tanıştı. Bu arada yine onlarca falanca, ya da filanca ülkenin elçisi, temsilcisi, dışişleri bakanı, ya da yardımcısı ile tanıştı.

Hatırlayın bu insanların hepsi elbette en başta kendi ülkelerinin çıkarlarını korumakla görevli olduğu halde çözüm için de değişik çabalar ortaya koymuşlar, ama her dönemde iki taraftaki çözüm istemeyenlerce eleştirilmişler, istenmeyen adam ilan edilmişlerdir.

Yabancı diplomatlar Kıbrıslıların bu ortak davranış biçimine çoktan alışmışlardı.

Hatırlayın geçmişte AB Büyükelçisi’nin kuzeye geçişi yasaklanmıştı. Bugün ikisi de dünyadan göç eden Denktaş ile 2000’li yılların başında ABD’nin  Kıbrıs özel temsilcisi olan Thomas Weston sürekli kavga ediyordu. Hatta Weston Annan planı sürecinde yapılan çözüm mitinglerine katıldığı için çözüm karşıtlarınca boy hedefi yapılmıştı.

Yine aynı yıllarda İngiliz temsilcisi olan Sir David Hannay iki tarafta da istenmeyen adam ilan edilmişti.

40 yıldır iki tarafta da çözüm istemeyen Kıbrıslılar, çözüm için kendilerine yardımcı olmaya gelen yabancı diplomatlara hep aynı davranış biçimini gösteriyor.

Çünkü onlar statükonun bekçileridir. Statükondan beslenenlerdir ve statükonun yıkılmasını hiç ama hiç istemezler.

Adaya atanan ve belli bir süre içinde Kıbrıs’ı tanıyarak statükoyu zorlamaya çalışan yabancı diplomatlar hedef tahtası yapılarak “sen git de başkası gelsin” türküleri söylenmeye başlıyor.

Bunu bazan bir taraftaki, bazan öteki taraftaki, bazan da iki taraftaki statükocular birlikte yapıyorlar.

Şimdilerde Downer’e yapılan tam da budur. Statükocular Downer’e “çözümü çok zorlama, bırak biz bildiğimiz gibi yaşamaya devam edelim” demektedirler.

Halbuki Downer sadece görevini yapmaya çalışıyor. Yani artık yılan hikayesine dönen Kıbrıs sorununun çözümü için taraflara yardımcı olmaya çalışıyor. Bu süreçte gördüğü yanlışları da toplumların çözüm güçleriyle paylaşıyor.

Hepsi bu...   

  

 

 

Bu haber toplam 913 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler