“Kıbrıs dosyası...”
Vasilis KARDAŞİS
Kıbrıs sorunu, Türkiye ve Yunanistan arasında siyasi boyutları olan ve büyük güçler arasında diplomatik politika uygulama alanı olan toplumlar arası karışık bir sorundur.
Yunanistan'ın, 1960'ta kuruluşundan sonra Kıbrıs devletinde oluşan durumda büyük sorumluluğu var. Mekanizmaların ve kişilerin komplo faaliyetleri, Yunanistan'ın Kıbrıs Cumhuriyeti'nin varlığına hiç yardımcı olmadığını kanıtladı. Grivas, Georkatzis, Genelkurmay Başkanlığı, Papapostolu, bütün cunta heyeti ve daha birçok kişi, Türk hükûmetine Ada'ya askerî müdahalede bulunma yönünde gerekli bahaneleri sağladı.
İlginç bir şekilde ve sözde ulusal nedenlerden dolayı, 1974'ten önce ve o dönem boyunca Kıbrıs sorununa ilişkin meydana gelen olaylar kamuoyuna yansımadı. Hiç kimse mahkemeye sevk edilmedi ve muhtemelen hiç kimse mahkûm edilmedi. Yunan hükûmetlerinin tutumundaki en büyük rolü, Yunanistan'ın ABD ile tarihî müttefiklik ilişkisi ve dış politikasının Amerika'nın ve NATO'nun isteklerine göre uygulanması oynadı. Yayımlanan az sayıda verilerden, Yunan, Kıbrıs ve Amerika mekanizmalarının, Makarios'un düşüşü ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yıkılması, dolayısıyla garantör ülke Türkiye'nin askerî müdahale gerçekleştirmesinin kolaylaştırılması yönünde uzun vadeli planları ortaya çıkıyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti, iki yıl önce Kıbrıs Dosyası oluşturulması için bir kurul kurdu. Kurulun başkanı Parlamento üyesi ve üyeleri ünlü bilim adamlarıdır. Kurul, Kıbrıs sorununda önemli rol oynayan ünlü kişilerden görüş aldı ve diplomasinin zaman zaman hazırladığı gizli raporlardan oluşan geniş bir arşiv oluşturdu. Arşiv, Kıbrıs Meclisine sunuldu ve özel yerlerde tutuluyor. Davanın bir de karanlık noktası var. Kurul resmî olarak Yunan Meclisinden Kıbrıs Dosyasındaki verileri göz önünde bulundurmasını istedi ancak olumsuz cevap aldı. Yunan devleti 36 yıl sonra, Kıbrıslı uzmanlara resmî bilgi vermeyi reddediyor. Bu olumsuz yanıt, Yunanistan dış politikasının Batılı müttefiklere bağımlılığının devam ettiğini en acı şekilde doğruluyor. İşte hendek Sayın Papandreu.