1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 'Dönmek, mümkün mü artık dönmek...'
'Dönmek, mümkün mü artık dönmek...'

'Dönmek, mümkün mü artık dönmek...'

Yurtdışına okuma veya çalışma amacı ile giderek, kendilerine orada bir hayat kurmayı seçen Kıbrıslı gençler, şimdi dönmek isteseler de şartlardan dolayı dönemeyeceklerini söylüyor…

A+A-

Dila ŞİMŞEK

Yurtdışına okuma veya çalışma amacı ile giderek, kendilerine orada bir hayat kurmayı seçen Kıbrıslı gençler, şimdi dönmek isteseler de şartlardan dolayı dönemeyeceklerini söylüyor…

Kimi askerlik sorunu, kimi ekonomik sorunlar, kimisi de kariyer açısından adaya dönemeyeceğini ifade eden gençler, ülkedeki ekonomik ve siyasi sorunlardan, yetersiz koşullara kadar birçok sebep yüzünden adadan ayrıldıklarını da anlattı.

Kıbrıslı gençler adadan ayrılma sebeplerinin başında  ‘askerlik zorunluluğunu’nu gösterirken, “Ben, dostum olan Marios’u öldürmeyi öğrenmeden yaşamak istiyorum bu adada” ifadelerini kullanıyor. Askerlik zorunlu oldukça dönemeyeceklerini belirten gençler, ekonominin kötüye gitmesi ve ‘kötü devlet yapısı’ yüzünden, isteseler de dönemeyeceklerini söylüyor…

“KKTC devletinden ne kadar uzakta olabilirsem, ruh ve fiziksel geleceğimin daha sağlıklı olacağı kanısına vardım” şeklinde konuşan gençler, sadece siyasi ve ekonomik zorluklar değil, iş ve kariyer olanaklarının da yetersizliğine değiniyor…

Kimi Kıbrıslı gençler, bir süre sonra ülkeye döneceklerini söylese de, birkaç seneliğine bile olsa yurtdışında eğitim veya iş için yaşamayı önemli bir tecrübe sayıyor…

“Daha iyi bir hayat için çabalıyoruz”

YENİDÜZEN’e konuşan gençlerin çoğu, Kıbrıs’a dönmek isteseler de, günümüz şartları sebebi ile dönmeyeceklerini ifade ediyor…

Gençler, “Beyin göçüne sebep olduğumuzun farkındayız, ama daha iyi bir hayat yaşayabilmek için çabalıyoruz” diye konuşuyor.

.Yurtdışındaki hayat koşullarının Kıbrıs’a kıyasla daha iyi olduğunu savunan gençler, bulundukları yerde mutlu olduklarını ve dönmeyi planlamadıklarını da ekliyor…  Kimisi ise, adaya dönseler de, kuzeyde yaşamayacaklarını ifade ediyor. Ülkedeki acı gerçekleri dile getiren gençler, bu durumdan memnun olmasalar da, kendi hayatları için doğru kararı aldıklarına inandıklarını kaydediyor.

Kıbrıslı gençler ne dedi?

Hakan Çoban: “Kıbrıs’ta askerlik derdi var…”

“Benim ismim Hakan Çoban. Şu anda yaşadığım yer ‘yok’. Ben yıllarca Lizbon’da yaşadım... Sonrasında işimden ayrılıp, Latin Amerika’ya gittim. Geçirdiğim bir kaza sebebi ile ülkeme geri dönmek zorunda kaldım. Bu yüzden yaşadığım yer ‘yok’. Geçici olarak barındığım yerler var sadece. Benim için üniversiteden sonra yurtdışına gitmek her zaman en büyük hayalim olmuştu. Mezun olur olmaz, tek yön bir bilet alıp gittim. O dönem yüksek lisans yapmak istemiyordum. Fakat yapmazsam, askere gitmek zorunda kalacaktım. Hem askerliğe gitmek istemediğim için, hem de her zaman yurtdışı hayali kurduğum için gitmiş oldum. Eğer bana kalsa, birkaç sene Kıbrıs’ta kalmak isterdim. Ancak ne yazık ki ‘askerlik derdimiz’ var. Yakamızı bırakmıyor. Politikacılar yurtdışında yaşayan gençlere seslenip ‘ülkenize geri gelin’ diyor, geldiğimizde de, istemediğimiz bir şeyi yapmaya zorluyorlar. Ben dönmeyi istiyorum, ama dönmem için gereken koşullar sağlanmıyor. Ben, dostum olan Marios’u öldürmeyi öğrenmeden yaşamak istiyorum bu adada. Ancak o zaman dönerim diye düşünüyorum. ‘Gençler adanıza dönün’ diyen politikacılara buradan selam olsun…”

Doğukan Kansu: “Kıbrıs’ta devlet yapısı, aldığımız hizmetler ve ekonomi gibi birçok sorun var”

“Adım Doğukan Kansu ve 21 yaşındayım. Üniversitede hukuk okumak için 2015 yılında İngiltere’ye yerleştim. Geçtiğimiz sene mezun olduktan sonra uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler üzerine yüksek lisans yapmak için Bristol’a taşındım. Her ne kadar büyük konuşmak istemesem de, gelecekte Kıbrıs’a uzun süreli bir dönüş yapacağımı sanmıyorum. Bu tutumumun arkasında birkaç neden var. Klişe olmasını istemesem de bunlardan biri hayat şartları. En basit örneklerden biri, ben İngiltere’ye taşındığımdan beri yarı zamanlı çalışmaktayım, hem servis, hem de yasal alanlarda birçok yerde çalıştım. Bu dönemlerde devletin yerine koyduğu sistemler üzerinden işçi haklarının nasıl korunduğunu gördüm. Ne yazık ki Kıbrıs’ta böyle bir durum yok. Ekonomik durumun devamlı olarak sallantılı olduğu bir dönemden geçmekteyiz. Bununla beraber fiyatlarda olan artış ve ev kiralarının Sterlin üzerinden olması gibi sebepler zaten insanları haliyle yoruyor. Sokaklara baktığınızda herkes genelde sinirli ve herkesin kendi sebepleri var. Aynı zamanda devlet okul ve hastanelerinin bakımsızlığı, yolların tehlikeler ile dolu olması fakat buna rağmen devletin hiçbir hatasını kabul etmemesi de ayrı bir hayal kırıklığına sebep oluyor. Dünyanın diğer birçok ülkesinde ufak hatalarından dolayı siyasi insanlar istifa ederken, Kıbrıs’taki unutkanlık ve utanmazlık kültürü yüzünden bizler, onların istekleri çerçevesinde zor hayatlar yaşamak zorunda kalıyoruz. 2010 yılından itibaren ailem Kıbrıs’ın güneyinde yaşamaya başladı… Her ne kadar oradaki devlet anlayışı daha somut ve yaşam kalitesi daha yüksekse de, dil problemi de herhangi bir gelecek planını imkansız kılabiliyor. Bugün bırakın avukat olmayı, bir kafede bile iş bulmanız zor. Tabii ki benim de Kıbrıs için umutlarım var. Ben de gelecekte ülkeme dönmek isterim. Ben ve benim gibi düşünen binlerce Kıbrıslı öğrencinin adaya dönmeyerek yarattığı beyin göçünün zararlarının da farkındayım, ki bu da üstüme ayrı bir suçluluk duygusu yüklüyor.”

Asil Yahi: “Ne kadar uzakta olabilirsem, ruh ve fiziksel geleceğimin daha sağlıklı olacağı kanısına vardım”

“Benim ismim Asil Yahi, 26 yaşındayım. Yaklaşık bir senedir yurtdışındayım ve şu anda Londra’da yaşıyorum. Ben ara bölgede yer alan Pile’de büyüdüm. Aşçılık ve gastronomi eğitimi aldım. Kıbrıs’tan ayrılma sebebim, sadece adanın içinde bulunduğu çaresiz durum değil. KKTC devletinden ne kadar uzakta olabilirsem, ruh ve fiziksel geleceğimin daha sağlıklı olacağı kanısına vardım. Siyaset insanlarımızın çözüm sürecine hiç çekinmeden verdiği zararlar, geleceği olmayan KKTC siyasi konjonktürünün sürdürülebilir olmaması, bunun yanında hiç utanılmadan halen gençlerin okul dönemlerinden sonra karşılarında bulduğu askerlik sorunu ve gençliğe hiçbir sürdürülebilir gelecek vaat edilmemesini söylemeye gerek bile duymuyorum artık. Ülkenin kuzeyinde bulunan asıl karar mecrası durumundaki Türkiye askeri şu anda ülkeye girişimi kısıtlamış durumda, yani asker kaçağı durumundayım. Bunun için benden bir meblağ ödemem bekleniyor, ödeyeceğim meblanın nerelerde, hangi hizmetler veya düşünceler için harcanacağı bile belirtilmiyor. Bunun için sorduğumuz bütün sorular da asal şube tarafından cevapsız bırakılıyor. Şahsen bu parayı ödemekte kendimi zorunlu hissetmiyorum. Ama adanın Kıbrıs Cumhuriyeti bölgesine dönmeyi düşünüyorum. Köyümde işleteceğim bir Cafe-bistro hayalim var. Çözüm sürecini kullanarak her gün bizleri ümitsizliğe sokan bütün siyasi karakterleri, şiddetle kınıyorum. Oturdukları koltukların kendi siyasi görüşlerini değil, halkın iradesini yansıtması gerektiğini tekrardan hatırlamalarını umuyorum.”

Sevinç İnsan: “İnsanlar burada mutlu çünkü maaş uçurumu yok”

“Benim adım Sevinç İnsan, 25 yaşındayım. Şu anda 8 aydır Lizbon’da yaşıyorum. Üniversite hayatım boyunca birçok ülkede kısa ve uzun süreli yaşayıp çalıştım. Üniversiteyi bitirince bir süre ‘Freelance’ olarak kendi mesleğimi yaptım. Kıbrıs’ta hem maaşlar düşük olduğu için hem de kendimi yurt dışında geliştirmek istediğim için herhangi kurumsal bir yerde çalışmayı hiç düşünmedim. İnsan bir kere yurtdışına çıkınca bir daha eskisi gibi olamıyor. Lizbon’a gelmeden önce hem mesleğime katkısı olacağından hem de İspanyolcayı sevdiğimden Malagá’ya dil okuluna gittim. Daha sonra iş başvurusunda bulundum ve kabul edildim. Şu an buradayım. Açıkçası ilk geldiğimde dönmeyi düşünmüyordum. Portekiz güzel fakat bir o kadar da pahalı bir ülke. Ulaşımından tutun da yiyeceğe kadar. Belli bir süre yaşadıktan sonra bunu anlayabiliyorsunuz. Maaşlar da diğer Avrupa ülkelerine göre gerçekten düşük. Ama insanlar burada çok mutlu çünkü maaşlar arasında bir uçurum yok. Biri 100 alırken mesela diğeri 4 bin Euro almıyor. Her ne kadar havası ve yaşam koşulları bakımından rahat bir ülke gibi görünse de şu sıralar kısa bir süreliğine Kıbrıs’a dönmeyi düşünüyorum. Dönmemde bir engel yok. Eğer dönersem de dilediğim zaman yine buraya çalışmaya gelebilirim. Elimizde olan Kıbrıs pasaportu sayesinde bize Avrupa’da çalışma izni istemiyorlar. O bakımdan bir tık şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Yani dediğim gibi yine memleketim olan Kıbrıs’a dönsem de dilediğim zaman Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde iş başvurusu yapabilir ve yeniden gelebilirim”

Ayşın Ömürlü: “Okulum bitince Kıbrıs’a döneceğim”

“İsmim Ayşın Ömürlü, 22 yaşındayım ve 2014’ün Eylül ayından beri İstanbul’da yaşıyorum. Liseden sonra üniversite okumak için buraya geldim. Çünkü Kıbrıs’ta hepimiz de bildiği gibi ‘torpil’ yapılarak, arkadaş, aile, tanıdık vb. gibi kişilerin yardımıyla gençler gerek okudukları bölümün mesleğine gerek okudukları meslek dışındaki pozisyonlarda işe alınıyorlar. Ben, gerçekten bana ihtiyaç olunan bir yerde rahatlıkla işe girebilmek için okuduğum Rusça Tercümanlık bölümünü seçtim ve Kıbrıs’ta bu bölüm olmadığı için yurtdışına geldim. Kıbrıs’a dönmeyi düşünüyorum. Bunun da sebebi ailem, arkadaş çevrem, nişanlım ve sevdiğim herkesin burada olması”

İbrahim Uludağ: “Kıbrıs’a, tatil dışında geri dönmeyi düşünmüyoruz”

“Ben İbrahim Uludağ, 31 yaşındayım ve Melbourne’da yaşıyorum. Yaklaşık beş senedir buradayım. Eşim burada yaşadığı için, evlenince buraya taşıdık ve hayatımıza burada devam etmeye karar verdik. Burada gerek hayat şartları, aldığımız hizmetler, sosyal yaşam ve iş imkanlarının geleceğimiz için daha iyi olacağına inanıyoruz. Kıbrıs’a, tatil dışında geri dönmeyi düşünmüyoruz. Dönmem için önümde herhangi bir engel olmasa da, oradaki yaşam şartlarımın refah içinde olmayacağını düşündüğüm için kalmayı planlıyorum. Şu anda yaşadığım yerde mutlu bir hayat sürüyoruz”

Barış Aksay: “Şu anda ülkemizde gençlere yeterince önem verildiğini düşünmüyorum”

“2018 Ağustos ayından beri İspanya’nın Barselona şehrinde yaşıyorum. Burada bir start-up’da çalışmaktayım. Kıbrıs’a dönmeyi istiyorum fakat kısa vadede dönme gibi bir planım yok. Bu durumun başlıca sebebi ‘Kıbrıs sorunu’nun çözümsüzlüğü ile birlikte adanın kuzeyindeki sistemin artık gençler için hiçbir cazibesi bulunmamasıdır. 8 yıldır yurtdışındayım, üniversite eğitimi için adadan ayrıldığım zaman 4 yıl sonra Kıbrıs’a dönmeyi düşünüyordum. Ancak zaman içinde Avrupa’da yaşamanın sosyal, ekonomik ve akademik faydalarını tecrübe ettikten sonra Kıbrıs benim için geleceğimi görebildiğim bir yer değil. Şu anda ülkemizde gençlere yeterince önem verildiğini düşünmüyorum. Her alandaki sistemsizlik, toplumsal yozlaşma, adanın kuzeyinde etkisini gün geçtikçe daha çok hissettiren ‘toplum mühendisliği’ ve tabii ki KKTC’nin dünyadan izole bir yer olması, genç jenerasyonun adaya dönmemek konusundaki temel sebepleri olduğunu düşünüyorum”

İrem Ejmi: “Eğitimim bitince Kıbrıs’a döneceğim”

“Ben İrem Ejmi şu an Ankara'da yaşıyorum. Üç senedir üniversite sebebi ile yurtdışında yaşıyorum. Gelme sebebim üniversite okurken aynı zamanda okulun yanı sıra farklı bir ülkede yaşayarak ve çeşitli tecrübeler edinerek kendimi geliştirmekti. Okulum bittikten sonra karşımıza neler çıkar hayat ne getirir bilemeyiz ama evet kesinlikle dönmek istiyorum. Eğitim sürecim bittikten sonra hayatımı doğup büyüdüğüm yerde devam ettirmek benim için çok daha mutluluk verici bir şeydir.”

Tuğdem Kahveci: “Kıbrıs’taki ekonomik şartlar, adada kalmamı zorlaştırıyor”

“Ben Tuğdem Kahveci. 25 yaşındayım ve dört senedir Londra’da yaşıyorum. Yurtdışında yaşamak benim her zaman hayalimdi ve üniversiteden mezun olduktan sonra kendim için bir şeyler yapmak istedim. Bana yararlı olabilecek ve kendi ayaklarımın üzerinde durup hayata farklı açılardan, farklı yerlerden bakabilmek için geldim. Kararım çok ani oldu ve bazen kendime nasıl yapabildim diye şaşırdığım oluyor… Kıbrıs’ı, ülkemi çok seviyorum. Bizim insanlarımızı, kültürümüzü de çok seviyorum. Ama dönüp baktığımda, Kıbrıs’taki ekonomik şartlar, aile desteği olmadan ayakta duramama sebepleri yüzünden gençler olarak zorda olduğumuzu düşünüyorum. Hayat o kadar pahalı olmuş ki, her tatile gittiğimde şaşırıyorum. Yaşam ne yazık ki artık çok zor. Gelirler giderleri karşılamıyor. Bu çok üzücü bir durum benim için. Ama Kıbrıs için hala umutluyum. Aslında kimse Kıbrıs’tan ayrıldığına mutlu olmuyor. Kimse kendi ülkesi varken başka bir yere taşınıp sıfırdan başlamak istemez. Ama hayat şartları bizi buna sürüklediği için, pek de seçme şansımız olmayabiliyor bazen. Bence önemli olan, insanın kendisini nerede mutlu hissettiğidir.”

Nida Bartu: “Kariyerime Avrupa’da devam etmek istiyorum”

“Benim ismim Nida Bartu, 21 yaşındayım. Üç sene boyunca Türkiye’de, bir sene de yurtdışında eğitim aldım. Yurtdışındaki üniversiteleri seçmemde en büyük etken, alacağım eğitimin daha kaliteli olacağına inanmam oldu. Geleceğim ve kariyerim için de, bu tecrübemin ve aldığım eğitim şeklinin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Önüme çıkan ilk fırsatta, iş veya eğitim için Avrupa’ya gitmeyi istiyorum, gezdiğim ülkeleri sevdiğim ve oradaki şartların daha iyi olduğunu gözlemlediğim için böyle bir karar aldım. Türkiye’de okuduğum üniversite ile, Erasmus programı ve anlaşması kapsamında kalabileceğim süre kısıtlı olduğu için eğitime orada devam edemesem de, orada çalışarak kendime bir yaşam kurmakta kararlıyım”

Cemre Uludağ: “Ekonomik açıdan şu anda Kıbrıs benim için ideal değil”

“Benim ismim Cemre Uludağ. 2009 yılından beri yurtdışında yaşıyorum. Kendimi geliştirmemi fasilite edecek koşulların daha olgun olduğunu tespit ettiğimizden ūniveriste eğitimi almak için Birleşik Krallığa gittim. Dönmeyi, düşünüyorum, ancak bu koca dünyada keşfedilmeyi bekleyen çok fazla kültür ve yaşam var ve yer yüzündeki kısıtlı gençlik zamanımı insanlığı, insanlarla anlayabilmek için kullanmayı tercih ediyorum. Ekonomik olarak bunu Kıbrıs’tan ilerletebilmem şu an mümkün değil.”

Bu haber toplam 3329 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler