ACILARA ŞİİR
Şimdi sen beni aşkının seyircisi yaptın ya, seni dinlerken kendime doğru bakıyor, belleğimin gizli odalarında geziniyorum. Senin içinden binlerce kuş kanatlanıyor apansız. İşte onların kimisi gelip omzuma konuyor ve bir zamanlarki beni anlatıyor bana. Sen canının acısıyla haykırdıkça içimde çınlıyor sesin, ruhun damarlarımı dolaşıyor. Alev alıyorsun birden karşımda... O zaman benim de saçlarım tutuşuyor uzak bir anıyla. Anlatamıyorum diyorsun hemen anlıyorum. Çok acıyor diyorsun; onun tarifsizi benim içimde.
Beni kendine melek atamışsın da kanatlarımın kırık olduğunu, yüklendiğim onca acıyla yorgun düştüğümü fark etmiyor musun? Yardım etmek istiyorum elbet ama geçmişin dikenlerine takılıyor ruhum. Gidip geldiğim ölümcül zamanlar çınlıyor bedenimde.
Aşk hayata sığmıyor; hiçbir yere sığmıyor. Yıldızlarda dolaşıyor. En büyülü geceleri hatırlatıyorsun bana. Üstümüze yağan yıldızları. En korkunç zulümleri getiriyorsun. İşkence iniltilerini ruhun... Anıların kıskacındaki varlığımın çaresizliğini duyumsatıyorsun.
Zaman zaman bir müzikle dolduruyorsun içimi, arzuların dansını izliyorum o zaman, bazen kıskançlığın kırbaçları şaklıyor. Dünyada kayboluyorum ve sonra hayretle içimde buluyorum dünyayı.
Yalnızlığımın bahçesinde dinginken, birden zamanın zalim ellerini hissettiriyorsun. Geçip gideni çağırıyorsun. Gözyaşlarını veriyorsun bana ve senin için akacak gözyaşlarımı bekliyorsun. Saydamlaşayım, cinsiyetsiz, bir hayatsız kalayım; sana dönüşeyim istiyorsun.
İçindeki sesin dinleyicisi yaptın beni. Çıldırmış kalbinin hemşiresi , annenle olamayan olayım, eksik olan her neyse onu tamamlayayım istiyorsun.
Şairler aşka dair her şeyi bilir sanıyorsun. Dizelerle sarmak istiyorsun yaralarını. Sen sahnedesin, hayatının rolü için, hem seyirci hem de suflör olayım, sessiz ve talepsiz sen olayım istiyorsun.
Acıtan boşlukları doldurmaya çağırıyorsun beni. Beyaz kanatlarla sessizce geleyim, ne istiyorsan onu vereyim sonra da uçup gideyim istiyorsun .
Seninle gurur duymamı istiyorsun, dünyanın en yakışıklısı olduğunu düşünmemi, sözcüklerine alkış tutup başına taç, boynuna çelenk takmamı.
Işık hızıyla yanında olayım, seni iyileştirince sihirli atıma atlayıp gideyim. Sen bunu istiyorsun.
Beni çağıran sesin içimi acıtıyor. Acılarını en derinden tanıyorum. Bunu biliyorsun ve kendini bana bırakmak istiyorsun. Benden sihirli kelimeler soruyorsun.
Seni iyileştirecek cümleyi kurmamı bekliyorsun. Her zaman açık bir kucağım olsun istiyorsun. Sen kendi Odissea’nda yaralanırken bir yerlerde hep hazır bekleyenin...
Ruhuna eğreti gelin olmamı talep ediyorsun. Yardımcı kadın rolü vermek istiyorsun bana, ardından da görkemli bir Oscar töreni.
Ayazdaki yüreğimi, rüzgarda titreyen bir alev olduğumu görmüyor olabilir misin? Sonsuz kez nilüferler arasında ölü bir Ofelya olduğumu... Hayatın bana komplo kurmak için zalimce sakladığı Desdemona mendilini...
Rüzgarda oradan oraya savrulan bir yaprak olduğumu fark etmiyor musun? Upuzun, sopsoğuk bir gecede elime batan kaderin iğnesiyle uyuduğumu...
Zulmün kulelerinde hapsolduğumu hissetmiyor musun? Bunca yıldır çağırdığımın şiirden çok bir kuğu şarkısı olduğunu...
Yine de görevimin başındayım, merak etme sen. Şairler zaten bunun için gelmiş olmalı dünyaya.
Ruhbilimciler celladıdır aşkın, şairlerse idam sephasından alıp uçururlar onu.
Aşkına bir seyirci, acılarına bir şair istiyorsun sen. Yüreğinin ağırlığını taşıyacak bir meleğe ihtiyacın var.
Neden hayır diyemiyorum diye soruyorum hep kendime. Yanıtı tenime yazılı biliyorum. Yanıtı içimdeki karınca kimyası. Yanıtı ezberimdeki aşk denizi...
Ben, senim çünkü çok zamanlar, ben acı çeken başkalarıyım. Garip bir hikayem oldu bu dünyada. Sızım sızım sızlayan yıllarım... Gidip gidip döndüğüm ölümlerim... Düşe kalka yürürken birden sana rastladım yolda. Yeryüzünü keşfe çıkmış bir ahir zamanlar prensiydin ya, hayatın ve aşkın sırrını talep ettin benden.
Bilsem söylerdim; inan ki bilmiyorum. Ben senden çaresizim, senden çok kaybolmuşum dünyada. Acıyan yerlerine şiirler üfleyebilirim yalnızca...
Hayat onca acı ve onları avutmam için şiir vermiş bana. Yalvararak bakıyorsun gözlerime, sana verecek ilacım var sanıyorsun. Görmüyor musun ben senden tarumar, ben senden yaralıyım.
Yine de yanındayım sen ağlarken, velev ki bu dünyada ben çok yalnız ağladım.