1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Doğrudan ticaret çözüme bağlı!
Doğrudan ticaret çözüme bağlı!

Doğrudan ticaret çözüme bağlı!

Yeni temsilci, Kıbrıs Türk medyasında ilk röportajını YENİDÜZEN’le yaptı.

A+A-

 

16 Mart’ta AB Komisyonu’nun Kıbrıs Temsilciliği’nin başına getirilen Yorgos Markopuliotis:

Doğrudan ticaret çözüme bağlı!

·        AB Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği’ni 16 Mart’ta Andrulla Kaminara’dan devralan Yorgos Markopuliotis, Kıbrıs’ta bir çözüm olmadan kuzey ile doğrudan ticaretin gerçekleşmeyeceğini söyledi

·        “Kıbrıslı Türkler AB Komisyonu için çok önemli. Biz adayı bir bütün olarak görüyor ve kapsıyoruz”

“Türkiye, dönem başkanlığının AB için ne kadar önemli olduğunun farkında…”

“AB yurttaşı Kıbrıslı Türkler, çözümle birlikte Avrupa Birliği’nin tüm uygulamalarından tam anlamı ile faydalanacak”

“Görevimiz adanın her iki yanında yaşayan insanlara Avrupa Birliği’nin onlar için neler yapabileceğini anlatmak”

 

Osman KALFAOĞLU

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği’ni 16 Mart’ta Andrulla Kaminara’dan devralan Yorgos Markopuliotis, Kıbrıs’ta bir çözüm olmadan kuzey ile doğrudan ticaretin gerçekleşmeyeceğini söyledi
Yeni temsilci, Kıbrıs Türk medyasında ilk röportajını YENİDÜZEN’le yaptı.

·        YENİDÜZEN: Kıbrıslı Türkler, AB Komisyonu için ne kadar önemli

·        Yorgos Markopuliotis: Size belli olan cevabı teyit edeyim. Kıbrıslı Türkler, Komisyon için çok önemli. Temsilciliğimizin talimatları içerisinde Kıbrıslı Türkleri ilgilendiren hususlar da var. Biz adayı bir bütün olarak görüyor ve kapsıyoruz. Göz ardı edilemeyecek bir şey var o da bu talimatın bize AB Komisyonu tarafından verildiğidir. Bu bizim için çok önemli.

·        YENİDÜZEN: Bu talimatlar arasında Kıbrıslı Türkler için neler var?

·        Yorgos Markopuliotis:  Verilen talimat, (güneydeki) hükümet kontrolü altındaki bölgeler için verilen talimatla aynı. İlk olarak insanlara Avrupa Birliği’nin ne olduğunu, ne anlam taşıdığını açıklama görevimiz var. İnsanlara, AB’nin onlar için ne yaptığını ve ne yapabileceğini açıklama yükümlülüğümüz var. Ayrıca talep edildiğinde belge, açıklama, bilgi ve her vatandaşın AB’den nasıl yararlanabileceği ve AB içerisinde sorunları nasıl çözebileceği konusunda bilgi verme talimatı bize verilmiş. Bu konularda azami sayıda insana ulaşmamız gerekiyor. Kıbrıs’taki durum Yunanistan’dakinden biraz daha karmaşık olabilir. Yunanistan’da AB’ye karşı, AB’ye şüpheyle bakan ve AB taraftarı insanlar var ancak biz bunlar arasında ayırım yapmıyoruz. Sadece AB yanlısı insanlarla konuşmuyoruz, herkes ile konuşuyoruz çünkü bizim görevimiz onların bir fikir sahibi olabilmelerini sağlamak. 

Bildiğiniz gibi Kıbrıs Türk toplumu için hazırlanmış programları uygulayan ayrı bir birim var. Biz onlarla işbirliği yapıyoruz. Kuzey’deki AB Ofisi, Komisyon içerisindeki farklı bir birime bağlı, bizim kontrolümüz altında değil. Bir bizimizi tamamlayıcı şekilde, ortak amaca ulaşmak için çalışıyoruz ki bu da Kıbrıs’ta bir çözümün bulunmasıdır.

“AB YURTTAŞI KIBRISLI TÜRKLER”

·        YENİDÜZEN: Avrupa Birliği vatandaşı olan birçok Kıbrıslı Türk var ancak kendilerini tam da AB vatandaşı gibi hissetmiyorlar. Temsilcilik bu durumu değiştirmek için ne yapabilir?

·        Y.M:   Bu önemli bir konu. Bu konuda istekliyiz. Bu duruma yönelik hazırlanmış bir takım hazırlıklar var. Anladığım kadarıyla işler daha iyiye gidiyor ancak bizim görevlerimizden biri de bu vatandaşların, AB’nin potansiyel faydalarını anlamalarını sağlamak. Bir çözüm halinde de AB’nin tüm uygulamalarından tam anlamıyla faydalanabilecekler. Bunun gerçekleşmesi için temsilciliğimizin yükümlülüğü, Kıbrıslı Türklere ulaşıp onlara yardım etmek, sorularına cevap vermek, açıklamalarda bulunmak ve onları dahil etmektir. Bunun da en kolay şekilde gerçekleşebilmesi için mümkün olan tüm yardımı almaktan minnettar olacağım. Olaylar oldukça karmaşık ve daha az karmaşayla daha fazla insana ulaşılabileceğiz. Özellikle de bu konuda diğerlerinden daha fazla ihtiyacı olan insanlara.

·        YENİDÜZEN:   Politikacılar AB’yi doğrudan ticaret tüzüğü konusunda sözünü yerine getirmemekle suçluyor. Bu durum sizin tarafınızdan yeterince anlatılamadı mı yoksa politikacılar konuyu istismar mı ediyor?

·        Y.M:  Politikacıların AB’yi sorumlu tutmaları konusunda bir şey diyemem. Ancak mali yardım açısından önemli katkı sağlamaya devam ediyoruz. Komisyon’un hazırladığı ve toplamda 270 milyon euro tutarındaki mali yardım tüzüğü önemli katkı sağladı ve bu uzun süreçli faydaları olacak projeler için kullanıldı. Yeşil Hat Tüzüğü ile ilgili gördüğüm raporda da herhangi bir problem yok. Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün şu anda ne aşamada olduğunu biliyoruz. Size bu konuda verebileceğim cevap ise, bu konunun, Komisyon tarafından da desteklendiği ve çözüme bağlı bir konu olduğudur. Çözüm bulunur bulunmaz, AB müktesebatı, bütünüyle kuzeyde de uygulanmaya başlayacak. Bu bir politik süreçtir. 




“Önemli fayda getirecek projeleri destekliyoruz”

·        YENİDÜZEN:  Mali Yardım Tüzüğü ile Yeşil Hat Tüzüğü’nün ne kadar başarılı veya başarısız olduğu konusunda herhangi bir yorumda bulunabilir misiniz?

·        Y.M: Size bu konuda Komisyon’un söylediğini söyleyebilirim, o da bu tüzüklerin başarılı olduklarıdır. Mali yardım tüzüğüyle ilgili başarıyı ölçebilmek için ilk olarak projelerin sonuçlanması gerekiyor. Bu konuda ayrıca bir de gözlem süreci var ki yapılan uygulamaların doğru olup olmadığı görülmesi gerekir. Gönyeli’deki asbestli su borularının değiştirilmesi sonucunda boru hatlarından kaybedilen su artık kaybedilmiyor. Dediğim gibi gelecek için çok önemli faydalar getirecek projeleri destekliyoruz.   

·        YENİDÜZEN: Bu tüzükler Kıbrıslı Türklerin ekonomik anlamda gelişmesini sağlamak için tasarlandılar ancak insanlar bununla ilgili pek elle tutulur bir şey göremiyor. Kıbrıslı Rumlara ait mallar üzerinde herhangi bir projenin uygulanamaması konusu, paranın sadece belirli kuruluşlara gittiği, projeler için yurt dışından firmaların geldi ve kimi hayal kırıklığı söylemleri var.

·        Y.M: Kıbrıslı Rumlara ait mallar konusu farklı bir tartışma konusu, bu yüzden ona girmeyeceğim. Ancak size söyleyebileceğim, ekonomik kalkınma AB’nin uyguladığı bölgesel kalkınma politika ile eş anlamda. Ancak söylediğiniz doğru. Bir takım projeler gerek karmaşıklığından dolayı gerekse gelişmiş teknolojik içeriklerinden dolayı bu bilgilere sahip firmalar tarafından gerçekleştiriliyor. Bu firmalar da AB’nin daha gelişmiş bölgelerinden geliyor. Yunanistan veya Portekiz örneğini ele alacak olursak, bu ülkelerdeki kapsamlı projeler Almanya, İngiltere veya Fransa’dan gelen firmalar tarafından üstleniliyor. Bu ülkelerde teknolojik uygulama ve bilgi açısından oldukça fazla içerik bulunuyor. Ancak fikir açısından yerel işçi, yerel mühendis, bilim adamlarını dahil etmenin gerekliliğini anlıyorum. Ancak bu projelerin ana fikri, nüfusunun standartlarını yükselterek ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesini kolaylaştırmaktır. Sadece uygulama konusu değil. Bu projeler ileri teknoloji projeleridir. Bu bir döngüdür. Teknolojik olarak 30 sene geride olan bölgelerde uygulanan projeler sayesinde şimdi o bölgeler de aldıkları yardımdan dolayı, özellikle de çevre ile ilgili projelerde gelişme gösteriyorlar. Sizde de çok kötü durumda olan bir çöplük yerine, AB standartlarında olan başka bir çöplük Güngör’de yapıldı. 

·        YENİDÜZEN: AB’nin popülaritesi, 2003’teki referanduma giden süreçte oldukça yüksekti. Ancak daha sonra düşüş gösterdi ve 10 sene öncesine göre çok kötü durumda. Bu durumu nasıl tersine çevirmek için neler yapabilirsiniz?

·        Y.M: Yapabileceğimiz çok şey, yapamayacağımız çok az şey var. Yapabileceğimiz şeyler insanlara ulaşmak. Politikalarımızın gerekliliğini, insanların hayatını nasıl değiştirebileceğini, onlar için gelecekte ne anlama geldiğini ve bunlardan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceklerini anlatmak. Ancak ekonomik bir gerçek var. Birçok nedenden dolayı, insanların AB’yi ne şekilde beğendiklerinde, nasıl gördüklerindeki düşüş sadece Kıbrıslı Türklerin yaşadığı bir durum değil. Diğer toplumlar da benzer tepkileri yaşıyor. Kişisel olarak, bu durumun bazı ülkelerde ekonomik, bazılarında da politik gelişmelerden kaynaklandığını düşünüyorum. Bu konudaki verilerin aslında inişli çıkışlı değil de istikrarlı bir şekilde yükselmesi gerekir. Ancak kemer sıkma programı altında olan ve AB ile IMF tarafından finanse edilen ülkelerde AB’nin popülaritesi ile ilgili düşüş yaşanıyor. Ancak bu popülarite ile ilgili değil, insanların AB’nin hayatlarını nasıl daha iyi hale getirdiğine bakış açısıdır. Bunun nedeni de insanların bugünkü durumlarını, geçmişte en iyi oldukarı durumla kıyaslamalarındandır. Bizim, büyük politik konuların dışında insanlara anlatmak ve AB’nin daha iyi anlaşılmasını dağlamak için yapabileceğimiz elle tutulur çok şey vardır.      

·        YENİDÜZEN: AB Komisyonu’nun Kıbrıs’ta bir çözümü desteklediğini söylediniz ancak durum ters yönde gidiyor. Buna katılır mısınız?

·        Y.M: Hayır, açıkçası ne yöne gittiğini bilmiyorum. BM Genel Sekreteri’nin Özel Temsilcisi sayın Downer ile görüştü ve hazırladığı rapor şu anda olması gereken yerde. BM’de. Ancak Başkan Barosso, Füle ve diğer komiserler AB Komisyonu’nun neden bir çözümün alternatifi olmadığını defalarca açıkladılar. AB Komisyonu bir çözümü desteklemeye hazır ve şimdilik durum bu. Söylediğinize ne katılabilirim ne de karşı çıkabilirim. Ancak benden bir yorum istiyorsanız; bir sorunu çözmek için ufak bile olsa bir fırsat varsa, çözersininiz. Sorunu çözmeyi denemeniz lazım. 

TÜRKİYE’NİN ÜYELİK ŞANSI NEDİR?

·        YENİDÜZEN: Türkiye bir çözüm olmadan AB üyesi olabilir mi?

·        Y.M: Bu soru benim cevaplayabileceğim bir soru değil. AB ile Türkiye arasındaki ilişkinin durumu biliniyor. Türkiye, AB içerisinde belirgin bir statüye sahiptir. Bazı zamanlarda işler iyi, kimi zamanlar kötü ilerliyor. Türkiye, dönem başkanlığının AB için ne kadar önemli olduğunun farkında. Sadece Kıbrıs’ın dönem başkanlığı değil, herhangi bir başka başkanlık. Bunun iyi bir şekilde anlaşıldığından eminim. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 729 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler