1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. DOĞRULAR / YANLIŞLAR...
DOĞRULAR / YANLIŞLAR...

DOĞRULAR / YANLIŞLAR...

Son bir haftadır, Halil Berktay'ın bir süre önce açtığı sosyalizm ve 1 Mayıs 1977 tartışmalarıyla doluyor mail dosyam… Yok, “1 Mayıs’ta derin devletin tertibi yokmuş da; yok bütün suç sol örgütlerin miş de… Yok Deniz Gezmiş ve ark

A+A-

 

Son bir haftadır, Halil Berktay'ın bir süre önce açtığı sosyalizm ve 1 Mayıs 1977 tartışmalarıyla doluyor mail dosyam…

Yok, “1 Mayıs’ta derin devletin tertibi yokmuş da; yok bütün suç sol örgütlerin miş de… Yok Deniz Gezmiş ve arkadaşları “Darbeci”ymiş de… Bir sürü deli zırvası…

12 Eylül darbecilerinin yargılandığı (bu yargılama süreciyle ilgili düşüncelerimi bir ay önce, 07-04-2012 tarihli yazımda yazmıştım…) süreçte, onların (ve derin devletin) suçlarından biri olan 1 Mayıs 77 katliamını farklı boyutlar taşıyarak “masumlaştırma” çabasını sürdüren yalnızca Halil Berktay değil elbette…

Yapılan tartışmalara bakıyorum, amacın bir dönemi sorgulayarak dersler çıkarmadan öte; gerçek suçluları “masumlaştırarak” gündem değiştirme ve başka “günah keçileri” yaratma çabasından başka bir şey olmadığını görüyorum…

Türkiye “SOL”u (Maocular’ın bile, kısa sürede ne olduğunu fark ederek uzaklaştığı AYDINLIK çevrelerini hala daha  SOL’dan saymak abesle iştigaldir) hiç mi hata yapmadı?

Yaptı… Hem de çok vahim hatalar yaptı…

Üstelik o yapılanların (çoğunun) hata olduğu, o günlerde de biliniyor ve tartışılıyordu…

Yani “SOL” içindeki çoğu insan, “Türkiye SOL’unun hatalarını tartışmak için 40 yıl beklememişlerdi…

O dönemin tartışmalarının canlı tanıklarından biri olarak; Halil Berktay ve yandaşlarının eski misyonlarını sürdürdüklerini görünce bu konulara değinmek istedim…

Geçen hafta  gaileli sohbetlerde, Hakkı Yücel’in söylediği ve Tufan Erhürman’ın 5 Mayıs tarihli Gaile dergisindeki yazısına konu olan satırları okuyunca, bu yazıyı yazmak daha da kaçınılmaz oldu…

Hakkı Yücel’in sözkonusu cümlesi şöyle:

“Eski doğruların bugünden bakıldığı zaman eski yanlışlar olarak kabul edilmesini çok doğru bulmuyorum. Eski doğrular eski doğrulardır ama bugün onların artık yanlış olduğu ortaya çıkıyor”.

Tufan arkadaşım, bu cümleyi (her zamanki hukukçu titizliğiyle) ele alıp; “1. Doğruları zaman ve mekâna bu denli bağlı kılmak tehlikelidir;

2. Eski doğruların zaman içinde yanlışa dönüşmesini olağanlaştırmak geçmişle hesaplaşmayı imkânsız kılabilir” ana başlıklarıyla ele alıp, incelemiş…

Tufan’ın bu saptamalarından yola çıkarak  birkaç şey de ben söyleyim dedim…

DOĞRU’nun (HAK’tan türeyen Hakikat ya da Gerçeklik sözcükleriyle pekiştirmek gerek bu kavramı) DEĞİŞMEZ olmadığı, “Değişmeyen tek şey değişimdir” felsefesini savunan SOL’un her zaman aklında tuttuğu bir olgudur…

Bu yüzden “Eski Doğru” kavramı kullanılır… “Doğruları zaman ve mekâna bu denli bağlı kılmak tehlikeli”de olsa; onlardan (zaman ve mekandan soyutlamak da) o denli tehlikeli olabilir…

Bu gün, bilimsel bir doğru olarak “Dünya’nın Yuvarlak olduğu”nu savunuruz… Oysa bu “doğru”nun giderek değiştiği (Kutupların basıklaşması; ekvator yarı çapı ile kutup yarı çapı arasında %3’lük bir fark oluşması) de bilimsel verilerle kanıtlanmıştır…

Dolayısıyla, Dünyanın eski inanışlarda savunulduğu gibi, bir tepsi şeklinde olduğu inanışı “Yanlış”; Dünya’nın yuvarlak olduğu söylemi de bir   Eski Doğru”dur…

Siyaset biliminden örnek verirsek;

Bazı insanların( bazı ırklar ya da sınıflardan) diğer insanlardan üstün olduğu” tezi ne kadar  “Yanlış”sa; “Dünya’da(bu zihniyetin ürünü olan) sömürü, adaletsizlik, ırkçılık, cinsiyetçilik, bağnazlık ve saldırganlığın hüküm sürdüğü de DOĞRU’dur…

SOL’da olduğunu iddia eden herkesin bu duruma karşı mücadele etmek yükümlülüğü vardır…

SON SÖZ:

Sözün özü, Hakkı Yücel, “Eski doğrular eski doğrulardır ama bugün onların artık yanlış olduğu ortaya çıkıyor”. derken (Hakkı Yücel’in tam olarak ne demek istediğini anlamak için, 5 Mayıs Tarihli Adres dergisinde Cenk Mutluyakalı ile yaptığı söyleşinin iyi okunması gerekir.)

O dönemlerde Doğru” olan kimi şeylerin; değişen dünyada “Eski Doğru” olarak kaldığını vurgulamak istemiştir… Yoksa, o dönemlerde savunduklarımızın tümünü (bu günün gerçekliğinde de olsa) “yanlış” olarak değerlendirmek; “geçmişle hesaplaşmadan” çok “geçmişi inkarcılığa” ve “Sol felsefenin yanlış olduğu” fikrine götürü bizi…

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 726 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler