1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Döviz hız kesmiyor
Döviz hız kesmiyor

Döviz hız kesmiyor

23 Temmuz’da 5,60 TL olan Euro, dün itibariyle 5,96 TL’ye ulaşırken, aynı zaman diliminde Sterlin 6,27 TL’den 6,28 TL’ye yükseldi.  Dolar ise 4,80 TL dolaylarında seyretti.

A+A-

Fehime ALASYA

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), politika faizi oranlarındaki rakamı yüzde 17,75'te sabit tuttuğunu açıklaması döviz piyasasındaki yükselişin hızını kesemedi.

23 Temmuz’da 5,60 TL olan Euro, dün itibariyle 5,96 TL’ye ulaşırken, aynı zaman diliminde Sterlin 6,27 TL’den 6,28 TL’ye yükseldi.  Dolar ise 4,80 TL dolaylarında seyretti.

Ekonomistler, Türkiye’deki belirsizlik nedeniyle tırmanışın süreceği uyarısında bulunarak hükümeti bir dizi tedbir alarak vatandaşı rahatlatmaya çağırdı.

23-temmuz-kurlar.jpg

25-temmuz-kurlar.......jpg

İçinde bulunduğumuz süreci YENİDÜZEN’e değerlendiren Ekonomist Göksel Saydam, dış piyasadaki sıkıntılardan söz ederek, ülkede alınabilecek önemlere değindi.

Kurlardaki tırmanışın süreceğine değinen Saydam, ‘Türkiye’deki seçimin ardından düşer’ beklentisinin de boşa çıktığını ifade ederek, “Bence artık Türkiye kemerleri sıkmalı. Biz ne kadar da uğraşsak sıkamayız” dedi. 

Dünya, Türkiye ve ülkedeki ekonomik gelişmeleri değerlendiren Saydam, öncelikle Türkiye’nin kemer sıkması gerektiğine değinerek, ülkemizde de alınabilecek tedbirlerden söz etti.

Saydam, ilk olarak faiz yasasını işaret etti.

Ülkede kredi alan kişi veya işletmeleri koruyabilmek için ülkede faiz yasası çıkarılması gerektiğine değinen Saydam, bunun yanında elzem ihtiyaçların KDV oralarında belli süreler için indirime gidilmesi, ithalat konusunda gümrük, fon, katma değer vergisinin belirli bir kur üzerinden hesaplanması gerektiğine değindi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), politika faizi oranlarında değişikliğe gitmemesi döviz piyasasındaki yükselişin hızını kesemedi. Ekonomistler, bu tırmanışın süreceği uyarısında bulunarak hükümeti bir dizi tedbir alarak vatandaşı rahatlatmaya çağırdı.

 

Türkiye’deki belirsizlikler yatırımcıları etkiliyor

Türkiye Merkez Bankası’nın faiz oranlarındaki uygulamasıyla, piyasa beklentisinin dışında bir karara imza attığını işaret eden Saydam, kurlardaki hareketliliğe neden olan Türkiye piyasasındaki sorunlara değindi.

Saydam, Türkiye’deki yatırımcıların ‘faiz oranı’, ‘yönetim sistemi’ ‘yeni oluşumun dünyaya açıklanmaması’ ve ‘hukuki düzenin güvensizliği’ nedeniyle paralarını çekip başka ülkeye yatırdığını kaydetti.  

 

EKONOMİST GÖKSEL SAYDAM: HÜKÜMETİN ACİL TEDBİR ALMASI GEREKEN KONULAR:

  • Faiz yasasının çıkarılması,
  • Elzem ihtiyaçların KDV oralarında belli süreler indirime gidilmesi,
  • İthalatta gümrük, fon ve katma değer vergisi kurlarının sabitlenmesi.

 

Ekonomist Göksel Saydam:

“Devlet fedakârlık yapıp vatandaşı rahatlatmalı”

Kurların tırmanışının devam edeceğini belirten Ekonomist Göksel Saydam, devletin alacağı birtakım önemlerle vatandaşa rahat nefes aldırabileceğine dikkat çekerek, bu gidişata Türkiye’deki belirsizliklerin ortadan kalkmasıyla son verilebilineceğini işaret etti.

Saydam, YENİDÜZEN’e yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Dünyada en güçlü para birimlerinden biri dolardır. Amerika başkanı doların güçlenmesi için çeşitli önlemler alıyor. Bunlardan biri de faizi dolar bazında artırımıdır. Dünyadaki dolar konusu yavaş yavaş Amerika’ya gidiyor. Amerika Merkez Bankası faizi giderek yükseltiyor. Dolayısıyla burada Türkiye’deki yabancı yatırımcılar; sabit yatırımcılar ve de para yatırımı yapanlar, Türkiye’den paralarını çekip başka ülkelere dolar esasında paralarını yatırıyorlar.

Esas diğer neden ise Türkiye’nin cari açığının yüksek olması ve Türk Lirası’nın değer kaybetmesine neden olur. Bu nedenle Türkiye Merkez Bankası parayı ülkede tutusun ve değerlendirsin diye zaman zaman faiz oranlarını arttırıyor.

Bazen yeterli olmuyor çünkü yatırımcı sadece faiz oranına değil, hukuk düzenin güvenilirliğine de bakıyor. Örneğin yüzde 5 faiz alacağım yerde her gün bir uygulama değişirse tedirgin olurum ve daha az faiz veren ülkeye hukuk, adalet, güven olduğu için giderim deniliyor.   

Diğer üçüncü neden ise Türkiye yönetim sistemini değişip başkanlık sistemine geçmesi oldu.  

Eskiden bağımsız banka, değerlendirme kurları vardı, herkes iki dudak arasında olacak mali yapıdan korkuyor.

Bunun yanında Türkiye’deki yeni oluşum ekonomik programını halen daha dünyaya açıklamış değil. Herkes önünü göremiyor.

Hem yerli hem yabancı yatırımcı güven tedirginliği içindedir.”

“Kurların tırmanışı biraz daha seyredecek”

Bu kurların tırmanışı biraz daha seyredecek. Seçimden sonra yerine oturur diye bekliyordum ama olmadı. Öte yandan yurt dışı bankalarının faiz uygulamalarının seyri de belirsiz.

Türkiye şu anda savaş kadar önemli ola bir mücadele, terörizm içindedir. Mutlak suretle ham maddelerini yurt dışından dövizle alıyor. Yani Türkiye’nin harcamaları da sürekli olarak artmaktadır bu yüzden ya bankalardan borçlanır ya da cari açığı büyüyor. Harcamaları da sürekli artar.

Bence artık Türkiye kemerleri sıkmalı. Biz ne kadar da uğraşsak sıkamayız.”

“Faiz yasasının çıkması gerek”

“Yabancı yatırımcıyı cezp etmek için faiz oranlarını yükseltirseniz borç alanların da faizi oranları yükselir. Ve eğer ülkede canlılık yoksa vatandaşın satın alama gücü tam değilse kredi alan insanlar çok sıkıntı yaşar.

Ülkemize de bakacak olursak kredi faizi ve mevduat faizini yükselttiler. Ama bu sefer borcu olan vatandaşın da geçmiş yıllarda aldığı borcundaki faiz oranı da yükseldi.

Faiz yasasının çıkması gerek, ülkemizde maalesef yoktur. Sadece Merkez Bankası’nın üst limiti vardır. Kredi alan şahsı veya işletmeyi koruyacak faiz yasası olmalı.

1987 yılına dek Kıbrıs Cumhuriyeti’nden gelen faizi yasamız vardı, faiz anaparanın iki katını geçemez diyordu. Şimdi borçluyu koruyan bir madde yoktur, ülkede faiz yasamız yoktur.

Faiz yasasında kredi alanların yapacağı sözleşmelerin dahi puntolarını büyütmeliler, karınca büyüklüğünde olmamalı. Başka ülkelerde 14 puntodan küçük olmayacak deniliyor ve borçlanacak olan şahsa bir gün de süre verilir. Ülkemizde tüm bunların faiz yasasının düzenlenmesiyle olabilir. Bu sayede hem dar durumda olan vatandaş hem de işletmeler rahatlar.”

“Devlet de biraz gelirinden fedakârlık yapmalı”

“Devlet bu kötü günler geçene dek özellikle zorunlu tüketim malları KDV oralarında belli süreler için indirim yapmalı. Bu da lüks olmayan giderlerde, elzem ihtiyaçlarda bireylere, ailelere yardımcı olabilme adına nefes aldırabilir.

İlaç, market, kırtasiye gibi alanlarda KDV indirimine gitmeli.

Devlet de biraz gelirinden fedakârlık yapmalı.

En büyük girdimiz olan ithalat konusu da ele alınmalı.

Ülkeden 20 Euro çıkar 1 Euro girer ve ithalat-ihracat açığı hiç kapanmaz.  

İthal edilen malların gümrük, fon, katma değer vergisini belirli bir kur üzerinden hesaplamalı.  Kur sabitlemesi ithal ürünlerde, yapılmalı ki tüccar, kur artsa bile ödeyeceği rakamın aynı olduğunu bilip güvence içinde hissetmeli.”

 

yeniduzen-satin-aliniz-678.jpg

 

Bu haber toplam 1233 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler