UBP_nin Genel Başkanı kim olmalı?

İrsen Küçük( 13%)
Ahmet Kaşif( 19%)
İlkay Kamil( 12%)
Tahsin Ertuğruloğlu( 12%)
Hüseyin Özgürgün( 2%)
Ersin Tatar( 1%)
Hasan Taçoy( 32%)
Zorlu Töre( 1%)
Resmiye Canaltay( 3%)


2745 kişi oyladı.
 Cenk Mutluyakalı

 Tayfun Çağra

 Sami Özuslu

 Dr Filiz Besim

 Fatma Azgın

 Sevgül Uludağ

 Ünal Fındık

 Kutlay Erk

 Fayka Kişi

 Ödül Aşık Ülker

 Tamer Öncül

 Neriman Cahit

 Neşe Yaşın

 Tufan Erhürman

 Mert Özdağ

 Ozan Ceyhun

 Dr. Hasan Alicik

 Doç.Dr Mehmet Çaglar

 Vedat Yorucu

 Levent Özdağ

 Asım Akansoy

 Sinan Dirlik

 



 
 
 Dr Filiz Besim
:  filiz@filizbesim.com  
O Gün Bu Gündür... 'KENETLENMELİYİZ'
20/07/2010 - YENİDÜZEN

O Gün Bu Gündür... “KENETLENMELİYİZ”

 

Geçen Salı yayımlanan yazımda “dört hafta yokum” demiştim. Ama mümkün mü yaşananları izleyip de sessiz kalabilmek?!.. Hele de yok oluşa doğru yelken açan bir toplumun bireyi iseniz...

Akdeniz’in en güzel adasının çocuğu Kıbrıslıtürk iseniz...

Başbakanımızın Türkiye Başbakanı karşısında ezildiği, büzüldüğü yok olduğu anı ekranlardan izlemişseniz...

 

“Yenidüzen”deki Başbakanımızla TC Başbakanı arasında basının önünde yaşanan diyaloğun olduğu habere ilişkin okuyucu yorumlarında neredeyse hep bir ağızdan herkes “Bravo Erdoğan” diyordu. Çünkü Sayın Erdoğan KKTC Başbakanına maaşını sormuş, sonra da müdür maaşını... Ve Erdoğan tam da bilinen o dobra üslubuyla yorumlarını sıralıyordu. Elbette Sayın Erdoğan’ın karşısına konan bu tabloda Erdoğan haklıydı. KKTC’ye Ankara’dan baktığında gördüğü ya da gösterildiği veya görmek istediği yegane şey üç beş kişinin maaşı ise gerçekten de çok haklıydı. Ve elbette telaffuz edilen maaşlar hiç normal değildi.

Yine de hepimiz biliyoruz ki; hedef seçilen Koperatif Merkez Bankası ve Vakıflar Bankası müdür maaşları değil, o bankaların özelleştirilmesidir!.. O bankalar ki; Kıbrıslıtürklerin yıllardır kimliklerinin bir parçası olmuş aslında kar getiren kurumlardır. Tıpkı KTHY gibi...

Elbette yine biliyoruz ki, gerek KİT adı verdiğimiz bu kurumlar gerekse kamu popülizm uğruna ve koltuk derdine yıllardır kocaman bir canavar haline getirilmiştir.

Ve hala beslenen bu canavar şu anda hepimizi, bütün toplumu yutuyor.

 

BİZİM ACI GERÇEKLERİMİZ…

Başbakanımızın, Sayın Erdoğan karşısında yaşadıkları belki de bu toplumun onurunun yerlerde sürünmesi anlamında en kötüsüydü. Bir dibe vuruş, tarihimizin en karanlık noktalarından biriydi. Geldiğimiz nokta malesef yetersiz siyasilerimiz ve Ankara’nın iki dudağı arasındaki kararlarla yönlendiriliyor. Sivil toplumun sesi neredeyse hiç yok. Sendikalar çırpınsa da yeri göğü inletse de, sultanlar sağır olmuş duyan yok...

Ankara’ya çırpınan bir toplumun Başbakanı olarak giden kişi karşısındakine “Bu telaffuz ettiğiniz rakamları alan kişi sayısı bir elin beş parmağını geçmez. Bugün işe başlayan üniversite mezunu bir memur 1800 TL alıyor. Sözleşmeli bir doktor 2400 TL alıyor” demekten aciz. Nasıl aciz olmasın ki, bunları düzeltmek yetkisi tamamen kendisinde iken bu insanları gazetelere jurnal eden yine kendisi değil mi? Kendi yarattığı bu ucubeliği düzeltmektense başkalarından medet uman da yine kendisi değil mi Allah aşkına?

 

Ülkede yaşanan bütün bu toplumsal dramlara rağmen, toplumun  solcusuyla sağcısıyla isyanları oynadığı bu günlerde, siyasi partiler kendi kurultaylarının derdine düşmüş. Partiyi kimin yöneteceği, kimin başbakan ya da bakan olacağı öylesine önemli ki onlar için, sergilenen hezeyanlara  gerçekten insanın inanası gelmiyor. Ayağımızın altından kayan ülkemizde yakında yönetecek birşey kalmayacağının sanki farkında değiller gibi... O koltuklara oturmuşsunuz ama yönetecek bir şey kalmamış!.. Neye yarar sizin fiyakalı koltuklarınız?..

 

BEN YİNE FERYADIMI YÜKSELTİYORUM…

Ben kendi adıma feryadımı yine yükseltiyorum: Bu ülkede ciddi anlamda bir toplumsal uzlaşıya ihtiyaç vardır…

 

Kamu reformu çok hızlı bir şekilde yapılmalı... Ve bunu diğer reformlar izlemeli…

 

Özelleştirilmeler elbette yapılabilir ama Kıbrıslıtürklerin bağrından bin bir mihnetle doğan öz kurumlar korunarak ve onların yaşatılması adına gerekli hassasiyetler gösterilerek olmalı bu... En önemlisi de, uzman kadrolarla çalışılarak kendimizi “beceriksiz” diye kepaze etmeden... Bu bilgi birikimi Kıbrıslıtürklerde fazlasıyla mevcuttur. Yeter ki işe göre adam seçilsin…

 

“Beyaz kimlik” adı altında bu ülkeye taşınan nüfus yasallaştırılmadan önce; bu ülkenin işgücü anlamında kimlere ihtiyaç duyduğu hesaplanmalı... Sadece ihtiyacımız olan işgücünün bu ülkeye girmesine izin verilmeli... Unutmayalım ki ülkemiz bir adadır ve kaynaklarımız çok sınırlıdır. Bunlar çok özenli kullanmak zorunda olduğumuz kaynaklardır.

 

Ankara’nın bize dayattığı paketlerin karşısında kişilikli durup, kendi gerçeklerimizle ilgili paketleri aynı ciddiyetle biz de dayatmak zorundayız. Polisimiz bu ülkede kaçak olan herkesin peşine düşmeli ve gerekirse bu kişiler gemilerle ülkesine geri yollanmalı...

 

“Nasıl mı?” dediğinizin ve  bu yazıyı okurken bana güldüğünüzün farkındayım. Hatta bazılarınızın “Sen aydan mı geldin?” dediğini de duyar gibiyim. Ama bir dakika lütfen: Bu ülkede çocuk yetiştiren ve kendi kimliğine sahip çıkmak zorunda olan insanlar olarak “UMUT” etmek ve “ÇARE” üretmek zorundayız.

Bu aşamada UMUT ve ÇARE toplumun kenetlenmesinden başka ne olabilir ki? Sivil toplum örgütleri uyanmalı, sendikalar bu ülke kaynaklarına uygun talepler ve çözümler üretmeli… Ve bütün eleştirilere rağmen yine tekrarlıyorum ki, geniş tabanlı bir hükümet kurmak zorundayız. Yaptırım gücü olan, güçlü ses çıkarabilen, gücünü geniş tabanından alabilen, birbirini otokontrolle denetleyebilen, Ankara’ya da, kendi halkına da gerçekleri, ama gerçekten gerçekleri anlatabilecek bir hükümet...

Bugünlerde de bunların olabilmesi için, çare sadece UBP-CTP koalisyonunda görülmüyor mu?

 

Ciddi bir çözülmenin eşiğindeyiz… Türkiye’den gelen sesler adadaki KKTC-TC ayrımcılığını körüklüyor. Çözülmeyi gören Rum liderler Kıbrıslıtürkleri güneye çağırıyor...

Ne dersiniz solcusuyla sağcısıyla herkesin,  ama en önemlisi temiz ve aydın insanların el ele vermesi gereken  gün bu gün değil midir?

 

 

 

 

 


Daha çok insan ölecek

Trikomo’dan acı hatıralar...

İÇİMİ KEMİREN SORU

Bitti mi -3-

Siyasette cesur hakikat anlatıcılarına ihtiyacımız var!

KIBRIS’IN KUZEYİNDE YENİ SOL...

Cafer Bahaddin de 'kayıt altına' alınıyor...

CTP-BG’NİN SİYASETTE YENİ TEZLERİ VE ETKİLERİ

KKTC-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ ÜZERİNE

SAĞLIK NASIL PEŞKEŞ ÇEKİLİR?


Sel Yine Kapıda

Sene 1945

UBP’yi karıştıran yemek

'Federasyon bilinmediği için ürkütüyor...'

KKTC EKONOMİSİ’NDE NELER OLMUŞ? 4

'Küçük Küçük' adımlar!

Üniversiteleşme Politikası da Sorgulanmalı

UBP’NİN ORTAK ARAMA SENARYOSU VE OYUNCULAR?!

ÇÖZÜM İÇİN KIBRIS SOLU İNİSİYATİF ALMALI

Lapta Başpınar’ı Villa Olmuş

Bu Haber 2745  Defa Okunmuştur:
İlişkili Haberler:

Iliskili Haber Yoktur
Haber Arama:
 Yorumlar:
  ÇOK SAF VE İYİNİYETLİ VE BİRAZDA HAYALCİSİN FİLİZ HANIM.AĞALAR BU DEDİKLERİNİ YAPMAYA MÜSADE EDECEK KADAR SAF İYİNİYETLİ VE HAYALCİ DEGİLDİRLER AMA.
 
7/20/2010 2:33:09 PM 
 KOR NECMİ LEFGOŞA 

  FİLİZ HANIM İYİKİ TATİLDEN VAZGEÇTİNİZ.WEN AZINDAN UMUTLARIMIZA BİR IŞIK TUTMAYA DEVAM ETTİNİZ. SEVGİLİ NECMİ ABİ; DAYANALIM BE ABİ , LÜTFEN...KIRMAYALIM UMUTLARIMIZI..
 
7/20/2010 2:50:28 PM 
 cypriot 1 

  Arkadaşlar ,ben burdan size bir öneride bulunmak istiyorum,biz bir kaç arkadasla bir dernek kurmaya karar verdik,derneğin adını da ÖZ KIBRISLILAR DAYANIŞMA derneği diye koymak istiyoruz,siz sayın internetteki arkadaşların görüş ve önerilerinizi bekliyoruz,lütfen bu köşeye fikirlerinizi yazınız,bir avukat arkadas aracılığıyla bu dernek için başvuru yapacagız,fikir ve görüşlerinizi bekliyoruz saygılar
 
7/20/2010 11:13:12 PM 
 Hasan Bafidi 

  <SOLCUSUYLA,SAGCISIYLA AMA EN ONEMLISI,TEMIZ VE AYDIN INSANLARIN ELELE VERMESI GEREKEN GUN, BU GUN!!!> KIM BU TEMIZ VE AYDIN INSANLAR? KIM KARAR VERECEK BUNLAR SECILIRKEN?? BU FIKIR, COK YORUM YAPILMASI ICIN KONU YARATMAKTAN BASKA BIRSEY DEGIDIR BENCE!..BEN BU ISTE YOKUM.. ZATEN TEMIZ VE AYDIN OLDUGUMU DA KIMSE ONE SUREMEZ.. SADECE BIR YORUMCU RUMUZU AYDIN''LIGIMIZ!!BASKA NE KI?
 
7/21/2010 3:53:03 AM 
 AYDIN KALEMSOR 

  Filiz Hanym kendinizin oldu?u kadar bizim de dü?ünce ve duygularymyzy çok güzel ifade etmi?siniz yazynyzda fakat sizin kadar umut etmeyi gönülden isterdim. Bugün, 15 ya?yndaki bir gencin 8 ya?yndaki bir çocu?u narenciye bahçesinde bo?arak öldürdü?ünü okuduktan sonra tam ilhak''yn çoktan gerçekle?mi? oldu?una inandy?ym gündür. Kybrys halky arasynda eskiden yoktu böyle caniler. Neler oluyor bize ve canym Kybrys''yma... Türkiyenin SOHO''su çöplü?ü haline getirilen bir yerde ya?amak my yoksa Türkiye''de daha nezih bir yerde ya?amak my? Artyk sevdiklerimiz için dü?ünmemiz gereken soru bu belki de... Tarihte göçler hep olmu?tur bir ileri bir geri. Vakti zamanynda Anadolu''dan kopup gelmi? atalarymyz. Belki de geri göç zamany gelmi?tir bizler için. RAHATIMIZ KAÇTI ARTIK! Kendinize iyi bakyn, Sevgiler.
 
7/30/2010 12:49:40 PM 
 Gülden Ere? 

 

© 2008 Yeniduzengazetesi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi/kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı Yeni Düzen sorumlu tutulamaz. " Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YeniDÜZEN veya yeniduzengazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz."




Web Tasarım :
Web-Art Bilişim