1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Don Kişot’luğa gerek yok!
Don Kişot’luğa gerek yok!

Don Kişot’luğa gerek yok!

İspanyol romancı Miguel de Cervantes Saavedra’nın dünya klasikleri arasına girmiş Don Kişot romanını bilmeyen yoktur. Hani şu yel değirmenlerini insanlara zarar vermek isteyen dev zannederek onlarla savaşan roman kahramanı… Sürekli şövalye h

A+A-

 

 

İspanyol romancı Miguel de Cervantes Saavedra’nın dünya klasikleri arasına girmiş Don Kişot romanını bilmeyen yoktur.

Hani şu yel değirmenlerini insanlara zarar vermek isteyen dev zannederek onlarla savaşan roman kahramanı…

Sürekli şövalye hikâyeleri okuyan Don Kişot zamanla aklını yitirerek, dünyayı okuduğu hikâyelerdeki gibi görmeye başlar.

Kendisini şövalye zannederek evindeki eski, paslı zırhları, kılıçları kuşanır ve sıska atına binerek yollara düşer.

Zararsız bir deli olan Don Kişot, yarattığı hayali düşmanlarla savaşmaya başlar.

Amacı ezilen halkı kurtararak, şövalye unvanı almaktır.

Ona göre han şato, yel değirmenleri insanlara kötülük yapmak isteyen devler, koyun sürüsü ise ordudur.

Romanın en önemli unsurlarından birisi ise Don Kişot’un şövalye unvanı almak için mücadele ettiği sözde düşmanlarının hayali olması ve kendisi tarafından yaratılmış olmasıdır.

KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı da bundan birkaç yıl önce sporumuzun dışa açılımı maksadı ile hayata geçirdiği “Beşparmak Spor Kulübü Projesi” ile adeta Don Kişot’luk yaptı.

Evet, proje iyi niyetlerle hayata geçirilmişti…

Ancak kurulan kulüplerin şekil değiştirerek kendi sporcularımızın dışındaki sporculardan oluşmaları ile birlikte proje amacının dışında faaliyet göstermeye başladı.

Sezonluk maliyetlerin yüksek olması ise onları birer ekonomik canavara dönüştürdü.

Hem de hayali olmayan, gerçek canavara.

Bugün “Beşparmak Spor Kulübü Projesi”nde tam bir hayal kırıklığı yaşanıyor.

Niçin kurulmuştu Başparmak Spor Kulübü?

Kuzey Kıbrıs sporcularının dışa (Türkiye’ye) açılımı için.

Yani sporcularımız, Türkiye’de kurulup tescillenen “Beşparmak Spor Kulübü” adı altında Türkiye liglerinde mücadele etmek sureti ile dışa açılmış olacaklardı.

Bunun öncülüğünü ise Hentbol Federasyonu ile Basketbol Federasyonu yaptı.

 

KİME NİYET, KİME KISMET?

 

Hentbol Federasyonu önceleri kendi sporcularımız ile mücadeleye başladı.

Ancak zaman geçip hedefler büyüyünce, işin rengi de değişti.

Şu an Türkiye Hentbol Süper Ligi’nde mücadele etmekte olan Beşparmak Hentbol Takımı’nın 16 kişilik kadrosunda 9 yabancı sporcu yer alıyor.

Üstelik ilk 7’de sahaya çıkan oyuncuların tümü de yabancı.

İş bununla da kalmıyor.

Beşparmak Hentbol Takımı’nın teknik direktörü de yabancı.

Hani, nerde Kıbrıslı sporcularım, Kıbrıslı teknik direktörlerim?

Fast Break Basketbol takımı için de çok da farklı şeyler söyleyemeyiz.

Onların da ilk beş içinde oynayan üç yabancı sporcuları var.

 

 

BEDELİ ÇOK AĞIR

 

Kadro yapısının, Kuzey Kıbrıs sporcularından yabancı sporculara yönelik değişiminin yanı sıra Türkiye Hentbol Süper Ligi’nde mücadele etmenin bedeli de çok ağır.

Beşparmak Hentbol Takımı’nın Türkiye Hentbol Süper Ligi’nde mücadele etmesi için gereken bir sezonluk bütçe ne kadar biliyor musunuz?

Sıkı durun…

Tam 600 Bin Türk Lirası.

Milli Olimpiyat Komitesi dâhil, diğer geride kalan 32 spor federasyonunun 2011 yılı bütçelerine bakıyorum…

Tümünün toplam yıllık bütçesi 900 Bin Türk Lirası civarında.

Bu parayı da yıl içinde dört taksitte alabiliyorlar.

32 federasyonun toplam yıllık bütçesi 900 bin Türk Lirası, Beşparmak Hentbol Takımının bir sezonluk bütçesi 600 bin Türk Lirası…

 

NEYİN REKLAMI?

 

Geçtiğimiz hafta konu ile ilgili olarak Hentbol Federasyonu Başkanı Barış Toprakçı’yı aradım…

Açıklamalarında KKTC Spor Dairesi’nin sadece ulaşım ve konaklama ücretlerini ödediğini ifade eden Toprakçı, diğer giderlerin sponsorlar tarafından karşılandığını söyleyerek, Beşparmak Hentbol Takımı’nı öve öve bitiremedi.

Yok efendim, Türkiye Süper Ligi’nde mücadele ediyorlarmış da…

NTV Spor maçlarını canlı veriyormuş da…

Her karşılaşmada KKTC’nin reklamı yapılıyormuş da…

Şimdi eğri oturup, doğru konuşalım.

Spor Bakanlığından edindiğim bilgiye göre12 takımlı ligde mücadele etmekte olan, yani 11 deplasman maçına giden Beşparmak Hentbol kafilesinin uçak biletleri, konaklama ve yeme-içmeleri spor dairesi tarafından karşılanmaktadır.

Bu da 600 bin Türk Liralık bütçenin en az 500 binlik kısmının karşılanması demektir.

Bu nedenle sponsorların neye sponsor oldukları bir yana, yedi sponsor, on yedi sponsor açıklamaları da çok şey ifade etmemektedir.

Diğer taraftan KKTC devleti reklamını yapmak istiyorsa, gider Türkiye’deki televizyon kanallarına, Fenerbahçe ve Galatasaray stadlarına, ne bileyim dergilere, reklam panolarına falan reklam verir.

Ama reklam giderlerini de kendi kalemlerinden öder, yasa ile spora ayrılan kaynaktan değil.

 

YASAYA DA AYKIRI!

 

“Şans Oyunları Yasası” spora aktarılan paranın KKTC sporunun tesisleşmesi ve alt yapısı için kullanılmasını öngörürken, maalesef bu kalemdeki paralar yabancı sporculardan oluşan bir takımın Türkiye liginde mücadelesi için harcanmaktadır.

Bu nedenle Beşparmak Hentbol Takımı için yapılan harcamalar hem yasaya aykırıdır, hem de benim sporcularıma hizmet etmemektedir.

Don Kişot’luğa gerek yoktur.

Kendi spor federasyonlarına ve sporcularına maddi katkı yapmakta zorluk yaşayan Spor Dairesi, yarattığı bu canavardan kurtulmalıdır.

Hem de bir an önce.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1202 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler