1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. DOWNER’DAN TEKNİK KOMİTELER PROSEDÜRÜNE VİZE
DOWNER’DAN TEKNİK KOMİTELER PROSEDÜRÜNE VİZE

DOWNER’DAN TEKNİK KOMİTELER PROSEDÜRÜNE VİZE

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’ın Kıbrıs sorununda teknik komiteler aracılığıyla uygulamaya konulan yeni prosedürle ilgili onay verdiği bildirildi.

A+A-




BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’ın Kıbrıs sorununda teknik komiteler aracılığıyla uygulamaya konulan yeni prosedürle ilgili onay verdiği bildirildi.
Fileleftheros “Teknik Komiteler ve Türk Kurnazlıkları” başlığıyla yansıttığı haberinde diplomatik kaynaklara dayanarak Downer’ın bu vizesinin Kıbrıs Rum tarafına; şu andan 2013 başkanlık seçilerine kadar hiçbir prosedür olmazsa Türk tarafının müzakerelere, yeni şartlar koymak üzere geleceği çünkü halen; bu müzakereler yeniden başlarsa yeni bir zeminden başlaması gerektiği görüşünü açıkladığı şeklinde aktarıldığını yazdı.
Gazete Downer’ın, seçimlere kadar devam eden bir prosedür olursa özlü müzakerelerin yeniden sorunsuz başlamasının daha kolay olacağı görüşünü ortaya koyduğunu, bu şekilde teknik komite görüşmelerini desteklemekle kalmayıp içeriğiyle yükseltilmiş bir prosedür olarak gösterdiğini yazdı, özetle şöyle devam etti:
“Downer, bu komiteler gelecek yıla kadar çalışmaya devam ederse Mart itibarıyla (yeni Rum Yönetimi Başkanı’nın seçilmesinden sonra) teknik komite görüşmelerinin Kıbrıs sorununda özlü çözüm arayışlarına dönüştürülmesinin çok daha kolay olacağını düşünüyor.
Aleksander Downer’ın iki tarafın temsilcileriyle bundan sonraki ilk görüşmesi 15 Eylül olarak belirlendi. Downer muhataplarından, o zamana kadar düşünmelerini, gerçekleşebilecek şeylerle ilgili bazı ‘fikirler’ hazırlamalarını istedi.

EYLÜLDEN SONRA İKİ KEZ DAHA ADAYA GELECEK

Downer eylülden sonra iki kez daha Ada’ya gelecek. Ziyaretlerinden biri ekim sonunda, öteki aralık başında gerçekleşecek. Daha sonra durum değerlendirmesi yapacak ve başkanlık seçimlerinin ve kampanya döneminin çok yakın olduğunu, başkanlığın yeni bir kiracısı olacak mart ayına kadar olguların durgunlaşacağını açıklayacak.
Bu arada teknik komiteler ‘çalışmaya’ devam ediyor ancak gerek iki tarafın yaklaşımı gerek değinilen konular, şu ana kadarki sıfır sonuç üretiminin sıfırda kalmasını güvence altına alıyor. Kıbrıs Rum tarafı komitelerin gündelik konularla işlemesine itiraz etmiyor ancak 2008 anlaşması uyarınca gerek Kıbrıs sorununun özünün gerek diğer pratik tedbirlerin veya güven yaratıcı önlemlerin görüşülmesi gerektiğinde ısrar ediyor.
Bu noktada BM de, en azından şu ana kadar, diyaloğun devamını engelleyen tarafın hangisi olduğunu açıklamakta özellikle isteksiz görünüyor. Türk tarafı ise gündelik konuların ele alındığı teknik komiteler düzeyinde dâhi, her seferinde yeni yöntemler icat etme taktiğini değiştirmedi.
Mevcut teknik komitelerden biri insani konularla ilgileniyor. Hava sahasının yönetimini insani mesele olarak ortaya koydu ve aradaki bağlantısızlıktan veya karşılıklı yapılacak kötü icraat yüzünden ölümlü uçak kazaları meydana gelebileceğini belirtti. Önerisi de, elbette ki; ‘iki taraftaki iki hava trafik kontrol kulesi’ arasında uzlaşı ve işbirliğinin şart olduğuydu. Yine, radyo televizyon kanalları frekanslarındaki parazitler konusunu gündeme getirdiler. Bu sorunun göğüslenmesi için önerileri; ‘iki tarafın’ yetkili uluslararası örgüt ITU’ya (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği) başvurması oldu. Türk tarafına göre ‘her iki tarafın’ frekans sınırlarını ITU belirleyecek.
Örnekler yalnız bunlar değil. Şu değişmez Türk talebini ortaya çıkaran birçok başka önerileri de var: doğrudan iki ayrı devlete göndermede bulunacak olan kurumların, pratik ve şartların ihdas edilerek tanınması.”

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 538 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler