1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Doğan… Yeni bir 'oyun karakteri' gerek…
Doğan… Yeni bir oyun karakteri gerek…

Doğan… Yeni bir 'oyun karakteri' gerek…

Doğan Türk Birliği'nin birkaç önemli şansı var. Biri, Başkan ve Yönetimi. Hem çok iyi çalışıyor, hem de takımı sahipleniyorlar. Böylece sporculara yönelik tüm sorumluluklar en üst seviyede yerine getiriliyor. Başkan Murat Girgen, hem eski bir sporcusu Doğ

A+A-


Doğan Türk Birliği'nin birkaç önemli şansı var.
Biri, Başkan ve Yönetimi.
Hem çok iyi çalışıyor, hem de takımı sahipleniyorlar.
Böylece sporculara yönelik tüm sorumluluklar en üst seviyede yerine getiriliyor.
Başkan Murat Girgen, hem eski bir sporcusu Doğan'ın hem de gözünü camiada açmış biri.
Eski Başkan Ünal Aydoğan da desteğini esirgemiyor.
Bir diğer şans, teknik sorumlu ve antrenörleri.
"Profesyonel" bir ilişkinin ötesine Caner Oshan ve Afün Girgen, kendilerini tam anlamıyla kulübe adamışlar.
Böylesi bir "kendini adamışlığa" bir başka camiada rastlandığını sanmıyorum.

* * *
Peki "saha içerisinde" durum ne?
Doğan, ilk devre boyunca mücadele ruhunu, hırsını, isteğini kaybetmiş bir görüntü verdi.
"Yürüyerek" oynuyor.
Koşmaya, mücadele etmeye başladıkları anlarda da fark yaratıyorlar zaten.
Çünkü "yetenekli" ayaklar var.
Ama eğer ruh, hırs, mücadele, yardımlaşma ve sorumluluk paylaşma yoksa "yetenek" bir anlam ifade etmiyor.

* * *
İlk devre, Lapta hariç Doğan'ın tüm maçlarını yerinde izledim.
Çoğu eski futbolcular ve teknik isimlerle de analiz ve sohbet imkanı buldum.
Doğan'ın "yürümek" dışındaki ciddi bir sorunu da "oyun karakteri…"
Artık rakipler çözmüş.
İleriye uzun toplar vurulacak, Sabri (ya da duruma göre Raif veya Ahmet Saygı) bu topları tutacak ve gole gidecek.
Ne Sabri'nin eski çabukluğu var, ne de eski rakipler tabii.
Ve dönen topların tümü tehlike!
Takip eden, pres yapan, dönen topları karşılayan yok çünkü.

* * *
Doğan'ın savunma kurgusu, hemen her maçta açık veriyor.
Neden?
Çünkü "savunma" anlayışı buna açık kapı bırakıyor.
"Dörtlü savunma" dendi mi, meseleye illa ki "liberosuz sistem" üzerinden bakılıyor.
Oysa Doğan'daki sıkıntı, "liberolu" ya da "liberosuz" oynamak değil.
Yaşayarak görüldü ki, zaten, şu anki sistemle tüm rakiplerine kaybetmiş, derbiden de mağlup ayrılmış.
Ana sorun sağ ve sol kanatları "savunan" yok.
İki kanat savunulmazken, modası geçmiş bir "adam markajı" ile rakibe daha fazla boş alan yaratılıyor.
Örneğin ilk devre boyunca, sağ kanatta Aydın ya da Serdar oynadı, solda Salih Çiko!..
Bu isimler "savunma"da yok… Eğer "savunma"ya gelirlerse, bu kez hücumda yok.
İkisini birden yapacak kapasiteleri de, oyuncu yapıları da, enerjileri de yok.
Böyle olunca, defansın ortasındaki iki isim (ki genelde Sarı ile Münir - ya da Fırtına) yalnızları oynuyor.
Bir de orta sahada, Zuma ile Samory.
Hepsi hepsi dört kişi savunma yapıyor.
Evet, 11'de 4 kişi savunma için uğraşınca…
Mutlaka açık veriyorlar ve Doğan, pek çok maça "1-0" mağlup başlıyor!..

* * *
Bir de, ileride, ne kadar çok "forvet" oynarsa, o kadar çok "gol" olacağı zannediliyor (!)
Oysa, eğer orta sahada kalabalık değilseniz, pas yapmazsanız, oyunu kanatlara açamazsanız, gol şansınız da bireysel becerilere ya da rastgele ataklara kalıyor.
Doğan Türk Birliği sağ ve sol kanadı kimlerin savunacağına, ileride ise yine iki kanattan kimlerin hücum yapacağına karar vermeli.
"3-5-2" denen sistem, artık "gelişmiş" ülkelerde unutulsa da, bizim gibi dünyaya kapalı (yarım) coğrafyalarda halen "bilinenden şaşma"yı gündemde tutuyor!..
Ya "değiştirecek" cesaret yok ya da yeterli altyapı, özellikli oyuncu kaynağı, bilgi!..
Hepsini anlıyorum.
Ancak Doğan, bu oyun karakterini değiştirmez, kanatlarda "savunma" ve "hücum" anlamında taşları yerine oturtmazsa…
Ve kaleci dışında sahada altı futbolcu yürürken, sadece dört isimle mücadele ederse…
Yenilir de… Yener de…
Ama tat vermez, çok "azap" çektirir seyircisine…

* * *
Tüm bu "olumsuzluklar" bir yana.
Eğer "kaleci" sorunu yaşamasaydı, bugün, ya "lider" olurdu ilk yarı sonunda, ya da birkaç puan farkla takipte…
Bu da işin bir diğer gerçeği!..

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1039 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler