1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. DÖVLET
DÖVLET

DÖVLET

DEVLET dediğin, senin anayurdunda, senin güvenliğin için ve senin hayatının her aşamasında sana destek olan, seni koruyan, kollayan, sahip çıkan ve ister içeriden ister dışarıdan gelebilecek her türlü etkiye, tepkiye, saldırıya karşı varlığıyla seni kuşat

A+A-

 

 

 

DEVLET dediğin, senin anayurdunda, senin güvenliğin için ve senin hayatının her aşamasında sana destek olan, seni koruyan, kollayan, sahip çıkan ve ister içeriden ister dışarıdan gelebilecek her türlü etkiye, tepkiye, saldırıya karşı varlığıyla seni kuşatarak yücelten, insan yaşamının daha kaliteli olması için düzenlemeler yapan bir yapıdır; en azından sosyal devlet anlayışı bağlamında öyle  olmalıdır…

Ve her devletin, olmazsa olmazı yönetim yasa ve kuralları ile kültürel, etik, insan hakları ve ahlaki değerleri bulunur. Bu önemlidir çünkü hükümetteki hiç kimse, devleti “Ben bunu yapmak istiyorum! Şunu yaptım!” diyerek yönetemez. Herkesin bağlı olduğu çerçeve yaptırımlar vardır ve herkesin bireysel hak özgürlükleri devlet tarafından koruma altına alınmıştır. Alınmalıdır da. Demokratik hukuk devletlerinde olması gereken budur…

Avrupa, Amerika, Asya… Nereye giderseniz gidin, genel ortalama yasaların işlevselliği ile ilgilidir ve gelişmişlik düzeyi de devletlerin gelişmişlik düzeyi değildir; gelişmişlik düzeyi denen şey, devletlerin yurttaşı için kullandığı yasaları nasıl ve hangi doğrultuda işlettiğidir. Ki yasa vardır ama kullanılmıyordur mesela ve o yasa ile insan hakları ile ilgili güvenceler sorgulanabilir. Yasalar laf olsun diye “yasa”laşmaz! Dedim ya demokratik hukuk devletlerinde ve insan odaklı yönetimlerde olması gereken budur…

DÖVLET, bir kitap adı, Bekir Coşkun’un yazdığı ve 1990 yılında yayınlanan. DÖVLET, devletten yakındığımızda, espri halinde kullanılan bir kelime biraz da. Çünkü kelime içerik olarak devlettekilerin, döv ve yönet halini çağrıştırmaktadır. Bu da dövülerek yönetilenlerin, sisteme eleştirisi ve yazarak muhalif durmasıdır. Olması gereken, adalet mekanizmasının adil bir biçimde işlediği, yargıya güven duyulan, torpil ve iltimastan uzak, işsizliğin en aza indirildiği, sosyal devlet algısının gelişmiş bir halde işlediği ve yurttaşların kendilerini güvende hissettiği bir sistemdir. Dedim ya, demokratik hukuk devletlerinde olması gereken budur…

DEVRET ise bambaşka bir sözcük. Dışarıdan baktığınızda, bu konularla hiç mi hiç ilgisi yok. Bağlantısı yok. Masum bir sözcük.  kök olarak Arapça. “Devr “den geliyor; “etmek” ise Türkçe ile eklenmiş ve olmuş “devretmek”.


Bizim sisteme devlet demeye diliniz varıyor mu bilmiyorum artık. Her şeyden uzak, yalıtılmış, ne dünya ile ne dünyadan habersiz ama iki arada bir derede; koskocaman bir “köymüş” gibi yönetilmeye çalışılan bir yere ne diyebilirsiniz ki?

Devlet kelimesinin ve işleyen devlet sistemlerinin bir ağırlığı, bir özelliği, bir önemi vardır. Bizimki maalesef devlet değil olsa olsa önce dövlet, sonra “al biraz eğlen, biraz oyalan, sonra da devret sisteminde bir küçücük fıçıcık!” hallerine dönüştürülmüş…

Devlet olmak başka bir şey; devlet olmak için önce yurttaşlarının ve devletin onuruna sahip çıkacaksın ve kimseye hiçbir şey için el pençe divan durmayacaksın!

Yapabiliyor musun?

Yapamıyorsan susacaksın; kimseyi kandırmayacaksın! Demeye de dilim varmıyor, iyisi mi çekip gideceksin kardeşim bu halkın önünün açılabilmesi için!

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 966 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler