1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Devlet bu cinayetin neresinde?
Devlet bu cinayetin neresinde?

Devlet bu cinayetin neresinde?

Kadın 8 sene önce adaya gelmiş. İmam nikahlı ya da nikahsız birisiyle birlikte yaşamış. Bir çocuğu olmuş. Sonra adam çocuğu reddetmiş, “benim değil” demiş. Evi terk etmiş, bir başkasıyla evlenmiş. Kadın, işsiz kalmış, parasız kalmış

A+A-





Kadın 8 sene önce adaya gelmiş.

İmam nikahlı ya da nikahsız birisiyle birlikte yaşamış.

Bir çocuğu olmuş.

Sonra adam çocuğu reddetmiş, “benim değil” demiş.

Evi terk etmiş, bir başkasıyla evlenmiş.

Kadın,  işsiz kalmış, parasız kalmış…

“Bu çocuğa 7 sene ben baktım, şimdi sen bak” diye çocuğu “baba”ya bırakıp gitmiş.

 

“AL MAKARNAYI, GİT”


 

Kimin, nereden geldiği, nereye gittiği, nerede doğduğu, nasıl büyüdüğü çok da konumuz değil.

Nikahlı, nikahsız, ayrı, sevgili, barışık, dargın olup olmadıkları da kimseyi ilgilendirmez.

Ama bu ülkede yaşayan herkesin, eğer varsa “devlet”in korumasında olması hepimizi en fazla ilgilendiren konu.

Küçük Mustafa, böylesi bir ailenin çocuğu ve böylesi bir öykünün parçası…

Ama bu çocuk okula gitmiş...
Bu çocuk doğmuş, büyümüş...
Bu çocuk kayıtlara girmiş…
Bu çocuk dayak yemiş, öğretmeni görmüş, endişe duymuş, söylemiş!

Bu çocuk eğer varsa bu devletin “koruması”nda sanmış kendini…

***

 

Bu çocuğun annesi  devlete başvurmuş, “artık bakamıyorum” demiş, eline kurbanlık et ve makarna verip göndermişler; “elçiliğe git” demişler.

Eğer varsa “devlet”, bu çocuğun sonunu, sadece izlemiş.

Eğer varsa…

 

YA SAHİP ÇIKACAKSINIZ YA DA…


 

Bu ülkeye yönelik bir “nüfus siyaseti” olabilir.

Doğrudur, yanlıştır, can sıkıcıdır…
Ama  böylesi bir siyaset varsa, onun dahi bir “ahlağı” olur.

Ya her gelen insanın “korumanız” altında olduğunu bileceksiniz, bunu başaracaksınız, “yurttaşlık verdim, çalışma izni verdim, ikamet izni verdim, YETER” deyip, kesip atmayacaksınız.
Sahip çıkacaksınız İNSANLARA…
Ya da VAZGEÇECEKSİNİZ

Bu devlet oradan oraya sürülen, dayak yiyen, terk edilen, acımasızca öldürülen Küçük Mustafa’nın devleti değil.

Eğer varsa, değil.

 

***


“ÜLEŞENLERİN” DEVLETİ, MUSTAFA’NIN DEĞİL




Törenlerde “bu devlet tüm kurumlarıyla vardır” demekle “var” olmuyor.

Bu devlet, makam arabalarını yenilemek için gizli karar alanların devleti, Mustafa’nın değil!

Bu devlet, “Başbakan’ın eşinden sorumlu bakan”ın çay partilerinde etrafa gülücük saçma devleti, Mustafa’nın değil!

Bu devlet, “maaşın kaç para” diye sorduklarında ezik ezik “7.5-8” diyenlerin devleti, Mustafa’nın değil.

Bu devlet, ihale bağlayanların, iyi partililere istihdam sağlayanların, yüksek maaşlarla kendilerine siyasi mevki yaratanların, koltuğa yapışıp kalmak için ahlaksızca vekil transferi peşinde koşanların, Rum’dan kalan malları paylaşanların, Türkiye’den gelen parayı bölüşenlerin devleti, Mustafa’nın değil!

 

PEKİ ELÇİLİK NEREDE?


 

Bir sözüm de Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne.

Kıbrıs’ın kuzeyi için ekonomik programlar ve özelleştirme planları gözlemekten artırdığınız zamanlarda, biraz da ‘resmen’ temsil ettiğiniz kitleye bakınız.

Yani ülkenizden taşıdığınız, yani buralarda sömürülmesine, ezilmesine, horlanmasına, korumasız kalmasına sessiz kaldığınız, en önce bu gidişe “dur” demeniz ve projeler üretmeniz gerekirken, başınızı deve kuşu misali kuma soktuğunuz insanlarınıza…
Çünkü eğer varsa bu devletin makamları, makarna ve kurbanlık et verdikten sonra, yanlış siyasetlerin ve sistemin kurbanı bu acılı insanları “elçiliğe gidiniz” diye size gönderiyorlar.

Çünkü onlardan sorumlusunuz.

 

KURTLAR VADİNİZ SİZİN OLSUN



Eğer varsa bu devlet, bir küçük çocuğun izini süremiyor, onun derdine çare olamıyor, onu koruyamıyor, cansız bedenini bile ancak 4 gün sonra bulabiliyor.

Kurtlar Vadisi’ndeki bıçkın delikanlının  ve mafyanın devletisiniz, anladık.

Şimdi karar veriniz!
Ne zaman küçük Mustafaların da devleti olacaksınız?

Eğer olacaksanız…

***

 


Şimdi yeni bir tören alanında, uzun bir kurdelenin önünde, elinizde makaslarla birlikte, analı yavrulu toplanınız, diziliniz sıra sıra ve haykırınız, “Bu devlet tüm kurumlarıyla vardır ve yaşayacaktır” diye…


Haykırınız..
Nasılsa Mustafa artık sizi duymaz!
 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 2361 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler