1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Devlet adaletsiz gelire vergi ile müdahale etmelidir
Devlet adaletsiz gelire vergi ile müdahale etmelidir

Devlet adaletsiz gelire vergi ile müdahale etmelidir

Kamu maliyesinin bu kadar zor durumda olduğu bu dönemde birikmiş kamu alacağının tahsilatı umalım ki “siyaset engeli”ne takılmaz.

A+A-

Kemal Özçakır | Vergi Uzmanı, Ekonomist

Ülkemizde döviz kurunun yükselmesi ile birlikte 2018 yılının ikinci yarısından itibaren “Ekonomik Kriz” ortamına girdik. Bu süreçte “devletin direk vergileri yeteri derecede toplayamadığı ve bunun sebebinin gelmiş-geçmiş hükümetlerin siyasi irade eksikliği” olduğu tartışılıyor.
İşte bu ortamda, ekonomi ve mali ağırlıklı bir programla göreve başlayan şu anki hükümetin de günlük popülist beyanatları dışında, gelirlerin artırılması yönünde ciddi anlamda bir adım atamadığı gözlemlenmektedir.

Yalnızca, Gelir ve Vergi Dairesi tarafından tarh edilen alacakların tahsilat işlemlerinin hızlandırılacağı söyleniyor. Basından izliyoruz; Kamu Alacaklarının Tahsili Usulü Yasası tahtında tahsilat işlemleri hızlandırılacak, iç borçlanmadan kaçınılacak.  Maliye Bakanlığı açıklamasının ardından gecikmiş bir kısım tahsilatın yapılmağa başlandığını ve kimi haciz kararları ile şirket gelirlerine el konduğu da görülüyor.

Demek ki gelirlerin artırılması yönünde zaman zaman aksayan vergi tarhiyat işlemleri vardır. Tahsilatı gecikmiş, takip ve dava safhasındaki alacakların küçümsenecek bir boyutta olmadığı da ortaya çıkmıştır.

Tabii ki bu yılların birikimidir.

Bunu tümden şu andaki hükümete yüklemek doğru değil.
Gelmiş geçmiş hükümetlerin bunda kusur ve ihmali vardır.

“Siyaset engeli”ne takılmasın

Kamu maliyesinin bu kadar zor durumda olduğu bu dönemde birikmiş kamu alacağının tahsilatı umalım ki “siyaset engeli”ne takılmaz.

Gelir ve Vergi Dairesi’nin vergi yasalarından aldığı yetkiyi kullanarak, daha etkin bir konuma gelebilmesi için siyasi karışmacılığa artık bir son verilmesi gerekir.

Oluşturulacak ekiplerle yaygın, yoğun ve etkin bir denetim sürecinin başlaması gerekmektedir. Personel yetersizliğinden kaynaklanan eksiklik fazla mesai giderilmeli ve Maliye Bakanlığı, dairenin önünü açmalıdır.

Vergi denetimlerinde yükümlü tarafından yapılan KDV beyanlarının ne derecede gerçekçi olduğu araştırılmalıdır. Denetim sonuçlarının beyanlarla bağdaşmaması halinde gerekli hesapların yapılması da kaçınılmazdır.
Bununla birlikte; 2018 yılı ile ilgili Gelir ve Kurumlar Vergisi beyanlarını sunmayan yükümlülerin mercek altına alınması önemidir.
Muhasip murakıp raporlu hesap özetleri ile beyanlarını sunan yükümlüler nezdinde yapılacak bir ön tetkik sonucu gerekli tarhiyat işlemlerinin yapılması yönüne gidilmelidir.

Kişi ve kurumların 2018 yılına ilişkin sundukları KDV beyanları ile yine 2018 yılı ile ilgili sunulan Gelir ve Kurumlar Vergisi beyanlarının oto-kontrol niteliğinde bir karşılaştırılmasının yapılması gereklidir.

Bu işlemler, Gelir ve Vergi Dairesi’nin normal işlevi içerisinde olmalıdır.

Döviz kuru farkı

Çok önemli bir adaletsizliği de özellikle dile getirmek ve gerekli uyarıları yapmak istiyorum.
2018 yılının ikinci yarısından sonra döviz kurundaki yükselme ve ekonomik krizi, adaletsizce avantaja çeviren işletmeler vardır.
Kurların düşmesine karşın yarattıkları fiyat anarşisinden halen yüksek oranda kâr elde eden işletmeler, kamu vicdanını yaralamaktadır.
Adalet boyutunu çoktan aşan bu haksız gelirlere devletin artık vergi ile müdahale etmesi kaçınılmazdır.

İşte bu büyük işletmelerin 2018 yılında sundukları aylık KDV beyanları ile 2018 yılı Gelir ve Kurumlar Beyanları detaylı bir şekilde tetkik edilmelidir.
Buralarda 27/1977 sayılı Vergi Usul Yasasının öngördüğü “vergi incelemesi” yoluna gidilmelidir.


Yaygın, yoğun denetim

Tabi ki yaygın – yoğun denetim, vergi dosyalarının tetkiki ve vergi incelemesi gerekliliğinden bahsediyoruz.

Ancak; Gelir ve Vergi Dairesinde bunları tam anlamıyla yapacak yeterli sayıda eğitimli, vergi ilmine vakıf, bilgi ve deneyim sahibi personel olmadığı da bir gerçektir.

Maliye Bakanlığı gibi bir bakanlığın uhdesindeki en önemli dairelerinden biri olan Gelir ve Vergi Dairesine kadro ihdası veya personel takviyesi yapılabilmesi gerekir.

Türkiye Cumhuriyetinden bina ve bilgisayar donanımı için proje finansmanı sağlanabiliyorsa, personelin eğitilmesi ve uzman bir ekibin yetiştirilmesi için “Eğitim Katkısı” da sağlanabilir.

Gelirlerin artırılması hedefleniyorsa ve bunun vergilerin artırılması ile mümkün olacağı yönünde bir fikir birliği varsa, kararlılık da şarttır.
Öncelikle idareden ve yükümlüden kaynaklanan altyapıdaki eksikliklerin giderilmesi gerekiyor.
Ayrıca, vergi bilinci ile kültürünün üst seviyeye ulaşabilmesi için tüm paydaşların uzlaşısı ile derhal çalışma başlatılmalıdır.

 

 

Bu haber toplam 1022 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler