1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. DOĞA’DA YÜRÜYÜN, BAKIN, TANIYIN…
DOĞA’DA YÜRÜYÜN, BAKIN, TANIYIN…

DOĞA’DA YÜRÜYÜN, BAKIN, TANIYIN…

Stella ACİMAN: Christina… KKTC’ ye gönül vermiş doğa aşığı bir İngiliz. Yıllardır Kıbrıs’a gelen yabancılara doğa yürüyüşleri hazırlıyor ve onları dağlarda tepelerde gezdiriyor

A+A-

 

 

Stella ACİMAN

 

Kıbrıs’a gelişimin üzerinden sekiz yıl geçti. O gün bu gündür Hamitköy’de oturuyorum. Dolayısıyla geçen zaman içinde köyün değişimine yakından tanıklık ettim. Değişim… Güzel bir kelime… İnsanın ufkunu genişletiyor ama bazen, ‘salt bir kelime olarak kalsa’ diyebilecek kadar da zalim. Ne yazık ki masum kelimeler bile insanların elinde acımasız olabiliyor. Mesela ‘değişim’ kelimesi… Kazma, beton, testere, buldozere dönüşebiliyor. ‘Değişim’ elindeki bu aletlerle ağaçları kesiyor, bitkileri hatta dereleri bile yok edebiliyor. Yakın zamanda buğday tarlalarının güneşe gülümsediği yerlerde apartmanlar, villalar var oluyor… Plansız, altyapısız, ağaçsız kupkuru! İşte Hamitköy’ün değişimi bu! ‘Keşke sekiz yılda değişim sadece Hamitköy’e uğrasaydı’ diye düşünüyorum şimdilerde. Bakmayı bilen bir göz olarak, değişimin elinde kazmasıyla KKTC’nin her yerine uğradığını görüyorum. O yüzden hala bakir; yeşili, endemik bitkileri, orkideleri olan yerlere gidiyorum. Sizlere,  henüz değişime uğramamış ama tehlike çanlarının çalmaya başladığı yerleri anlatıyorum ki gidin, görün ve sahip çıkın!

Christina… KKTC’ ye gönül vermiş doğa aşığı bir İngiliz. Yıllardır Kıbrıs’a gelen yabancılara doğa yürüyüşleri hazırlıyor ve onları dağlarda tepelerde gezdiriyor. Tanımadığı bitki, ağaç, çiçek yok! O’nun her çiçeğe, bitkiye ayrı ayrı dokunuşunu, okşamasını, engin bilgisiyle anlatmasını ve gözlerindeki sevgiyi görmek lazım.

Christina ile bu defa Esentepe Köyü’nün tepelerindeki yürüyüş yolunda gezindik. Orkidelerin yanı sıra kayaların içinden güneşe ‘merhaba’diyen Lapta Dam Koruğu, Kırmızı Venüs Göbeğini, yamaca sıralanmış Sandal Ağaçlarını izledik. Ve Antiphonitis Kilisesi’nin bahçesinde, tarihin gölgesinde içilen bir yorgunluk kahvesi…

 

 

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ

 

Kıbrıs’ta kaç yıldır rehberlik yapıyorsunuz?

1993 yılından beri yapıyorum.

 

Eğitiminiz nedir?

1972’de İngiltere’de güzel sanatlar Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra uzun süre Londra’da okullarda resim öğretmeni olarak çalıştım.

 

Kıbrıs’a yerleşmenizin en önemli sebebi nedir?

Ada’nın doğal güzelliğini çok sevmem…

 

Kaç senedir Kıbrıs’ta yaşıyorsunuz?

1985 yılından itibaren Ada’da sürekli yaşamaya başladım.

 

KKTC’de doğa yürüyüş parkurları çok var mı?

Sayı olarak bilmiyorum ama çok var.

 

BAHARDA YÜRÜYÜN

 

Bu yürüyüşler için en uygun aylar hangileridir?

Mart, Nisan ve Ekim, Kasım ayları yürüyüş için en uygun aylardır. Baharda tabiat canlanır, çiçekler açar. O yüzden en keyifli yürüyüşler bu zamanda yapılır.

 

Bu yürüyüşlere yabancıların ilgisi nasıl ve en çok hangi ülkelerden geliyorlar?

 Yabancıların yoğun ilgisi var bu yürüyüşlere. Şu bir gerçek ki; onlar bir ülkeyi her yönüyle tanımayı seviyorlar ve bunu yapıyorlar. Doğaya saygıları ve sevgileri var çok fazla. Yürüyüşlere özellikle İngiltere başta olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen doğaseverler geliyor. Onların yanı sıra arkadaşlarımla da geziyor, onlara bitkileri, çiçekleri ve ağaçları tanıtıyorum.

 

Farklı ülkelerde yürüyüşler yaptınız mı?

Türkiye’de ve Yunanistan’da yaptım. Türkiye yürüyüşlerini zaman zaman yine yapıyorum.

 

KKTC halkının doğaya ve doğa yürüyüşlerine ilgisini nasıl buluyorsunuz?

Bana göre şu an için yetersiz ama yavaş yavaş halkın duyarlılığı ve ilgisi artıyor.

 

Kıbrıs’ın bitki örtüsünü nasıl buluyorsunuz?

Kıbrıs’ın doğası çok güzel. Bitki örtüsü ise çok zengin.

 

ENDEMİK BİTKİLER

 

Doğa yürüyüşlerinde görüntü olarak sizi en çok neler rahatsız ediyor?

Her tarafa atılan çöpler, çöpler ve çöpler… Bu arada dozerlerin bilinçsizlikle yaptığı işleri de eklemem gerekiyor çünkü doğaya, ağaçlara ve bitkilere çok zarar veriyorlar.

 

KKTC’de endemik bitkilerin yeterince korunduğuna inanıyor musunuz?

Bence KKTC’de bulunan endemik bitkilerin birçoğu tehdit altında değil çünkü her tarafta bulunuyor. Ama bazı endemikler var ki, onlar tek bir noktada yaşıyor. Örneğin; Salvia Veneris(Değirmenlik Adaçayı) sadece Değirmenlik Baraj’ına yakın yol kenarındaki yamaçlarda yaşıyor. Bir başka endemik bitki ise; Delphinium Casey’i(Casey’n Hezareni)… Beşparmak Dağları’nda, sadece iki veya üç noktada yaşıyor. Tulipa Cypria(Medoş Lalesi)… Endemik bir tür değildir ama Kıbrıs’ın simgelerinden biridir. Geçitköy, Tepebaşı ve Avtepe’de bulunur. Geçitköy Baraj projesinde, Medoş Laleleri’nin kaderi ne olacak? Asphodelus Tenuifolius,(Küçük Çiriş Otu) endemik değildir ama sadece Vuni Palas’ın çıkış yolunun kenarlarında bulunur.

 

Size göre bu bitkileri tehdit eden unsurlar neler?

KKTC’de bitki türlerinin yok edilmesinin en büyük düşmanı bilinçsiz betonlaşmadır bana göre. Yol genişletmeleri, erozyon, taş ocakları, tarlaların ilaçlanması… Bunlar Kıbrıs’ın habitatlarını giderek azaltıyor, tüketiyor, floranın zenginliği zayıflıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 702 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler