1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Dini bütün Gençlik Kurultayı mı?
Dini bütün Gençlik Kurultayı  mı?

Dini bütün Gençlik Kurultayı mı?

Dün, Acapulco Resort Otel’de, görüntüde KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasında gençlerin kültür, eğitim ve sporun gelişmesini sağlamak amacı ile “yüksek öğrenime ilişkin fırsatlar” başlığı olmak üzere beş temel başlık çerçevesinde düzenl

A+A-

 

 

Dün,  Acapulco Resort Otel’de, görüntüde KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasında gençlerin kültür, eğitim ve sporun gelişmesini sağlamak amacı ile “yüksek öğrenime ilişkin fırsatlar” başlığı olmak üzere beş temel başlık çerçevesinde düzenlenen “Gençlik Çalıştayı”, Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’nın “dini bütün gençlik yetiştirme” çıkışının gölgesinde start aldı.

Çalıştay’ın açılışının şeref konuğu Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç olurken, Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst ve ev sahibi olarak da Gençlik Dairesi Müdürü Gencay Eroğlu hazır bulundu.

Açılıştaki konuşmacıların ağırlık noktası ulusalcı gençlik mesajları arasında KKTC-TC entegrasyonu olsa da, son günlerde Türkiye’de şeriat özlemlerinin zirveye vurduğu söylemlere, Kuzey Kıbrıs’ta külliye çalışmaları da eklenince, akla acaba Kuzey Kıbrıs’ta da, TC Başbakanı Erdoğan’ın “dini bütün gençlik değil de, tinerci gençlik mi yetiştirelim” söyleminin bir devamı mı diye insanın düşünesi geliyor.

Zaten, bu konunda Öğretmen Sendikaları başta olmak üzere “Gençlik Çalıştayı”  ile, sivil toplum örgütlerinin karşı çıktığı ve Bakan Dürüst’ün de inatla uygulamaya soktuğu Haspolat Din Koleji, UKÜ’nün başkaldırdığı ancak, Başbakan Küçük’ün sahip çıktığı “Haspolat Külliyesi” arasında bir paralellik mi var sorusu gündeme geldi.

Şimdilik masum bir “Gençlik Çalıştayı” olarak düzenlenen bu çalıştayın arkasından ne çıkacağı bilinmiyor da,  “bu ülke mollalar, dervişler ve tarikatlar ülkesi olmayacaktır” diyerek tarikatları, zaviyeleri kaptan Atatürk’ten ve onun temsil ettiği “Kemalizm” felsefesinden rövanş almamı diye düşünüyor insan.

Bekleyelim ve görelim bakalım. Belki yanılıyoruz da, bu dinin ve şeriatın Türkiye’de dörtnala şaha kalktığı bu dönemde böyle bir çalıştay hayra alamet değildir. Bereket, çalıştay’ı dualarla açmadılar. Beterin beteri var ya.

 

 

 


Tek yol sporda uluslararası yasal zemin

 

Son günlerde, yine eskiden statükocu kesim dediğimi ama KKTC’den rant sağlayan kesimin nafile namazlar gibi “KKTC’yi tanıtma safsatası” yeniden gündeme geldi. Siyasilerin yanı sıra dünyadan bir haber,  spor camiasında yer alan spor adamlarının da Nasrettin Hoca’nın göle maya salması gibi “ya tutarsa” düşüncesiyle gündeme getirdikleri bu tanıtma paranoyası yine direkten dönecek gibi.

Bu konunda, Cumhurbaşkanı Dr.Eroğlu, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Dürüst dün, gençlik çalıştayındaki konuşmalarında bu temennide bulunurken, TC Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da bu söylemleri dinledi.

O Bakan ki, çekilen hamaset nutuklarına rağmen, uluslararası sportif yüzleşmelerde, tanımadıklarını iddia ettikleri sözde Kıbrıs Cumhuriyeti ile temaslarında zirveye vururken, tanıdıklarını iddia ettikleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle resmi temas yapmaktan adeta ödleri kopuyor.

Tüm, bu gerçekler bilinmesine rağmen, bizim bazı federasyon başkanlarımız örneğin Futbol Federasyonu Başkanı Sertoğlu gibi, KKTC olarak uluslararası temastan bahsediyorlar. Bu koroya bazı spor yazarı arkadaşlarda uyuyor ya.

Neyse, Kıbrıslıtürklerin uluslararası arenada yer almasının tek yolu Kıbrıs’ta çözümü zorlamaktır.

Ne yazık ki, Mart 1964’de Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin de kabul ettiği 550 sayılı Güvenlik Konseyi kararı yasal zeminde “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak temsil edilen tek bir Kıbrıs’ı kabul ediyor. KKTC’mi tanıyan beri gelsin.

 

 


Nostalji “EFSANE ÇETİNKAYA”

 

Geçtiğimiz hafta vefat eden 1950’li yıllarda Efsane Çetinkaya’da yer alan Ömer Arap( Takar)’ı anarken, tarihin derinliklerinden bir resim ile karşılaştık.

Bu resim, 1956 yılında Ankara Muhafız Gücü ile karşılaşan Çetinkaya’nın 6-4   yenildiği  kadro Türkiye spor çevrelerinin büyük ilgisine mazhar olmuştu.

Aynı zamanda, dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı merhum Adnan Menderes’in de kabul ettiği kadroda soldan sağa Erol Kazım(Andaç), Hasan Onbeş, Sevim Ebeoğlu, Özden, Özkan Aşardağ, Yıltan Muslu ve Mustafa Defteralı , alt sırada Oğuz Karayel, Ömer Arap(Takar), Erol Türker ve Özel Aygın yer alıyordu.

Bugün bu kadrodan beş futbolcu, Yıltan Muslu, Ömer Arap(Takar), Mustafa Defteralı, Özden(Şehit-Pilot) ile Öğuz Karayel sonsuzluğa göç eden futbolcular olurken, Erol Kazım (Andaç), Hasan Onbeş, Sevim Ebeoğlu, Erol Türker, Özel Aygın ile Özkan Aşardağ yaşayan efsaneler olarak, yaşamlarını sürdürüyorlar.

Allah onlara ömür versin.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 847 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler