1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Döver de... Sever de…
Döver de... Sever de…

Döver de... Sever de…

“Döver de sever de” lafına alışamadım hiç... Özellikle de çocuklara karşı “ana baba” hakkını anlatır güya. Bir de bunu “sevgiye” bağlar!.. Seviyorsa niye “döver” ki?! * * * Yeni bir “il̶

A+A-

 

 

 

“Döver de sever de” lafına alışamadım hiç...

Özellikle de çocuklara karşı “ana baba” hakkını anlatır güya.

Bir de bunu “sevgiye” bağlar!..

Seviyorsa niye “döver” ki?!

 

* * *

 

Yeni bir “il” değil, bir başka ülke burası.

Kokusu sinmiş coğrafyanın, tenimize...

“Buralı” kokarız en fazla...

Hatta “kokmayız...”

TÜTERİZ inatla!..

 

* * *

İl, adalı...

Der ki babası anısına derlenen kitapta, “Bu oyun benzemez hiç çocukluğumuza. Saklanbaçtan bıktım... Yaseminlerimi geri verin bana...”

 

* * *

St. Barnabas’ın mezarının bulunduğu yer altındaki mağaraya 12 basamakla inilir.

Sabaha karşı bu 12 basamağı inenlerin ne aradıklarını öğrenemedik hiç!..

Ama 15 sene evvelki bu baskını yapan 15 kişi, kim bilir aramızda dolaşıyordur belki bugün de...

Dört saat boyunca yer altında, geri vermek üzere “yaseminlerimizi” aramadıkları kesin...

 

* * *

 “Bir gün zamanın bülbülü susar ve biter çocukluklar” derdi Fikret Hoca...

O günlerdeyiz işte...

Evet, çocukluğumuza benzemiyor, bu oyun kirli!..

 

* * *

Ve Adalı olsun finalimiz yine, dönelim başladığımız yere...

<<Eğer kimliği, kişiliği elinden alınmış toplum durumuna düşmüşsek ve hiçbir tepki göstermemişsek, başımıza her şey gelecektir. Boyun eğdiğimiz ve sindiğimiz sürece eriyip yok olmamız kaçınılmazdır.

“Yavru” elden gitmiştir, ortada yalnız “ana” vardır. Ana bu, döver de sever de...>>

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1058 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler