1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. DOĞRUDAN UÇMAK LÂZIM !
DOĞRUDAN UÇMAK LÂZIM !

DOĞRUDAN UÇMAK LÂZIM !

YARATILIŞ! Işığın dalga teorisi yanında, kuantlar denen dalga paketleri şeklinde yayıldığı farz edilir. Günümüzün en inanılır "dini" olan bilim de, yaratılışın ışıktan geldiğini savunur... BEYNİMİZ BİZE OYUN OYNUYOR ! Şöyle ki; Bir salyangozun nöronları,

A+A-




YARATILIŞ!
Işığın dalga teorisi yanında, kuantlar denen dalga paketleri şeklinde yayıldığı farz edilir.
Günümüzün en inanılır "dini" olan bilim de, yaratılışın ışıktan geldiğini savunur...

BEYNİMİZ BİZE OYUN OYNUYOR !
Şöyle ki;
Bir salyangozun nöronları, dış dünyadan gelen sinyalleri o kadar yavaş algılar ki, üç saniyeden daha hızlı süren bir olayı hissedemezler bile.
Bir başka deyişle, eğer salyangozun önünden bir elmayı hızla kapıp alırsanız, o sizin elinizi göremez; sadece, elmanın sihirli bir şekilde gözünüzün önünden kaybolduğunu görür.
Aynı şekilde, milyonlarca defa daha hızlı titreşen kuantum parıltılarını algılayamayız.
Ve beynimiz bize oyun oynar.
Tıpkı sinema karelerini devam etmekte olan bir olay olarak gördüğümüz gibi; etrafımızdaki nesneleri de, zaman ve uzay içinde, somut görünüşlü olarak hareket ederken görürüz.

HAYAT DEDİĞİMİZ FİLMİN SIRRI!
Bunu biraz açalım;
Bir sinema filmi, saniyede yirmi dört kere yanıp sönen, hareketsiz ve birbirinden farklı resimlerden oluşur.
Sinema perdesi, saniyede yirmi dört kez kararır ve yeni bir resim diğerinin yerini alır; ama beynimiz, bir saniyede gerçekleşen bu kırk sekiz olayı algılayamadığı için, filmdeki insanların ve nesnelerin gerçekten hareket ettiğini sanırız.
Hepimiz saniyede milyonlarca kere yaynan ve kararan fotonlardan oluşuruz.
Eğer bu hızı milyonlara katlarsak, gerçek hayat dediğimiz filmin sırrını ortaya çıkarmış oluruz.
İşte, hayatın ne olduğunu bu şekilde açıklayan bilimin, bir otorite olarak, ruh dünyasının akıl ötesi noktasına da yerleşeceği kanaatindeyim.


YAŞAM BECERİLERİNDE USTALAŞMAK
Örneğin:
Beyin görüntüleme sayesinde, duygular üzerine bilimsel araştırmaların yapıldığını biliyorum.
Kendini gözlemleyip duyularını tanıma; ve duyular için sözlük oluşturma çalışmalarına online katkıda bulunan yakınlarım, arkadaşlarım var.
Tamamen ilköğrenimin ilk yıllarına  yönelik bir araştırma yapıyorlar.
Öğrencilerin duygularını tanımalarına, doğru adlandırabilmelerine ve bu duyguların kendilerini nasıl harekete geçirdiğini tanımlayabilmelerine yardımcı olacak bir çalışma!
Buradaki amaç, öğrencinin matematik, tarih, dil gibi belirli bir yeterlilik düzeyine ulaşırken, yaşam becerilerinde de ustalaşmaları.
Öğrencinin, "Kazan-Kazan" çözümlerini müzakere etmeyi, etkin bir inisiyatifle üstlenmesi.

İNSAN AKLI HERŞEYİN ÜSTÜNDEDİR
Modernleşme hareketi, büyük bir iddia ortaya koymuştur:
Değerlerin temeli; geleneksel zamanlarda iddia edildiği gibi; vahiy değil, akıldır.
İnsan aklı herşeyin üzerindedir.
Ve "Batı"  dünyası, bu bakış açısıyla yeniden inşa edilirken ...
Türkiye, tam bir paradoks içinde, devlet idaresini modernleştirip, öte taraftan İslâmi unsurlarını kuvvetlendiriyor.


ANLAYAMADIKLARI BİLİMİN KENDİSİDİR
Anlayamadıkları nokta şu:
Kaynaklardan "işlerine yarayacak" yorumları uygulayarak, pragmatik bir yöntemle, "düşmanın silahıyla silahlanamazsınız"!
Bilimi içselleştirmek gerek.
Okumak ve öğrenmek yetmez .
Bilim tam da buradan sonra başlıyor.
Yani; bilim, okuyarak öğrenilen birşey değil.
Bilimi bizzat yapmak lazım.
Nasıl uçulduğuna dair kitaplar okumakla; uçulmuyor.
Öğrenmeyi geçip, doğrudan uçmak lazım...

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 645 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler