Keskin bir kılıç
Bir taraftan halkın hava yolu kapatılırken diğer yandan yeni oteller açılıyor, daha açılması için teşvikler veriliyor ama diğer yandan da varolan otellerimiz ayakta kalabilmek için çeşitli kampanyalar yapıyorlar, hiç olmazsa iç turizmle sezonu atlatmaya çalışıyorlar.
Bütün bunların ne anlama geldiğini, turizmin bir de otelciler açısından geldiği durumu onların ağzından dinlemek ve aktarmak için Otelciler Birliği Başkanı Mehmet Dolmacı’ya sordum.
İlk sözü “KTHY, bilinçli olarak batırıldı” oldu. KTHY’nin yapılandırılmaya ihtiyacı olduğunu ama bunun yapılması için de Kasım ayının beklenmesi, yani yaz sezonunun bitmesini beklemek gerektiğini söylüyor Dolmacı ve anlatmaya devam ediyor; “Biz yönetilmeye ve beslenmeye alıştık. Ürettiğimiz kadar tüketmemiz gerektiğini de öğrenemedik. Biz KTHY’yi sübvansiye ettik ama zararına uçuşlar yapıldı, başka yerlere uçtu KTHY, başka yerlere yolcu taşıdı.”
Dolmacı, Otelciler Birliği adına konuşurken KTHY ile ilgili herkesin, bütün tarafların hatası olduğunu anlatıyor. Hükümetin de, yöneticilerin de, sendikanın da… Sendikanın yapılan hataları önceden kamuoyuyla paylaşması gerektiğini ama bunun yerine sadece üyelerinin hak arayışı içine girdiğini ve sonunda işsiz kalındığını aktaran Mehmet Dolmacı, KTHY ve hükümet açısından yanlışları da sıralıyor; “2010 yılı KKTC açısından şanslı bir yıldı. Türkiye ve Mısır, turizm açısından bir doyum noktasındayken KKTC bunu kullanabilirdi. Böyle bir durumda reklam bütçesinin artırılması gerekirken tam tersi ekonomik durum bahane edilerek bütçe kısıtlandı. Oysa Türkiye ve Mısır daha da artırdı. İlgili Bakan ve yetkililer sürekli ‘şirket batacak’ şeklinde konuşunca rezervasyonlarda bir durgunluk yaşandı. Oysa ki bu yıl için %10-15 oranında turizmde bir artışın olması bekleniyordu.”
Ülkemizde hiçbir zaman düzgün bir turizm politikasının olmadığını ve turizm için gerekli olan havayolu, otel paketi ve ülkedeki bağlantılı ürün ve hizmetlerle ilgili sorun yaşandığı için de sağlıklı bir turizmden bahsetmenin mümkün olmadığı şeklinde bir görüş ortaya koyuyor Dolmacı. Otelciler Birliği Başkanı, tekrar KTHY konusuna dönüyor ve şimdi yerel bir havayolu olmadığı için de turizmden gelecek olan paranın bir bölümünün yurt dışına gittiğini, istihdamın ve ürünlerin de ithal olduğu için o alanda yurtiçinde kalacak olan paranın da yurtdışına çıkış yaptığını anlatırken, hükümetlerdeki istikrarsızlığın da turizmde uzun vadeli plan yapılmasını engellediğini belirtiyor. Turizmle ilgili bir senede iki bakan değişirse sağlam bir turizm politikasından bahsetmenin de zor olduğu konusunda vurgu yapıyor ve bir bölgede değil, ülke geneline yayılan bir turizm modelinin olması gerektiğini de kaydediyor. Dolmacı, ‘ilgi turizmi’nin artırılması gerektiğinden ve ‘her şey dahil’ sisteminin ‘sızma’ getirdiğinden yani paranın dışarı gittiğinden sözediyor.
Yerli halkın istihdamından da sözederken ilginç bir yaklaşımda bulunan Mehmet Dolmacı, halkın turizme inanmadığını, uzun vadeli bir iş olarak görmediğini de söylüyor. Turizm Örgütünün önemine değiniyor, turizmin aslında dışa dönük olması gerektiğini yani sıcak döviz getirmesi için yapıldığını ancak iç turizmin de en azından paranın dışa gitmesini engellediğini belirten Dolmacı, bu yıl için beklentileri sorulduğunda da sadece bu yıl için değil, 2011 için de endişelerin büyük olduğunu anlatıyor. Bir de sözü var ki onu da buraya almak istedim;
“Turizm iki ucu keskin bir kılıca benzer. Doğru kullanılırsa sorunları, doğru kullanılmazsa torunları keser.”