1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Dövizde ‘sancı’
Dövizde ‘sancı’

Dövizde ‘sancı’

Türk Lirası, döviz karşısında değer kaybını sürdürüyor. KKTC Merkez Bankası verilerine göre 1 Eylül’de 2,92310 TL’den işlem gören Euro dün son 2 haftanın en yüksek rakamına ulaşarak 3,42810 TL’ye yükseldi. Öte yandan 4,51390 TL olan Sterlin ciddi artış y

A+A-

Ayşe GÜLER

Türkiye’de terör olaylarının artmasının yanı sıra siyasi alanda yaşanan gelişmeler ve Amerikan Merkez Bankası’nın ‘faiz artırımına’ yönelik izleyeceği tutum dövizin rekor üstüne rekor kırmasına neden oluyor.
1 Eylül’de 2,92310 TL’den işlem gören Euro dün son 2 haftanın en yüksek rakamına ulaşarak 3,42810 TL’ye yükseldi.

KKTC Merkez Bankası verilerine göre 4,51390 TL olan Sterlin ciddi artış yaşarak 4,69800 TL’ye Dolar ise 3,27750 TL’den 3,03960 TL’ye fırladı.

2 hafta içerisinde kurlarda yaşanan değişiklik dikkat çekti.

Bunun yanı sıra Amerikan Merkez Bankası’nın bu hafta içerisinde toplanarak, faiz artırıp artırmayacağına karar verilmesi beklenirken, piyasadaki çalkantılı süreç Türk Lirası’nın değer kaybetmesine sürdürmesini sağlıyor.

Esnaf kaygılı

Öte yandan TL’deki değer kaybının Kuzey Kıbrıs’a yansımasından dolayı birçok esnaf kaygı duyuyor, yaşanan artış iş piyasasını olumsuz etkiliyor.

Özellikle döviz cinsinden borçlanan veya ev alan birçok vatandaş, dövizdeki yükselişten kurtulma yollarını arıyor.

Hükümet, dövizi ‘sabitlemişti’…

Hatırlanacağı üzere hükümet, döviz krizine karşı  31 Ağustos’ta bir dizi önlem almıştı.

Alınan önlemler çerçevesinde vergi ve fonlarda kurlar 90 gün süreyle sabitlenirken; yüzde 10 oranındaki kira stopajı da TL’de yüzde 7’ye düşürülmüş, dövizde yüzle 13’e yükseltilmişti.


EKONOMİST NE DÜŞÜNÜYOR?

Ekonomist Mustafa Besimler: “Dövizdeki yükseliş Kasım’a kadar sürecek”

Türkiye’deki siyasi gelişmeler nedeniyle Türk Lirası’nın yabancı paralar karşısında değer kaybettiğini söyleyen Ekonomist Mustafa Besim, Kasım ayında yapılacak seçimlere kadar döviz kurlarındaki yükselişin süreceğini belirtti.

Besim, TL’nin değer kaybetmesinin nedeninin sadece Türkiye’deki siyasi gelişmeler değil, dünyadaki gelişmelerin etkisinin de olduğunu dile getirdi.

Amerika Merkez Bankası’nın (FED) faizleri artırıp artırmayacağına yönelik bu hafta içerisinde bir toplantı gerçekleştireceğini ifade eden Besim, ‘faiz artırımı’ yönünde karar alınması halinde ilk etapta TL’nin ve gelişmekte olan ülkelerin ekonomisindeki, paraların değer kaybedeceğini söyledi.

Besim, bu genel kanının ardından ‘rahatlama’ olmasının beklendiğini ifade ederek, yaklaşık olarak bir yıldır piyasanın Amerika Merkez Bankası’nın faiz artırıma gideceği yönünde hareket ettiğini de kaydetti.

“Dışa bağımlılıktan kaynaklanıyor”

Öte yandan döviz kurlarının Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gelişmelerden bu denli etkilenmesinin ülkenin dışa bağımlı olmasından kaynaklandığını kaydeden Besim, “Türkiye’nin cari açığı yüksektir. Aslında tasarrufları yetersiz olduğu için yurt dışı finansmana ihtiyaç olmasından dolayı dışarıdan borçlanıyor.  Türkiye’de kamu maliyeti açısından önemli bir tasarruf, disiplin ve başarı sağlanmasına rağmen TL, dış açık nedeniyle her zaman kırılgan bir yapıya sahip oluyor” diye konuştu.

Besim, “ Başka ülkelerde maliye açığı çok yüksek olmasına rağmen onlarda kendi paraları kırılgan değildir.

Bunun da nedeni o ülkelerin dışa bağımlılığının bu kadar yüksek olmamasıdır” dedi.

Şu anda Türkiye’de yaşanan terör olaylarının yanı sıra Suriye ve Kuzey Irak arasındaki sorunun sürmesi nedeniyle ‘sancılı’ durumun devam edeceğini kaydeden Besim, Amerika Merkez Bankası’nın alacağı kararın kurun yönünü etkileyeceğini belirtti.

“Bize yansıması, daha da yüksek olur”

Besim, dövizdeki yükselişin Kuzey Kıbrıs’a yansımasının ise daha yüksek olduğunu vurguladı.

“Bununla da yaşamayı öğrenmek gerekiyor. TL’yi kullandığımız sürece yaşamayı sürdürmek zorundayız” diyen Besim, vatandaşlara her zaman gelirlerinin para cinsinden borçlanmalarını tavsiye ettiklerini dile getirdi.

Ülke ekonomisinin ithalata bağlı olduğunu dile getiren Besim,  Türkiye’den gelen ürünlerde dahil olmak üzere ithalat ürünlerinin döviz üzerinden olduğunu belirtti.

Besim,  dövizdeki artışın ürünlerin fiyatların artması yönünde baskı oluşturduğuna dikkat çekerek, hükümetin aldığı tedbirlerin yerinde ve desteklenmesi gerektiğini söyledi.

“Hükümet de gücü yettiği kadar tedbir alabiliyor. Döviz cinsen konut veya araç alan kişiler var. Onlara bu aşamada pek bir şey yapılamaz” diyen Besim, ancak özellikle eğitim hizmetlerinde olabildiğince uygun kurların belirlenerek, harçların bunlar doğrultusunda alınması gerektiğini söyledi.

Besim,  bazı üniversiteler ve eğitim kurlarının Euro’yu sabitlediğini ancak toplum takdirine göre bu adımın yeterli, hükümetin döviz kurunu sabitlediği oranda bu düzenlenenin yapılması gerektiğini savundu.

Aslında birçok eğitim kurumunun girdilerinin TL olduğunu, bu yüzden de dövizdeki dalgalanmadan çok fazla etkilenmediğini ifade eden Besim, söz konusu durumun her şeye rağmen kurumların hesaplarına bağlı olduğunu söyledi.

 

 

Bu haber toplam 1607 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler