1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. DOWNER AÇIKLAMALARI GÜNEY’İ KIZDIRDI
DOWNER AÇIKLAMALARI GÜNEY’İ KIZDIRDI

DOWNER AÇIKLAMALARI GÜNEY’İ KIZDIRDI

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’ın son açıklamaları, Kıbrıs Rum basınında “seçimlere müdahale” olarak yorumlandı.

A+A-



 

 

“Seçimlere müdahale”

 

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’ın “Güney Kıbrıs’ta şubat ayında yapılacak seçimlerde iktidara gelecek yeni başkanın Kıbrıs sorununda bugüne kadar uzlaşılanlardan gerileyemeyeceğine” ilişkin sözleri Kıbrıs Rum basınında “seçimlere müdahale” olarak yorumlandı.
Kıbrıs Rum medyası, Downer’ın taraflara eşit mesafede durduğuna ve Hristofyas’ın Maraş önerisini Ercan’dan direkt uçuşlara bağladığına da dikkat çekti.
Fileleftheros, Downer’ın Strazburg’taki Türkiye-AB Karma Parlamento Komitesi’nde yaptığı konuşmayı “Yeni Başkana Kostüm Biçti... Downer Dengeleyici Rolünde... Maraş Önerisini Direkt Uçuşlara Bağladı” başlıklarıyla yorumladı.
Gazete, Downer’ın konuşmasından, “Maraş önerisinin Ercan’a direkt uçuşlarla bağlantılı olduğu” sonucunun çıktığı yorumunu da yaptı.
Habere göre Downer, Rum Avrupa Milletvekili Takis Hacigeorgiu’nun Türk milletvekillerinin direkt ticaret konulu sözlerine yanıt olarak gündeme getirdiği Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın Maraş’la ilgili önerisine yorumlarken, Maraş’tan söz etti. Downer’in Maraş’ın bugünkü durumunu “dokunaklı sözlerle” anlattığı yorumunu yapan gazete, olumlu veya olumlu görüş belirtmeksizin Hristofyas’ın önerisine değindiğini, bunun da Ercan Havaalanı üzerinden direkt uçuşların başlaması gibi farklı yorumları gündeme getirdiğini yazdı. Haberde, “Yani karşılıklı tezleri de, Türk tarafınca yapılan birleştirmeyi de Komite’nin önüne getirdi” ifadesi kullanıldı.

MOMENTUMU KORUMAYA ÇALIŞTI

Downer’ın önceki gün Londra’da Lortlar Kamarası’nda düzenlenen seminerde yaptığı konuşmada ise taraflara eşit mesafede durduğunu ve sözlerini büyük bir dikkatle seçtiğini belirten gazete, özetle şunları yazdı:
“Prosedürün bugünkü durumuyla ilgili sorumluluğu her iki tarafa da yükledi. Kıbrıslı Rumların takvimleri kabul etmediğini, Kıbrıslı Türklerin de prosedürün devamı için çok taraflı konferans toplanmasını talep ettiğini anlattı. Downer, anlaşmazlıklara işaret ederken, çok yol alındığını ve bunun yitirilmemesi gerektiğini kaydederek momentumu korumaya çalıştı. Bu nedenle prosedürün devam ettirilmesinden yana tavır ortaya koydu.
İki toplum arasında iki bölgeli, iki toplumu federasyon çözümüne geniş destek olmadığını teslim eden Downer, Kıbrıslı Rumların birinci tercihinin üniter, Kıbrıslı Türklerin de iki ayrı devlet olduğunu belirtti. Downer ‘İki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümüne ulaşıp ulaşamayacağımızı saptamaya çalışmamız gerekir ancak buna yaklaştığımızı zannetmiyorum. Bunun önümüzdeki günlerde zor olacağı da ortadadır’ ifadesini kullandı.
Aleksander Downer Avrupa Milletvekili Antigonis Papadopulos’un BM’nin kendi kararlarını uygulamaktaki zafiyetiyle ilgili sorularına yanıt vermekten ısrarla kaçındı, Kıbrıs sorununun bir istila ve işgal sorunu olup olmadığını söylemesi istendiğinde ise suskunluğunu korudu.
Downer Şubat’ta yapılacak başkanlık seçimlerine de değindi. Yeni Başkan’ın müzakere esilenlerden gerileyemeyeceğini, aynı motive devam etmesi gerektiğini söyledi.”

“EŞİT MESAFEDE DURDU”

Simerini haberi “Downer’dan Başkanlık Seçimlerine Müdahale... Eşit Mesafede Durdu ve Batağa Saplanılması Konusunda Eşit Sorumluluk Yükledi” başlık ve spotlarıyla aktardı.
Gazete, Downer’ın Kıbrıs müzakerelerinin batağa saplanmış olmasının sorumluluğunu Kıbrıs Türk ve Rum taraflarına eşit paylaştırdığını ancak Türkiye’ye dokunmadığını, “Türkiye’yi işgalci ülke olarak görüp görmediği” sorusuna direkt cevap vermekten kaçınarak “Kıbrıs’ta kuvvet bulunduran Türkiye ile işbirliği yapıyoruz, onu görmezden gelemeyiz. AB ile de işbirliği yapıyoruz, bize çok yardımı dokunuyor” ifadesini kullandığını yazdı.
Rum tarafındaki seçimlerden çıkacak yeni başkanın Kıbrıs müzakere prosedürüne sıfırdan başlayamayacağı belirten Downer’ın, “Bu çok akıllı bir şey olmaz. Mevcut prosedürü terk etmek istemeyiz. Her şeyi çöpe atıp sıfırdan başlayamayız, bu yanlış olur” dediğine dikkat çeken gazete, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı’nın şu sözlerini öne çıkardı:
“İki taraf arasındaki karşılıklı güven çok düşük seviyededir. Bir çeşit çıkmazda bulunuyoruz. Kıbrıslı Türkler çok taraflı konferans tarihi belirlenmeden özlü konulara ilişkin müzakere istemiyor. Kıbrıslı Rumlar dar takvimleri kabul etmiyor ancak müzakerelerin, çok taraflı konferans olmadan, özlü konular üzerinde devam etmesini istiyor.
Biz prosedürü korumak ve çözüme ilerlemek istiyoruz. Bunun olması için bonkör adımlar atıp kararlar alacak liderlere ihtiyaç var. Çözümün ayrı referandumlara sunulması ve Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin karar vermesi gerek. Liderler müzakere ederken müzakerecidirler ve bunu toplumlarına ‘satmaları’ gerekir.”
Dönüşümlü başkanlıkla yönetim başlığında, birleşik ekonomide, AB içerisindeki işleyişe ve toprağa (mal takas, iade, tazminat) ilişkin anlaşmalar var. Kaydedilen ilerlemeye karşın mülkiyetteki detaylara, Başkan’ın seçilme yöntemine ve Kıbrıs’ın Kuzey kesiminin entegrasyonunun nasıl olacağına (Türk tarafının anlaşmanın birincil hukuk olması talebi) karar verilmedi.
Toprak konusu müzakere ediliyor ancak vatandaşlık ve kolonizasyon konusunda ilerleme yoktur. Garantörlük hakları konusunda taraflar arasındaki görüşler farklıdır. Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan bunları istemiyor ancak Kıbrıslı Türkler ve Türkiye istiyor. İngilizler, bakalım diyor. Garantiler, oluşumu daha kararlaştırılmayan ancak garantör ülkelerin katılacağı kesin olan çoklu konferans çerçevesinde çözülecek.  Kıbrıslı Türklerin izolasyonu 1974’te olanlarla da bağlantılıdır. Gerek izolasyon gerek Maraş meselesi ve Ercan Kıbrıs sorunuyla birlikte, iki bölgeli iki toplumlu federasyonla çözülecek. Özellikle Maraş konusunda görüntü tüyler ürperticidir. Çılgınlık abidesidir. Binalar beton kanserine yakalandı, dolaplar pantolon-elbise dolu. BM Maraş’ın BM’ye iadesini öngören 550 sayılı kararı aldı. Ancak karar alındığıyla kaldı. Mağusa Limanı ve Ercan konusunda herkes tarafından öneriler yapıldı ancak Kıbrıs Türk tarafı Maraş’ı çözümden önce Rum tarafına verme konusunda heyecanlanmadı ve Ercan’ın çözümden önce işlemesi konusunda tereddütlüdür.
Kıbrıslı Türklerin Avrupa Parlamentosu’nda yer almaları meselesi Kıbrıs sorunun çözülmesiyle çözülecek bir meseledir.”


“İKİ BÖLGELİLİĞİ SÖNDÜRDÜ”

Politis haberi “Her Şeye Baştan Başlamaya Hayır... Downer İki Toplumlu Federasyonun ‘Yürümediğini’ Söylüyor... Downer’a Göre İki Taraf İki Toplumlu İki Bölgeli Federasyon Formülünden Uzaktırlar” başlığıyla aktardı.
Alithia ,“İki Bölgeliliği ‘Söndürdü’... Downer’ın Londra ve Strazburg’taki Konuşmaları Şubat 2013 Seçimlerinden Donra Dahi Kıbrıs Sorununda İlerleme Olmasına Fazla İhtimal Tanımıyor” başlığını kullandı.

 

 

 

 

Bu haber toplam 655 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler